BURAK TULPAR BURŞUN PEGASUS
BURAK
Burak (Arapça: براق), İslam inancına göre, Hz. Muhammed'in Miraç'ta kullandığı binektir. Burak, anlam olarak Allah'a yaklaşan ve yaklaştıran demektir. Burak, Arapça yıldırım, şimşek, parıldamak, ışıldamak anlamlarına gelen, Kuranda da geçen Berk kelimesinden türetilmiştir. Kur'an'da Burak ismi geçmemekle beraber, hadis kaynaklarında böyle bir varlığın olduğu yer almaktadır.
Burak, 17. yy'a ait bir minyatür vardır. Burak ile ilgili tanımlamalar İslam öncesi inanç sistemlerinde yer alan heykellerle paralel imgeler içeriyor.
Burak'a binerek göğün yedi katmanını gezen Hz. Muhammed çeşitli melekler ile karşılaşır.
(Safevi şahı I. Tahmasp döneminde 1539-43 yılları arasında Tebriz'de basılmış Nizami'nin Hemse eserinden, (Hz. Muhammed'in yüzü kapatılmış). British Library'de bulunan bir resim)
Miraç efsanesinde yer verilen hadislerden; HZ. Muhammed , Burak ve Cebrail'le birlikte cehennemi ziyaret eder ve "zinakar kadınların" yabancılarla zina ettiği için ebediyen cezalandırıldıklarını görür. (İran minyatürü, 15. yüzyıl)
Ayrıca İslam inancında, eşi Sare ile yaşayan İbrahim peygamberin diğer eşi Hacer ve oğlu İsmail'i ziyaret etmek için Mekke'ye giderken Burak'ı kullandığı ve aynı gün içinde akşam vakti yine Burak ile geri döndüğü ifade edilmektedir.
TULPAR
Türk Mitolojisinde önemli bir yeri olan kanatlı at “Tulpar” da bunlardan biridir. “Tulpar”ın Yunan Mitolojisindeki karşılığı “Pegasus”tur.
Kanatlarının olması, gökyüzünden gelmesi, insanlara yardım ederek onları kurtarması gibi özelliklerinden dolayı üst dünyaya ait olduğu ileri sürülür. Bununla birlikte aslında üç dünyada da rastlanan bir varlıktır at. Üst dünyada kanatlı Tulpar, orta dünyada bildiğimiz bozkır atı, alt dünyada ise yarı yılan vücutlu olarak karşımıza çıkar.
Atlar, antik dönemlerden beri özellikle göçebe toplumlarda insanların en sadık ve en güvenilir dostu olmuştur. Kutsal varlıklar olarak görülmüş ve onlara efsanelerde, masallarda hep olağanüstü özellikler verilmiştir. Tulpar da üstün özelliklere sahip efsanevi bir varlık olarak Türk Mitolojisinde yerini almıştır.
Tulpar’ın kanatları görünmez. Kanatları biri tarafından görülecek olursa Tulpar’ın ortadan kaybolacağına inanılır. Sihirli güçleri sayesinde şekil değiştirip başka hayvanların görüntüsüne bürünebilir.
Manas Destanı’nda söylendiği gibi rüzgardan bile hızlı koşarlar. Tulpar sadece batırların (kahramanların) atıdır ve zaten Kuday (tanrı) tarafından batırlara yardım etmesi için yaratılmıştır.
Türk tarihi ve mitolojisinde yer alan bir türk atasözünde şöyle der;
Tulpar yerün birevü buççağunda bulsa da, öz yılkısın tabar. (Tulpar dünyanın bir başka köşesinde olsa da, kendi sürüsünü bulur.)
Türk mitolojisinde adı geçen sıra dışı at türleri şunlardır:
Yılmaya: kanatlı at
Tulpar: uçan at
Kilin: boynuzlu at
Ciren: konuşan at. kayçı ceren ve kamçı ceren en iyi bilinen iki tanesiymiş.
