Denizli
Denizli ismi, Orta Asya’dan buraya göçen Tengiz (Öz Türkçe’de deniz demek) Boyu‘ndan Tenguzlu kelimesinden gelir.
Denizli şehir merkezine 5km uzaklıktaki Laodikeia Antik Kenti Denizli’de kurulan ilk kent olarak sayılıyor (MÖ 261-263). Denizli'de tam 19 antik kent kurulmuştur.
Türkler ilk defa 1070 yılında Afşin Bey‘in Anadolu’ya girmesiyle Denizli’ye geliyor. . Bir yıl sonra da bölgeye Kutalmışoğlu Süleyman Şah ve ona bağlı beyler hakim oluyor. 1097 de Bizans hakimiyetine girse de 1102 yılında 1. Kılıçarslan ile tekrar Türk hakimiyetine giren Denizli ve çevresi “Anadolu’da Türk hakimiyetinin kabul edildiği savaş” olarak geçen 1176 Miryokefalon Savaşı‘na kadar bir Bizans bir Selçuklu hakimiyetine girip çıkıyor. 13. yy Anadolu Selçukluları döneminde ise Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından fethedilen Denizli, önce Germiyanoğulları, sonra İlhanlılar sonra yine Germiyanoğulları daha sonra 1391‘de Yıldırım Bayezit ile Osmanlılar, Ankara Savaşı ile bölgeyi Timur ele geçirmiş olsa da Denizli 1429‘da tekrar ve kalıcı olarak Osmanlı hakimiyetine giriyor.
Horozu ile ünlü olan kentte Denizli Kebabı, Tas Kapaması, Tandır, Keşkek, Kuru Patlıcan Dolması gibi meşhur lezzetler vardır.
DENİZLİ NÜFUSU: 1.056.332, En büyük ilçesi PAMUKKALE (347.926), En küçük ilçesi BAKLAN (5.296)
Denizli meşhur yerleri :
* Pamukkale Travertenleri; UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alır.
* Anıtsal Çeşme, Tripolis Antik Kenti bünyesinde yapılan kazılarda ortaya çıkan tarihi bir eserdir.
* Hierapolis, kelime anlamı olarak ‘kutsal şehir’ demektir. Türkiye’nin ve dünyanın sayılı tarihi şehirlerinden birisidir.
* Bayramyeri Meydanı
* Denizli Ulu Camii, Germiyanoğlu Süleyman Şah tarafından 1368'de yaptırılmıştır. Denizli’de 1230 dan fazla cami vardır.
* Denizli Teleferik
* Laodikeia Antik Kenti Denizli’nin göz bebeği alanlarından biridir.
* İncilipınar Parkı
* Denizli Atatürk Etnografya Müzesi
* Akhan Kervansarayı, Anadolu Selçuklularına ait batıdaki son kervansaraylardan biridir.
* Karahayıt Kaplıcaları, şifalı sularıyla Denizli’ye has özel mekanlar arasındadır.
* Kaklık Mağarası, bol oksijenli ve suları cilt rahatsızlıklarına iyi gelmesiyle ünlüdür.
* Keloğlan Mağarası, Dodurgalar, Acıpayam. Mağaranın bulunduğu nokta, Denizli-Antalya karayoluna 3 km mesafededir. Mağaranın ortalama yüksekliği 5-6 metre, gezi alanı 145 metredir. Keloğlan Mağarası, 1990'a kadar kimsenin dikkatini çekmemiş, ancak 2003 yılında turizme açılmış ve Türkiye'de turizme açık 31 mağaradan biridir. İçinde kireç bulunan su damlacıklarının uzun yıllar boyunca oluşturduğu sarkıt ve dikitlerin bulunduğu mağara ortamları astım ve bronşit gibi hastalıkların tedavisinde de kullanılmıştır.
Saçı dökülen arkadaşlara .. Efsaneye göre kel bir çoban burda 3 gece uyumuş, kellikten kurtulmuş. Bu köyde neredeyse hiç kel yok. mağara içinde damlayan sulardan başına sürüp 3 gece burda uyuyanlar kellikten kurtuluyormuş
31.07.2023 Pazartesi
Mehmet Bülbül
Babadağlılar İşhanı’nı Denizli
Denizli’nin en merkezi noktasında yer alan iş hanı 7 katlı bir yapıdan oluşuyor. Her katta en az 20-30 dükkan bulunuyor. Fiyatlar ise gayet makul seviyede. Denizli’de tekstil alışverişi için burayı değerlendirebilirsiniz. Çoğunluğunu Babadağlı esnafların oluşturduğu çarşıda alışveriş yaparken pazarlık yapmayı ihmal etmeyin.😊
Çarşı girişinde şöyle bir yazı yer alıyor;
Besmele çek gir çarşıya, selamı da unutma ha,
Kiloyu eksik çekme ha, metreyi kısa tutma ha
Halka hizmet eylemektir hakka hizmet eylemek
İyi belle sen bu sözü, sakın yabana atma ha
Alış derken veriş derken ölçü tartı satış derken
Paraya pula tapma ha, insanlığı unutma ha !
