9. Tevbe 36 - HARAM AYLAR
"Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah'ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah'a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekun savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekun savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir." (Tevbe 9:36,DİB Meali)
- Ey iman edenler! Akitleri(n gereğini) yerine getiriniz. İhramlı iken avlanmayı helal saymamak üzere (aşağıda) size okunacaklar dışında kalan hayvanlar, sizin için helâl kılındı. Allah dilediğine hükmeder. (Mâide 51 Diyanet Vakfı Meâli)
Behimetül en’am( ب ۪هيمة ا ْلْ ْنعا ِم )
Bu tamlamada MUZAF olarak geçen ‘BEHİME’
Sülâsi kökünde “YERLEŞMEK, YERLEŞİP KALMAK, İKÂMET ETMEK, BİR YERE YERLEŞİP ORADA KALMAK” anlamında olan bu kelime ‘ENAM’ kelimesine muzaf (tamlanan) olmuştur.
Bu isim tamlamasına anlam verilecekse bu anlamın ب ۪هيمة ا ْلْ ْنعا ِم (behimetül en’am) : “DÖRT AYAKLI HAYVANLARIN YERLEŞİP KALMIŞ OLANLARI” şeklinde olması zorunludur.
1. ÂYETTE GEÇEN ‘HURUM’ KELİMESİ “İHRAMLI” ANLAMINA GELMEMEKTEDİR.
2. ‘HURUM’ KELİMESİNE “İHRAMLI" MÂNÂSI VERİLMESİ DURUMUNDA AV YASAĞININ SADECE MÎKÂT MAHÂLLİ İÇERİSİNDE KALAN KISIMDA GEÇERLİ OLMASI GEREKMEKTEDİR. (İbrahim 14/37)
3. MÎKÂT MAHÂLLERİNE VARMADAN GİYİLEN İHRAMLAR KİŞİYİ SADECE KUTSAL TOPRAKLARDA GEÇERLİ OLAN BİR YASAĞA UYMAYA MECBUR TUTMAZ, nihayetinde mîkât mahâlline varmadan ihrâmını çıkarabilir hatta hiç giymeyebilir.
4. “İHRÂMA GİRMEK” DEMEK “ELBİSE GİYMEK” DEMEK DEĞİL, “SADECE KUTSAL SINIRLAR İÇERİSİNDE GEÇERLİ OLAN HARAMLARI BENİMSEMEK, KABUL ETMEK, UYMAK, UYGULAMAK” demektir.
Peki ayette geçen ‘HURUM’ kelimesi “İHRAMLI” demek değilse NEDİR?
‘Hurum’ kelimesi, sıfat-ı müşebbehe kalıbından gelme çoğul bir kelimedir. Yani TÜREMİŞ bir kelimedir. Bu kelimenin tekili FU’LUN veznidir. “YASAKLI OLMAK” anlamına gelmektedir.
En başta bu kelimenin “İHRAMLI” anlamına gelmesi durumunda âyetin sadece HACCA gidenleri muhatap aldığı gibi bir sonucun çıkacağını söylemiştik.
Sadece hacca gidenlerin muhatap alınması durumunda ise tek bir av hayvanının olmadığı bir yere av yasağı getirmenin çok tutarsız olduğunu da belirtmiştik.
MÜMİNLER SADECE HAC ZAMANINDA ‘HURUM’ DEĞİLLERDİR, HARAM AYLARDA DA ‘HURUM’ (YASAKLI) haldedirler.
Buna göre şöyle bir sonuç çıkmaktadır:
DÜNYANIN NERESİNDE OLURSA OLSUN HER MÜMİN YILIN BELLİ ZAMANLARINDA AVLANMA YASAĞINA TÂBİDİR.
Kara veya deniz avcılığı günümüzde bile oldukça yoğun bir şekilde kullanılmaktadır ve hatta devâsâ bir sanayisi vardır.
Haram aylar sadece SAVAŞMAMA yasaklarının getirildiği aylar değil, aynı zamanda DOĞAYI RAHAT BIRAKMA ZAMANLARIDIR.
DÜNYANIN HER TARAFINDA KARA VE DENİZ AVCILIĞI MEVSİMLERE BAĞLANMIŞTIR.
Günümüz insanları AV YASAKLARININ NE KADAR FAYDALI BİR ŞEY OLDUĞUNU YENİ KEŞFETMİŞTİR AMA KUR’AN BUNU BİNLERCE YIL ÖNCESİNDEN KURAL OLARAK KOYMUŞTUR.
Tarihselcilerin “TARİHSEL” diyerek üzerinde tepindikleri haram aylar, modası geçmiş bir uygulama değil her dönemde her mekânda uygulanması gereken EVRENSEL bir uygulamadır.
Bu aylarda savaşmamak YASAKLARDAN SADECE BİR TANESİDİR. Kaldı ki Kur’an’daki bağlamlarına baktığımızda bu yasakların insanlardan ziyade DOĞA İLE SAVAŞMAMA temeline oturduğu rahatlıkla görülecektir.
PEKİ, KUR’AN NEDEN BU AYLARIN ADINI VERMEMİŞTİR?
İyi ki de vermemiştir. Çünkü eğer verseydi çok dengesiz bir uygulama ortaya çıkardı.
Av hayvanlarının üremesi dünyanın her yerinde farklı farklıdır.
Üstelik bir tarafında KIŞ, diğer tarafında YAZ yaşanan bir dünyada yaşıyoruz.
AV yasaklarının insanlar tarafından BELİRLENMİŞ aylara göre değil, DOĞADAKİ HAYVANLARIN ÜREMESİNE VE HATTA GÖÇ ZAMANLARINA GÖRE OLMASI GEREKMEKTEDİR.
Âyette geçen ‘BEHİME’ kelimesini çok rahat bir şekilde “GÖÇ ETMEYEN HAYVANLAR, EVCİL HAYVANLAR, İNSANA ALIŞIP YERLEŞİP KALAN HAYVANLAR” mânâsı verilebilir.
Haram aylarda işte bu hayvanlar helâldir.
“EŞYADA ASIL OLAN MÜBÂHLIKTIR.” gibi çok sakat bir anlayışın temel alınması, sahibi ALLAH olan vahşi hayvanların sorgusuz sualsiz avlanıp tüketilebileceği sonucunu beraberinde getirmiş ve en nihayetinde bambaşka bir bağlamda söylenen ‘HURUM’ kelimesinin sadece İHRÂMA has bir özellik olarak görülmesine neden olmuştur.
Eşyada asıl olan mübâhlık değil ‘HURUM’LUKTUR.
Bu yüzden etrafımızdaki hayvanlardan faydalanmak her şeyin sahibi olan Yüce Allah’ın İZNİNE TÂBİDİR.
Vahşi hayvanların da sahibi olan Yüce Allah, biz müminlere, onlardan faydalanmaya 4 ay ara vermemizi emretmektedir.
“İstediği yerde, istediği zamanda, istediği hayvanı vurup avlayabileceğini düşünen bir MÜMİN VARSA bir kere daha düşünsün” derim."
Vesselâm.
Ramazan Demir
14.09.2021