İran ve Hz Hüseyin sevdası:
İran'ın Hz Hüseyin ve 12 imam sevdasının sebebi bilenler vardır.. Ama çoğu insan bilmez.. Hele de şimdiki gençler hiç bilmez...Bunun sebebini bilmezseniz de, bildiğiniz herşey yarım kalır...
Evet..Hz ömer'in halifeliği döneminde, bugün İran dediğimiz topraklarda Sasani Devleti hüküm sürüyordu.. Bu devlet, 3. yy başında kurulmuş bir Pers İmparatorluğuydu... sasaniler dört yüzyıl boyunca ortadoğunun yarısını yönetmişti...Resmi dini ise zerdüşlüktü...
Perslerden önce bu bölgede yaşayan insanların İslamiyet, Hıristiyanlık ve Musevilikten önceki dini olan Zerdüştlük, yaklaşık 3500 yıl önce İran'da Zerdüşt (Zoroaster) tarafından kurulan, dünyanın en eski tek tanrılı vahiy dinlerinden biriydi.. Ahura Mazda'yı yüce tanrı kabul eden bu inanç sistemine göre zerdüşt de bu dinin peygamberiydi. Zerdüştlük, Medler zamanında bölgesel bir din iken, Sasani İmparatorluğu döneminde perslerin resmî dini olmuştu...
Hz Ömer'in halifeliği döneminde, Perslerin bölgede çıkardığı karışıklıklar üzerine, Hz Ömer'in ordusu 651 yılında Sasani İmparatorluğunu fethetmiş. Hz Ömer, Sasani devletini Kadisiye ve Nihavend Savaşları’nda yenince son Sasani kralı Asya kıtası içlerine doğru kaçmış, kızı Şehribanu ise esir edilerek Medine’ye getirilmişti...
Hz ömer hz Ali'ye gelerek, peygamberden "soylunun soyluluğuna saygı duymak ve onu alçaltmamak" yönünde muhabbet işittiğini, Şehribanu, bir prenses olduğu için, kendisine denk biriyle, yani Hz Hüseyin ile evlendirilmesinin doğru olacağını söyledi...Hz Ali hz ömerin söylediği hak sözü reddetmedi ve Hz Hüseyin ile prenses şehribanu'yu evlendirdi..
Bu evlilikten ilk imam dedikleri Hz Zeynelabidin doğdu..Ve dahi bugün bizim adlarını saygıyla andığımız, sevgi ile bağrımıza bastığımız, İranlıların ise şiddetle kutsadığı 12 imam, Hz hüseyin ve sasani hükümdarının kızından dünyaya gelmiş oldu.. Hz Hüseyinin eşi sasani kralının kızıydı. Dolayısıyla 12 imam, pers soyunun devamı niteliğindeydi...
Hz Hüseyin ise perslilerin damadıydı...İranlıların Hz Hüseyin'i şiddetle sevmelerinin sebebi ve bunu bir gelenek haline getirme sebebi, onun peygamber soyundan gelmesi değil, pers hanedanlığının damadı ve bu soydan gelen 12 imamın soy atası olması hasebiyledir... Eğerki şehribanu hatun, kendi soybağlarından olmasaydı, İranlılar Hz Hüseyin'i ve de 12 imamı aynı şiddette severlermiydi, onlara bu derece muhabbet beslerlermiydi, orasını bilemeyiz.
Mesela Hz Hasan efendimiz de Pergamberimizin soyundandır... Hz Hüseyin'in de abisidir. O da hanımı tarafından zehirlenerek şehid edilmiştir.. Fakat amma velakin şiilerin Hz Hasan efendimizin adını andıklarını ve ona ağıtlar yaktıklarını pek duymayız...
Sadece bu bile durumu açıkça özetlemektedir... Yani Hz Hüseyin'i ne sebeple yüreklerine bastıklarını, Hz hasan'ı niçin hiç anmadıklarını özetlemektedir...
Bu bilgiler ışığında olaya bakıldığında, İranlı şiilerin, Hz Ömer'e olan şiddetli düşmanlığının, Hz Ali'den önce halife olmasından kaynaklı değil de, Pers imparatorluğuna son vermesi olduğunu düşünmek, hiçte mantığa aykırı bir durum değil..
Peygamber efendimizin; "Şayet benden sonra bir peygamber gelecek olsaydı, bu kişi ömer olurdu" sözlerine rağmen, Hz ömeri şehid eden katile, iran topraklarında türbe yapılmış olması da sanki bu yazılanları doğrular nitelikte...
Aslına bakacak olursak şiilikte çeşit çeşittir.. Mesela bir kısmı piramidin başına Hz Hüseyin'i koyar.. Onun altına Hz Ali'yi, onun altına Hz Muhammed'i, onun altına 12 imamı koyar...
Bir kısmı peygamberliğin ilk olarak Hz Ali'ye geldiğini, Hz Muhammed'in peygamberliği Hz Ali'nin elinden aldığını, dolayısıyla, Hz Ali'nin asıl peygamber olduğunu, soyunun da direk olarak peygamber soyu olduğunu iddia eder... Bir kısım ise Hz Ayşe ile Hz Ali arasında yaşanan savaş dolayısıyla Hz Ali'ye taraftar olup, diğer sahabiyi ve özellikle hz Aişeyi düşman belleyenlerden oluşuyor.. Daha bunun gibi bir çok değişik inanış şekli ile karşı karşıyayız...(Kalpleri yalnızca Allah bilir)
Şimdi gelelim bir başka konuya...
Hani sık sık "Acem oyunu" tabirini kullanırız ya, onunda sebebi şudur;
Ülkenin adı MÖ 6. yüzyıldan 1935 yılına kadar Pers İmparatorluğu, Acemistan gibi isimlerle anılmıştur... Dolayısıyla, orada yaşayanlara da acem denilmiştir.. İranlıların bir ismide acemdir...Bu topraklarda fitne hiçbir zaman ortadan kalkmadığı için ve hep entrikalar döndüğü için "Acem oyunu" söylemi, dilden dile geçerek günümüze kadar gelmiştir... Bu ülkenin ismi 1935 yılında, Şah Rızâ Pehlevî döneminden itibaren "İran" olarak kullanılmaya başlamıştır..
Hz Hüseyini anma törenlerine katılıp, kanatırcasına göğsünü döven bir çok gence sorsanız, Hz Hüseyine olan bağlılığından dolayı yas tuttuğunu söyler, doğrudur da... Çünkü onlar öyle bilir. İşin kökenini bilmez. İkisi de peygamber torunu olduğu halde, neden Hz Hasan efendimize değil de Hz Hüseyin efendimize ağladığını bilmez.. Gelenek böyledir..Onu uygular...
Öyle işte...