M. İlhan Canbaba
Babadağlılar İşhanı’nın konumu burada.
Denizli Kaleiçi Çarşısı
Denizli’nin ilk kurulduğu yer olarak biliniyor. Kaleiçi’ndeki yerleşimin 11. yüzyılda başladığı tahmin ediliyor. Kaleiçi ilk kez Selçuklular zamanından başlayarak, Ladik Beyliği ve sonrasında Germiyan Beyliği, İnançoğulları Beyliği ve Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde kullanılmış. Günümüzde çarşı olarak kullanılıyor. Tekstil, ayakkabı, bakır ve demir el sanatları gibi ürünlerin satıldığı Denizli’nin en eski çarşısı olma özelliğini koruyor. Denizli’den hediyelik eşya almak isterseniz burayı değerlendirebilirsiniz.
Kaleiçi Çarşı’nın konumu burada
Denizli Ufo Müzesi
Dünya’nın 4. Uluslararası UFO Müzesi, Denizli’de macera ve bilim kurgu sevenler için hizmet veriyor. Uçan daire, mutasyon canlılar ve uzaylı kaçırmaları gibi canlandırmalar epey ilgi çekici. Müzede simülasyon gösterilerinin yanı sıra UFO tarihine ilişkin bilgiler de bulunabiliyor. Sıra dışı bir deneyim yaşamak isterseniz UFO Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz.
Müze ziyaretçilere ücretsiz hizmet veriyor. Yani herhangi bir giriş ücreti yok.
Tabae Antik Kenti, Denizli’nin Kale ilçesinde yer almaktadır. Büyük İskender'den sonra Anadolu'da kurulan kent devletlerinden biridir. Doğal bir kale görünümündeki kent, Helenistik dönemden günümüze kadar kesintisiz bir yerleşime sahne olmuştur. Antik dönemde kentin kendi adına sikke bastırdığı; sikkelerin önceleri gümüş daha sonra bronz olarak basıldığı bilinmektedir.
Kentte 19. yüzyıl Osmanlı döneminde yapılmış olan Cevherpaşa Camii bulunmaktadır. Selçuklu dönemine ait tek minare ve Roma dönemine ait köprünün yanı sıra ören yerindeki belli başlı yapılar şunlardır:
Kayaya Oyulmuş Nişli Bina
Kayalara Oyulmuş Tek Odalı Evler
Denizli Teleferik ve Bağbaşı Yaylası
Burada teleferikle Denizli manzarasını izleyerek keyifli bir yolculukla tepeye çıkıyorsunuz. Kabinler 8 kişilik ve 8 kişi binme mecburiyeti var. 7 dakikalık bir yolculukla 1500 metre yukarıdasınız. Teleferikten indiğiniz yerde bir şeyler yiyip içebileceğiniz bir işletme ve seyir terasları bulunuyor.
Denizli Teleferik konumu burada.
Anadolu Selçukluları'nın batıdaki son kervansaraylarından olan ve iki kitabesi bulunan Akhan Kervansarayı, sultan hanları şemasına uymakla beraber, oldukça küçük bir handır. Han'ın iki kitabesi bulunmaktadır. Kapalı olan kısmı 1253 (H. 651) yılında, avlu 1254 (H. 652) de tamamlanmıştır. Yaptıran Vali Seyfettin Karasungur bin Abdullah'tır. Kitabede II. İzzettin Keykavus'un adı geçmektedir. Simetrik bir plan göstermeyen kervansaray açık ve kapalı bölümlerden oluşmaktadır. Toplam 1.100 metrekarelik bir alan üzerine oturmakta olup, kare bir avlu ve derinlemesine dikdörtgen bir holden oluşmaktadır.
Kaynak: Denizli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Pamukkale’nin hakkını vererek gezmek için bura daha rahat gezebilmek adına Güney Kapısından giriş yapmanız yönünde. Alana girdikten sonra sağ taraftan giden patika yolu izleyerek Hierapolis Antik Tiyatroyu, Sekizgen Kilise’yi ve diğer yapıları gezip sonra Kleopatra Havuzu, Hierapolis Arkeoloji Müzesi ve Travertenler şeklinde ilerlemek burayı gezmenin en mantıklı yolu.
