Fetvalar - (ya Muhammed) sana sorarlar-2
4. Nisa 127. Ayet - Fetvalar - (ya Muhammed) sana sorarlar-2
Rasule sorulanlara kurandan cevaplar
{*} Sana hilalleri soruyorlar. De ki: Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. Evlere arkalarından girmek iyilik değildir. İyilik, Allah´tan korkanın iyiliğidir. Evlere kapılarından girin ve Allah´tan korkun ki, başarıya eresiniz, umduğunuzu bulasınız. (Bakara 2:189)
{*} Sana, ne infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “İyilik umarak yapacağınız harcama, anne babanıza, yakın akrabanıza, yetime, muhtaca ve yolcuya/bitirilemeyen hayır işlerine aittir; her ne iyilik yaparsanız mutlaka Allah onu bilir.” (Bakara 2:215)
{*} Sana sarhoşluk veren şeyler ve şans oyunlarından soruyorlar. De ki: “Bu ikisinde büyük bir günah, bir de insanlar için bazı menfaatler vardır. Fakat dünya ve âhirette günahları, menfaatlerinden daha büyüktür.”
{*} Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “İhtiyaçtan fazlasını harcayın.” Allah, iyiden iyiye düşünürsünüz diye âyetlerini işte böyle sizin için ortaya koyuyor.
{*} Sana yetimlerden de soruyorlar. De ki: Onların durumunu düzeltmek daha hayırlıdır. Eğer onlarla beraber sahip çıkarak yaşamak isterseniz onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah kimin iyileştirme gayesi güttüğünü, kimin de işi bozmayı düşündüğünü çok iyi bilir. Şayet Allah dileseydi sizi zora koşardı. Muhakkak ki Allah üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir. (Bakara 2:219-220)
{*} Sana kadınların ay halleri hakkında soruyorlar. De ki: “O bir eziyettir. Âdet halinde kadınlardan uzak durunuz ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayınız; temizlendiklerinde ise Allah'ın size emrettiği şekilde onlara yaklaşınız. Doğrusu, Allah tövbe edenleri ve temizlenenleri sever.”(Bakara 2:222)
{*} Kadınlar hakkında senden fetva isterler. De ki: Onlar hakkındaki hükmü Allah size açıklıyor: Haklarını vermeyerek nikâhlamak istediğiniz yetim kadınlarla küçük, zayıf yetim çocukların haklarına dair hükümler size bu kitapta okunup duruyor. Yetimlerin haklarını vermekte tam adaleti gözetin. Yaptığınız her iyiliği, Allah mutlaka bilir. (Nisâ 4:127)
{*} Senden fetva istiyorlar. De ki: “Allah, size “kelâle” (1.derece mirasçısı olmayan)ın mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür de kız kardeşi bulunursa, bıraktığı malın yarısı onundur. Eğer kız kardeşi ölür ve çocuğu da bulunmazsa, erkek kardeş ona varis olur. Eğer kız kardeşler iki iseler, (erkek kardeşin) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler erkekli kızlı iseler, o zaman (bir) erkeğe, iki kızın hissesi kadar (pay) vardır. Sapmayasınız diye Allah size (hükmünü) açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. (Nisâ 4:176)
{*} Sana, kendilerine neyin helâl kılındığını soruyarlar. De ki: Size iyi ve temiz şeyler helâl kılındı. Allâh´ın size öğrettiğinden öğreterek yetiştirdiğiniz avcı hayvanların, sizin için tuttuklarını yeyin ve üzerine Allâh´ın adını anın, Allah´tan korkun. Çünkü Allâh, hesabı çabuk görendir. (Mâide 5:4)
{*} Sana ganimetlerin taksimini soruyorlar. De ki: Onun taksimi Allah’a ve Resulüne aittir. Onun için siz gerçek mümin iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının, birbirinizle aranızı düzeltin, Allah’a ve Resulüne itaat edin. (Enfâl 8:1)
{*} Sana, haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "Onda savaş büyük bir günahtır. Fakat ALLAH'ın yolundan çevirmek, O'na ve Kutsal Mescid'e ihanet etmek ve halkını oradan çıkarmak ALLAH yanında daha büyük bir günahtır. Çünkü baskı ve zulüm, öldürmekten daha büyük bir suçtur." Güçleri yetse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşırlar. Sizden kim dininden döner ve inkarcı olarak ölürse, tüm yaptıkları dünyada ve ahirette boşa çıkar. Onlar ateş halkıdır ve orada sürekli kalıcıdır. (Bakara 2:217)
{*} Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki: Ruh, Rabbimin emrindendir. Size ancak az bir bilgi verilmiştir. (İsrâ 17:85)
{*} Bir de sana Zülkarneyn hakkında soruyorlar; de ki: Size ondan öğüt ve hatırlatma getireyim. (Kehf 18:83)
{*} O kahrolası yalancılar sarhoşluk ve cehalet içinde ne yaptıklarını bilmeden atıp tutarlar. Bir de alay ederek: Ne zaman o hesap günü? diye sorarlar. (Zâriyât 51:10-12)
{*} Sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onu ne bileceksin!? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar. (Nâzi’ât 79:44)
{*} Sana" Son saat" ne zaman diye soruyorlar. De ki: Onun ilmi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini O´ndan başkası açıklayamaz. O göklere de yere de ağır gelmiştir. O size ansızın gelecektir. Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: Onun bilgisi ancak Allah´ın katındadır; ama insanların çoğu bilmezler. (A’râf 7:187)
{*} İnsanlar sana "son saati" soruyorlar. De ki: Onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin, belki de zamanı yakındır. (Ahzâb 33:63)
{*} Ve sana (Kıyamet Günü'nde) dağları(n ne olacağını) soruyorlar. O zaman (onlara) de ki: Rabbim onları toza toprağa çevirip savuracak, (Tâ Hâ 20:105)
{*} Sana soruyorlar : "O azap doğru mu ?" De ki: "Evet! Rabbime yemin ederim, o doğrunun ta kendisidir! Ve siz ondan yakayı kurtaramayacaksınız." (Yûnus 10:53)
Sana, kendilerine neyin helal kılındığını sorarlar. De ki: ... (Maide Suresi, 4)
.
Senden fetva isterler. De ki: ... (Nisa Suresi, 176)
.
Senden kadınlar hakkında fetva soruyorlar. De ki: ... (Nisa Suresi, 127)
.
Sana sarhoş edicileri ve kumarı sorarlar. De ki: ... (Bakara Suresi, 219)
.
Sana yetimler hakkında soru sorarlar. De ki ... (Bakara Suresi, 220)
.
Sana 'kadınların aybaşı halini' sorarlar. De ki: ... (Bakara Suresi, 222)
.
Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki... (Bakara Suresi, 215)
.
Sana ruhtan sorarlar; De ki: ... (İsra Suresi, 85)
.
Sana kıyamet-saatini sorarlar; De ki: ... Ahzab Suresi, 63)