Burşun: uçan ikiz atlar. Ak Burşun ve Kök (Gök) Burşun.
BURŞUN
Türk mitolojisinde ikiz atlar. Ak Burşun ve Kök Burşun adlı uçabilen iki at. Tıpkı bu atların isimlerinde olduğu gibi Cengiz Han’ın devleti oğulları arasında ikiye bölerek Ak Orda ve Gök Orda adını vermesi, renklerin çağrışımı bakımından önemlidir.
ETRÜSK
Etrüsk İkiz Kanatlı Atlar
Etrüsk'lerin mezarlık alanında bulunan ve m.ö. 4 yüzyıla tarihlendirilen ikiz atlar kraliçenin mezarına aittir. Pişmiş toprak malzemeden yapılmış yüksek kabartma olarak işlenen ikiz atlar adeta ayrı bir heykel görünümündedir. Atlara ilişkin en önemli detay kuyrukların bağlı olmasıdır. Bu ilişkiye göre Türk mitolojisindeki uçan kanatlı at Tulpar, yada ikiz uçan atlar Burşun olduğu da yer alan tezlerdendir.
Etrüskler (Lat. Etruscus; İng. Etruscans), MÖ. X-I. yüzyıllar arasında İtalyaToskana’da[4] yaşamış antik bir halktır.[5] Bu toplumun kalıntıları üzerinde bulunan Toskana (İtal. Toscana, İng. Tuscany), günümüz İtalya’sının tam merkezinde yer alan ve Avrupa Rönesans hareketine ev sahipliği yapan önemli bir merkezdir.[6] Bu topraklarda kendilerine Rasena diyerek dişi bir kurdun çocukları olduklarına inanan Etrüskler[7] , çağdaşlarınca Tirhenler (Yun. Tyrsenoi/Tyrrhenoi) ve Etruski-Turski/Turşa/ Tuski şeklinde anılıyorlardı. Dönem itibariyle “Etrüsk” adı Mısır kayıtlarında Turuşka veya Tursk şeklinde geçer. Romalılar siyasi kuruluşunu Etrüsklerden almışlardır. MÖ. 8. yy’de güçlü bir Etrüsk devletinin vardı. Etrüsk Erkekleri o zaman TOG adında cübbe giyerdi.
PEGASUS
Yunan mitolojisinde kanatlı bir at olan Pegasus ile kardeşi Khrysaor, Medusa ile Posedion’un çocuklarıdır.
Yunan mitolojisinin kahramanlarından Perseus, annesini kurtarmak için Medusa’nın kesik başını Kral Polydektes’e hediye olarak götürmek üzere yola koyulur. Athena’nın yardımıyla bulduğu Medusa’yı öldürür ve Medusa’nın başını gövdesinden ayırır. Medusa’nın etrafa fışkıran kanlarından kanatlı bir at olan Pegasus (Pegasos) ile adı “altın kılıç” anlamına gelen canavar Khrysaor doğar.
Antik Dünyanın efsanevi kahramanı Perseus'un Medusa'yı öldürmesiyle Medusa'nın bedeninden doğan muazzam güzellikte ve kanatlı bir attır. Bu mitolojik hayvan kanatlarını açtıktan sonra tüm ihtişamıyla ve hızla Olympios dağına uçabilmektedir.
Bir başka efsaneye göre ise Medusa'nın kesilen kafasından akan kanlar deniz köpüğü ile karışınca Pegasus doğar. Kardeşi Chrysaor'un da bu şekilde doğduğu söylenir. Bu efsaneye göre Poseidon, Medusa'yı baştan çıkarmaya çalışırken at formunu aldığından, Pegasus'un da at olarak dünyaya geldiği sanılır.
Pegasus'a binek olarak Olympios tanrıları dışında hiç kimse binemezdi.
07.07.2023
Mehmet Bülbül