Gezmeye bu sıralamayla başladıysanız göreceğiniz ilk yapı Hierapolis Antik Tiyatro. İlk defa gidiyorsanız ve daha önce fotoğraflarını da görmediyseniz büyülenmeniz muhtemel benden söylemesi.😍 Hierapolis Antik Tiyatrosu günümüze en sağlam şekliyle ulaşabilmiş nadir antik tiyatrolardan. İnanılmaz görkemli bir sahne binası, mitolojik kabartmaları ve oturma bölümüyle mutlaka görülmesi gereken önemli antik tiyatrolardan.
Laodikeia Antik Kenti - Denizli
Denizli’ye 6 km uzaklıkta 5 kilometrekarelik bir alana yayılan Laodikeia’nın Hıristiyanlık dünyasında önemli bir yeri var. Hıristiyanlığın ilk 7 kilisesinden biri burada bulunuyor ve kent kutsal hac merkezi olarak da kullanılmış. En beğenlen yeri kilisenin içindeki mozaikler ve Laodikya Tapınağı’nın hemen arkasında bulunan cam teras. Laodikeia’nın önemli ve günümüze kadar gelebilen yapıları içinde, Anadolu’nun en büyük stadyumu, 2 tiyatrosu, 4 hamam kompleksi, 5 Agorası, 5 Nympheumu, 2 Ana Giriş Kapısı, Meclis Binası, Tapınakları, kiliseleri ve anıtsal caddesi bulunuyor.
Laodikeia’nın en görkemli yapılarından biri olan Trajan Nymphaeumu, kentin en önemli anıtsal çeşmelerinden biriydi. Heykellerle süslü iki katlı mermer cephesi ve görkemli mimarisiyle Laodikeia’nın ihtişamını yansıtan simge yapılardan biri hâline gelmişti.
Tripolis Antik Kenti - Buldan/Denizli
DENİZLİ'DE 1.800 YIL ÖNCE ANADOLU'NUN YOLLARININ BULUŞTUĞU BİR ŞEHİR VARDI…
Adı Tripolis'ti.
Bugün Buldan yakınlarında sessizce duran bu antik kent, Roma döneminde Anadolu'nun en stratejik güzergâhlarından birinin üzerindeydi.
Çünkü burası sıradan bir yerleşim değildi.
İzmir'in antik Smyrna'sından…
Bergama'nın Pergamon'undan…
Ve Efes'ten gelen ticaret yolları Tripolis'te birleşiyordu.
Yol buradan Hierapolis ve Laodikeia'ya, ardından Anadolu'nun doğu ve güney bölgelerine uzanıyordu.
MS 2. yüzyıldan itibaren kent büyük bir dönüşüm geçirdi.
Tiyatrosu vardı.
Stadyumu vardı.
Hamamları, şehir kapıları, meclis binası ve taş döşeli caddeleri vardı.
Ama bütün bunların arasında asıl hayat sokaklarda akıyordu.
Tüccarlar…Yolcular… Hayvanlarla taşınan yükler…
Anadolu'nun farklı bölgelerinden gelen ürünler…
Yaklaşık 1.800 yıl önce bugün Denizli dediğimiz topraklardan geçen insanların dünyası buydu.
Sonra yollar değişti. İmparatorluklar yıkıldı.
Kalabalık caddeler sessizliğe gömüldü.
Fakat Tripolis kaybolmadı.
Bugün Buldan'da toprağın altından yeniden yükseliyor.
1.800 yıl önce bu caddede yürümek nasıl olurdu?
Kaynak:Yaşanırmıydı sayfası
Çardak Kervansarayı üzerindeki yedi satır kitabesine göre, Alaeddin Keykubat zamanında, onun azadlı kölesi ve emirlerinden Esededdin Ayaz bin Abdullah el Şahabi tarafından yaptırılmıştır. 1230 yılı Ramazan ayında bitirilmiş ve kitabesine göre “Ribat” olarak yapılmıştır. Derinlemesine dört sıra halinde ve her bir sırada beşer paye kullanılması ile beş sahın oluşturulmuştur. Dinar İlçesi'ne bağlı olduğu dönemlerde Hanabat ismiyle bilinen han, Kurtuluş Savaşı sırasında da zahire ambarı olarak kullanılmıştır.