5. Mâide 27. Ayet - iki Âdemoğlunun kurbanı
Musa: «Rabbim! Ben kendimden ve kardeşimden başkasına hakim olamıyorum; bizimle, bu yoldan çıkmış toplumun arasını ayır» dedi. (Mâide 5:25, Diyanet Vakfı)
(Allâh) buyurdu ki: Orası onlara kırk yıl yasaklandı. O yerde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, yoldan çıkmış o toplum için üzülme. (Mâide 5:26, Süleyman Ateş)
*************************************************
Onlara iki Âdem oğlunun haberini gerçek olarak oku: Hani her biri birer kurban sunmuşlardı, (kurban) birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, kabul edilene): Seni öldüreceğim demişti. (O da); Allâh, sadece korunanlardan kabul eder dedi. (Mâide 5:27, S.Ateş)
*************************************************
Beni öldürmek için el uzatsan bile, ben öldürmek için sana el uzatmayacağım: Ben bütün alemlerin Rabbi Allahtan korkarım. (Mâide 5:28, Muhammed Esed)
(Beni öldürürsen,) dilerim, hem kendi günah(lar)ını, hem de benim günahlarımı(n yükünü) yüklenir ve böylece cehennemin yolunu tutarsın! Çünkü zalimlerin cezası budur. (Mâide 5:29, Muhammed Esed)
..................................................................................
Allah fakirdir, ama biz zenginiz! diyenlerin sözlerini Allah duymuştur. Onların hem söylediklerini, hem de peygamberleri haksız yere öldürdüklerini kaydedeceğiz ve (Hesap Günü onlara) diyeceğiz: Tadın bakalım ateşin azabını (Âl-i İmrân 3:181, Muhammed Esed)
Bu, dünyada iken kendi ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına zulmetmez. (Âl-i İmrân 3:182, Diyanet Vakfı)
************************************************ “Allah, yakılarak sunulan bir kurban getirmedikçe, hiçbir elçiye inanmamamızı bize emretmiştir“ iddiasında bulunanlara gelince, (Ey Peygamber, onlara) de ki: Benden önce de peygamberler size hakikatin tüm kanıtlarını ve o hakkında konuştuğunuzu getirmişlerdi: Peki, söylediğinizde samimi idiyseniz neden onları katlettiniz?
(Âl-i İmrân 3:183, Muhammed Esed)
************************************************
Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık deliller, hikmetli sahifeler ve aydınlatıcı Kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı. (Âl-i İmrân 3:184, Süleyman Ateş)