70. Mearic 4 ve Hac 47.ayetlerde çelişki yoktur. Elli bin mi, bin gün mü?
سَأَلَ سَائِلٌ بِعَذَابٍ وَاقِعٍ (١) لِلْكَافِرِينَ لَيْسَ لَهُ دَافِعٌ (٢) مِنَ اللَّهِ ذِي الْمَعَارِجِ (٣) تَعْرُجُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ إِلَيْهِ فِي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍ (٤)
(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kâfirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu. Ki ona Melâike ve Ruh uruc eder, bir günde ki mikdarı elli bin sene tutar (Me’âric 70:4, Elmalılı H. Yazır)
وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَلَنْ يُخْلِفَ اللَّهُ وَعْدَهُ ۚ وَإِنَّ يَوْمًا عِنْدَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ (٤٧)
Ve bir de (ey Muhammed,) (gelecekse gelsin diyerek) onlar azap konusunda sana meydan okuyorlar: fakat (bilmelidirler ki) Allah vaadinden asla cayacak değil ve bilin ki, Rabbinin ölçüsüyle bir gün, sizin hesap ettiğiniz bin yıl gibidir. (Hac 22:47, Muhammed Esed)
يُدَبِّرُ الْأَمْرَ مِنَ السَّمَاءِ إِلَى الْأَرْضِ ثُمَّ يَعْرُجُ إِلَيْهِ فِي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ أَلْفَ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ (٥)
Göklerden yere kadar bütün mevcudatı O düzenleyip yönetir; ve sonunda tümü, sizin hesabınızla bin yıl (kadar) süren bir Gün'de (yargılanmak üzere) O'na yükselir. (Secde 32:5, Muhammed Esed)
وَلَتَجِدَنَّهُمْ أَحْرَصَ النَّاسِ عَلَىٰ حَيَاةٍ وَمِنَ الَّذِينَ أَشْرَكُوا ۚ يَوَدُّ أَحَدُهُمْ لَوْ يُعَمَّرُ أَلْفَ سَنَةٍ وَمَا هُوَ بِمُزَحْزِحِهِ مِنَ الْعَذَابِ أَنْ يُعَمَّرَ ۗ وَاللَّهُ بَصِيرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ (٩٦)
Yemin olsun ki, sen onları yaşamaya karşı insanların en düşkünü olarak bulursun. Putperestlerden her biri de arzular ki, bin sene yaşasın. Oysa yaşatılması onu azaptan uzaklaştırmaz. Allah onların yapmakta olduklarını eksiksiz görür. (Bakara 2:96, Diy. Vakfı)
NUH 950 YIL YAŞAMADI! :
Andolsun ki biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik de o bin seneden elli yıl eksik bir süre onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Ayet 950 yıl yaşadı demediği gibi iki farklı kelime nedense anlamamak üzere PAS geçilmiş.
1=) 1000 derken (senetin : sene, yıl) ifadesini kullanmış
2=) 5o derkende aynı ifade yok ( âmen : yıllar ) ifadesi kullanılmış.
Yani neden 1000 sene diyorda 50 yıl ifadesi var hiç dikkat ettinizmi ?
SENE ve YIL iki farklı anlamımı var bunu anlamaya çalışacağız :
Neden 950 yıldan 50 yıl eksik yaşadı demiyor yada
Neden 950 seneden 50 yıl eksik yaşadı deniyor ?
Ayette “yıl” sözcüğü, “ عام am” ve “ سنة sene” diye iki ayrı kelime ile yer almıştır. Biz her ikisini de her ne kadar “yıl” diye çevirsek de bunların aslında anlamları ayrıdır.
السنة SENE
Bu sözcük aslında “şiddet, kıtlık, zorlu, iyiliğin azlığı” demektir. Ki, zorlu, meşakkatli geçen yıllara denir.
Kur’an’a baktığımızda da A’raf/130, Yusuf/42, 47, Ta Ha/40’ta da “sene” sözcüğünün “zorlu, sıkıntılı, kıtlıklı yıllar” anlamında kullanıldığını görmekteyiz.
العام ÂM
Bu sözcük, “yaz ve kışı kapsayan dönem” olarak tarif edilir. Yani bizim bildiğimiz gerçek “sene” [on iki ay/365 gün], “âm” sözcüğüyle ifade edilir.
Burada üzerinde durulması gereken bir diğer nokta da “bin sene” ifadesidir. Bu ifade Kur’an’da birkaç kez yer almıştır.
Bir çok ayetlerde de görüldüğü üzere, “bin sene” ifadesi, sayısal değer itibariyle değil, “çok uzun süre” anlamında kullanılmıştır.(meariç 4,,hac 47,secde 5,bakara 96)
Bu açıklamalardan sonra diyebiliriz ki, ayet, Nuh’un 950 sene yaşadığını veya peygamberlik ettiğini değil, çok uzun süre sıkıntılı yaşadığını, ömrünün elli senesinin de normal koşullarda geçtiğini ifade etmektedir.
Ankebut 14 :Andolsun ki biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik de o kavminde uzun yıllar yaşadı(50 yıl hariç bin sene), bunun 50 yıl harici diğer seneleri (zamanları) sıkıntılarla geçmişti. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.