Melamilik ve Melamiler
Melâmet veya Melâmîlik, bir mezhep veya tarikât değildir. Melamî,’ Arapça "kınama, sövme, yerme" anlamına gelen "levm etmek" fiilinden türetilmiştir. İlk kez Horasan bölgesinde 9. Asırda ortaya çıkan Melamîlik, bugünkü modern dünyanın dini anlayışını asırlar öncesinde savunan düşünce akımı, bir duruş, felsefe ve anlayıştır.
Birinci dönem Melâmîlik, “Melâmetiye” adıyla bilinir. İlk defa Nişabur’da 10.Asır (hicrî III. Asır) başlarında Hamdun Kassâr, Melâmîliğin yayılmasında büyük rol oynamıştır. Melâmîlik, Hamdun Kassar’dan önce var ise de, bir tarikat haline onun zamanında gelmiştir.
"Melâmîler" tarihte ve Osmanlıda son dönemlerde hurafeci tarikât ve din anlayışına karşı mücadele içinde olmuşlardır. Meşhur mutasavvıf Niyâzî-î Mısrî, Osmanlıda Kadızade ekolü görüşlerine karşı çıktığı için Limni adasına sürgün edilmiş ve orada ölmüştür.
Melâmîlikte Muhyiddin İbnü-l Arabî’nin “Vahdet-i vücud” görüşünün derin etkisi vardır. Melâmîler kaçınılması mümkün olmayan cemaatle namaz dışındaki ibadetlerini ve Allah’a yakınlıkla ilgili hallerini halktan gizlerler. Bunları açığa çıkarırlarsa kendilerini kınarlar.
Gerçek durumlarını sezdirmemek için halk içinde sıradan bir insan gibi giyinip kendilerini belli etmeden yaşamaya çalışırlar. Görünüş ve gösterişe değer vermezler. İnsanlara yalnız kötü taraflarını gösterip iyiliklerini gizlemede çok ileri gittiklerinden, çevresindekiler onları kusurlu kimseler sanarak ayıplar ve kınarlar. En hoşlanmadıkları şey, kibir ve gösteriştir. Bu kötü huylardan korunmak, Melâmîlikte bir kuraldır. Özel giysileri ve tekkeleri yoktur.
1. Dönem Melamileri: Ünlü sufi Haldun Kassar’a bağlanan bu dönem Melamiliğine Melamiye-i Kassariye ya da Hz. Ebubkir’e dayandığı düşüncesinden dolayı tarikat-ı aliye-i Sıddıkiye denildi. Bu dönem Melamiliği geleneksel tarikat çizgisine yakındır. Ehl-i sünnet çizgisi içerisindedir. Nefsi gemleme, nafile ibadet, zikir, evrad vs. gibi tarikatlarda görülen kurallar bu dönem Melamilerinde de mevcuttu.
2. Dönem Melamileri: Bu dönem Melamileri ünlü mutasavvıf Bayram-ı Veli’nin kurduğu Bayramiye tarikatının bir kolu olduklarından Melamiye-i Bayramiye diye adlandırılırlar. Kurucusu Ömer Dede Sikkini’dir. Bu dönem Melâmîler Vahdet-i vücud felsefesini benimsemişlerdir. Aşırı Ehl-i Beyt sevgisinden dolayı Şiiliğe meyletmişlerdir. Ama Şiilerle arası iyi olmayan Osmanlı Devleti Oğlan Şeyh Hüseyin Maşuki, Şeyh Bali Hamza Dede, Beşir Ağa gibi ileri gelem Melami pirlerini idam etmiştir.
3. Dönem Melamileri: Bu dönem Melamileri kurucuları Muhammed Nurul Arabi’nin adından dolayı Melamiye-i Nuriye diye bilinirler. Bu dönem Melamileri Nakşiliğe yakındırlar. Melamilik bu dönemde asli görünümünden uzaklaşmış yani tekke, dergah, zikir, evrad gibi kurallarla bağlanmaya başlamışlardır. Bu dönem Melamilerinin büyük bir kısmı Masonluğa kaymışlardır.
Özellikle 2. ve 3. dönem Melamilerinde şeriata aykırı söz söyleme ve şeriata aykırı yaşam tarzı mevcuttu.
12.04.2026
Mehmet Bülbül