İslamda Taziye (Başsağlığı Dilemek)
الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُمْ مُصِيبَةٌ قَالُوا إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ(١٥٦)
O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah´ın kullarıyız ve biz kesinlikle O´na döneceğiz, derler. (Bakara 2:156)
كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ ۖ ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ (٥٧)
Her can, ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz. (Ankebût 29:57)
وَالَّذِينَ جَاءُوا مِنْ بَعْدِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلًّا لِلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ. (١٠)
Bunların arkasından gelenler şöyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin! (Haşr 59:10)
Tâziye, yakını vefat eden kederli bir Müslümanı ziyaret edip tesellide bulunmak, üzüntülerine ortak olmaktır. Tâziye için çoğunlukla “Allah size sabır versin, Başınız sağ olsun! Allah geride kalanlara uzun ömür versin!” gibi sözler söylenir ve "inna lillahi ve inna ileyhi raciun/ Biz Allah'a aidiz ve kuşkusuz O'na döneceğiz" mealindeki istinca (Allah'a teslim olmak) âyeti okunur.
İslâm’da tâziye sünneti vardır. İslâm âlimlerine göre, tâziye hem erkekler hem kadınlar için sünnet veya müstehaptır, ilk üç günde taziyede bulunmak sünnet olsa da üç günden sonra da yapilabilir. Özellikle yakında bulunanların ilk üç günde tâziyede bulunmaları, cenaze evine yemek götürmeleri sünnettir. Cenaze sahiplerinden yemek beklemek ise doğru değildir.
Hazreti Hüseyin rivayet etmistir, Rasûlüllah buyurdu ki: "Kimin başına bir musibet gelir de sonra o musibeti hatırlar ve "Şüphesiz ki biz Allah içiniz ve mutlaka ona döneceğiz. " diyecek olursa o musibetin zamanı geçmiş bile olsa Allah o kimse için, musibetin geldiği gündeki mükâfaatını verir" (İbn-i Mâce, K. el-Cenaiz, bab: 55, Hadis No: 1600 /Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 2, s. 201)
Peygamberimiz, amcasının oğlu Cafer vefat ettiğinde 'Cafer'in evine yemek götürün; çünkü onların başına çok büyük bir iş gelmiş, kendi işleri ile uğraşamaz' diye buyurmuştur.
Taziyede bulunan şahıs, ölünün yakınlarına sabır ve metanet diler, cenaze için hayır duada bulunur. (Nesâî, Cenâiz, 120 [2088]).
“Felakete uğrayan bir kimseye ‘geçmiş olsun’ ziyaretinde bulunan kimseye, felakete uğrayan kişiye verilecek sevabın mislî verilir.” (Tirmizî, Cenâiz, 71 [1073])
Resûlüllah Efendimiz, hicretin 5. yılında vuku bulan Mûte gazasında şehid düşen amcaoğlu Ca’fer, Zeyd bin Hârise ve Abdullah bin Revâha’nın tâziyesi için üç gün mescidde beklemiş, böylece tâziyeye gelenlere kolaylık sağlamıştır. Ashabdan bir zat, birkaç gün mescidde görülmeyince, Resûlüllah Efendimiz sordular.
Çocuğunun vefat ettiği için gelemediği haberini alınca da şöyle buyurdular:
-"Ne duruyorsunuz öyleyse, kalkın, gidip kardeşimizi ziyaret edelim, tâziyede bulunalım..." Hep birlikte gidip tâziyede bulundular. Tâziyeye gelenler, merhumun iyi taraflarından bahsetmeli, güzel hâtıralarından söz etmelidirler, kötü hâtıralara hiç girmemelidirler. Rasûlüllah şöyle buyurdu:
-"Mevtânızı hayırla yâdediniz..."
Müslüman ailesinde bir cenaze vuku bulmuşsa, orada kuran okunmalı, başsağlığı dilenmelidir. Hüzünlü mümin gönülleri en iyi şekilde Kur’an tilaveti teskin eder. Şu hâlde, cenaze evlerinde Kur’an okumak yerindedir. Cenaze vesilesiyle veya başka bir vesile ile Kur’an okuduğumuzda mutlaka anlamını vermeli, mümkünse oradaki insanlara bunu kısaca açıklamalıyız.
Seleme oğularından bir adam, Rasûlullaha gelerek şöyle sordu: -Ey Allah´ın Rasûlü! ölümlerinden sonra Anne ve babam için yapabileceğim bir iyilik var mı?
Rasûlullah ona şu cevabı verdi: - Evet, onlara duâ etmek (rahmet okumak), onlar için Allah´tan af dilemek (istiğfar etmek), onların vasiyetlerini yerine getirmek, onlar vasıtası ile olan (amca,hala, dayı, teyze gibi) yakın akrabalara iyilikte bulunmak ve onların dostlarına ikramda bulunmaktır."
(İmam Ahmed, Ebû Dâvud, Edeb, 129; ibn Mâce, Edeb, 2)
Allah Teâlâ tüm geçmiş imanlı kardeşlerimize rahmetiyle muamele etsin, kusurlarını affetsin, onlara cennetinde yer versin.
7 Ekimden bugüne, Sivilleri, kadınları, Çocukları hedef alan, hastaneler, camiler ve kiliseleri yıkan İsrail zulmünde, hayatını kaybetmiş 10 binden fazla Gazzeli kardeşlerimize Allah rahmet eylesin, şehadetlerini kabul etsin, bu zulme seyirci kalan başta islam aleminden olmak üzere vicdanı ve insanlığı ölmüş tüm insanlara Allah şuur versin, körelmiş vicdanlarını temizlesin.
03.11.2023 Cuma
Mehmet Bülbül