3. Aliimran 178. Ayet - Kuranda mühlet yalanlayanlar ve alay edenler
اَللّٰهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ فٖى طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ
Ali Fikri Yavuz Meali:
Bakara 2.15 - Cenâb’ı Allah münafıkları, ettikleri istihzanın cezası ile cezalandırır; ve azgınlıkları içinde başıboş dolaşmalarına mühlet verir.
وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا اَنَّمَا نُمْلٖى لَهُمْ خَيْرٌ لِاَنْفُسِهِمْ اِنَّمَا نُمْلٖى لَهُمْ لِيَزْدَادُوا اِثْمًا وَلَهُمْ عَذَابٌ مُهٖينٌ
Diyanet Meali:
Aliimran 3.178 - İnkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
وَالَّذٖينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ وَاُمْلٖى لَهُمْ اِنَّ كَيْدٖى مَتٖينٌ
Ali Fikri Yavuz Meali:
Araf 7.182 - Biz, âyetlerimizi (Kur’an’ı) yalanlıyanları, bilemiyecekleri yönden azar azar helâke yaklaştırırız.
7.183 - Ve onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.
وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَمْلَيْتُ لَهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ اَخَذْتُهَا وَاِلَیَّ الْمَصٖيرُ
Süleyman Ateş Meali:
Hacc 22.48 - Nice kent var ki zulmederken ona biraz süre vermişim, sonra onu yakalamışımdır. Sonunda dönüş ancak banadır.
فَذَرْنٖى وَمَنْ يُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَدٖيثِ سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ وَاُمْلٖى لَهُمْ اِنَّ كَيْدٖى مَتٖينٌ
Suat Yıldırım Meali:
Kalem 68.44-45) O halde sen bu şerefli sözü, Kur’ân’ı yalan sayanı Bana bırak! Biz onları, bilmedikleri, farkına varmadıkları bir yerden, yavaş yavaş azaba yaklaştırırız. Ben onlara mühlet veriyorum! Doğrusu Ben’im düzenim, pek sağlamdır.
وَاصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَاهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَمِيلًا (.١)
وَذَرْنِي وَالْمُكَذِّبِينَ أُولِي النَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَلِيلًا (١١)
Müzzemmil 73:10. Onların (müşriklerin) söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl.
11.Nimet içinde yüzen o yalanlayıcıları bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.
اِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌ وَمَا هُوَ بِالْهَزْلِ اِنَّهُمْ يَكٖيدُونَ كَيْدًا وَاَكٖيدُ كَيْدًا فَمَهِّلِ الْكَافِرٖينَ اَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًا
Diyanet Meali:
Tarık 86.13 - Şüphesiz o Kur'an, hak ile batılı ayırd eden bir sözdür.
86.14 - O, boş bir söz değildir.
86.15 - Onlar (onu iptal etmek için) bir tuzak kuruyorlar.
86.16 - Ben de onların bütün planlarını boşa çıkaracağım.
86.17 - Artık sen inkârcılara mühlet ver; onlara biraz zaman tanı!