Namaz - İmama uyan kimse Fatiha suresi okuyabilir mi? sorusuna Diyanetten şu yanıt verildi:
"Hanefî mezhebine göre cemaatle namaz kılarken, imama uyan kimse Fâtiha'yı ve ardından okunan âyet veya sûreyi imam ile birlikte okumaz. İmama uyan kimseden, namazda Kur’an okuma yükümlülüğü tamamen düşer (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 170-171).
Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre ise okuma yükümlülüğü tamamen düşmez. İmama uyan kişi, imamın sessiz okuduğu namazlarda, namaz başından itibaren Fâtiha ve sûreyi okur. Sesli okunan namazlarda ise, imamın Fâtiha’yı bitirip kısa ara vermesi esnasında sadece Fâtiha’yı okur (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, I, 249-250).
Hanefîler, "Kur’an okunduğu zaman onu dinleyiniz ve susunuz ki merhamet olunasınız" (A’râf, 7/204) âyetini ve “Kim imamın arkasında namaz kılarsa, imamın kıraati onun da kıraatidir” (İbn Mâce, İkâmetü’s-salât, 13), “İmam, kendisine uyulmak için öne geçirilmiştir” (Buhârî, Ezân, 51), “İmam okuyunca susun” (İbn Mâce, İkâmetü’s-salât, 13) gibi hadisleri delil olarak kabul etmektedirler.
Şâfiîler ise “Fâtiha’yı okumayanın namazı yoktur” (Müslim, Salât, 34) hadisi ve benzerlerinin genel anlamlarına itibar etmektedirler."
Diyanet işleri başkanlığı
Namaz, farz oisun olmasın bütün rek'atlarında Fatiha okumak farzdır. Kasıtlı olarak namazın bir rek'atında Fatiha okumayan kişinin namazı bâtıl olur. Unutarak terk edene gelince; bu kişi, Fatiha okumadığı rek'ati, sehiv secdesi bahsinde anlatılacak şekilde iade etmelidir. Hanefîler, üç mezhebe muhalefet ederek demişlerdir ki: Namazda Fatihanın okunması farz değil, vâcibtir; sünnet-i müekkede de denilebilir. Şu halde Fatihayı kasıtlı olarak terk eden kişinin namazı bâtıl olmaz. Farz olan, özellikle Fatihayı okumak değil de mutlak olarak Kur'an okumaktır.
“O halde Kur'an'dan kolay geleni okuyun.” (Müzzemmil: 73/20.)
Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Namaza kalktığın zaman abdestini tam al, ondan sonra kıbleye yönel. Daha sonra da Kur'an'dan sana kolay geleni oku.” (Buhârî, vudu’; Bâb: 29; Müslim, Taharet, Bâb: 25).
“Kıraat olmaksızın namaz olmaz.” (Müslim, Salât, Bâb: 42).
Fatihayı okuyan kişinin, bunu kendi duyacak kadar yüksek bir sesle okumasının şart olup olmadığı hususuna gelince, üç mezheb İmamı ittifak ederek; kendisi duyacak kadar yüksek sesle okumayanın Fatiha okumuş sayılmayacağını söylemişlerdir. Mâlikîler buna muhalefet ederek Fatiha okuyan kişinin kendi duymasa bile dilini hareket ettirmesinin yeterli olacağını söylemişlerdir.
Hanefiler dediler ki: Fatihayı Arapça okumaktan âciz kalan kişi başka bir dille okuyabilir. Bu durumdaki kişinin namazı sahîh olur.
Şafiiler dediler ki: İmama uyan kişinin, Fatihayı İmamın ardı sıra okuması farzdır..
“Fâtihat'ül-kitabı okumayan kişinin namazı olmaz.” İbn Mâce, İkâmet,Bâb:11; Tirmizî, Mevâkit, Bâb: 69.
Hânbelîler dediler ki: Sessizce kıraatte bulunulan namazlarda İmamın peşisıra cemâatin de Fatiha okuması müstehab olur. Yine seslice kıraatte bulunulan namazlarda, İmamın âyet aralarında sükût etmesi esnasında cemâatin Fatiha okuması müstehab olur. Ancak seslice kıraatte bulunulan namazlarda im^m okurken, cemâatin Fatiha okuması mekruh olur.
Malikiler dediler ki: Sessizce kıraatte bulunulan namazlarda İmamın peşisıra kıraatte bulunmak mendubtur. Seslice kıraatte bulunulan namazlarda ise İmamın peşi sıra Fatihayı okumak mekruhtur. Yalnız, İmama uyan kişi, bunu İmama muhalefet kastiyle okumazsa, okuması mendub olur.
Hanefiler dediler ki: İmama uyan kişinin, İmamın peşisıra Fatihayı okuması tahrîmen mekruh olur. Bu namaz ister İmamın seslice kıraatte bulunduğu bir namaz olsun, ister sessizce kıraatte bulunduğu bir namaz olsun aynı hükme tâbidir. Zîrâ Peygamber (s.a.s.) Efendimiz buyurmuşlardır ki:
“İmamı olan kişinin, İmamının kıraati, kendisinin de kırâetidir.” (İbn Mâce, İkâmet, Bâb: 13).
Kaynak: Abdurrahman Cezırî, Dört Mezhebe Göre İslâm Fıkhı- I, Çağrı Yayınları, 7. Baskı, İstanbul, 1993