5. Maide 68. Ayet - Salatı ikame - Tevratı ikame
قُلْ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لَسْتُمْ عَلَىٰ شَيْءٍ حَتَّىٰ تُقِيمُوا التَّوْرَاةَ وَالْإِنْجِيلَ وَمَا أُنْزِلَ إِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ ۗ وَلَيَزِيدَنَّ كَثِيرًا مِنْهُمْ مَا أُنْزِلَ إِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَانًا وَكُفْرًا ۖ فَلَا تَأْسَ عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ (Mâide 5:68)
De ki: «Ey kitap Ehli, Tevrat´ı, İncil´i ve size Rabbinizden indirileni ayakta tutmadıkça hiç bir şey üzerinde değilsiniz.» Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun tuğyanlarını ve küfürlerini arttıracaktır. Sen de kâfirler topluluğuna karşı üzüntüye kapılma. (Mâide 5:68, Tefhimu'l Kur'an)
Bu ayette Tevrat ve incilin ve size Rabbinizden indirilenin ikamesi ile hz Muhammede Vahyin gelmesiyle salâtın ikamesi Adem aleyhisselamdan bu yana Allahın istediği şekilde dininin ayağa kaldırılması (ikame edilmesi) hatırlatılmış oluyor. Malesef salat kelimesi namaz olarak çevirisi yapılınca ayetlerde anlam daralması oluyor, oysa ki "Agımis Salat" namazı da içine alan dinin bütünün ayağa kaldırılmasıdır.
إِنَّمَا وَلِيُّكُمُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ وَالَّذِينَ آمَنُوا الَّذِينَ يُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَهُمْ رَاكِعُونَ Mâide 5:55
Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allah´tır, Resûlüdür, iman edenlerdir; onlar ki Allah´ın emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekâtı verirler. (Mâide 5:55, Diyanet Vakfı)
Rükû, “şirk koşmadan kulluk etmek”tir. Burada ise, “tam, mükemmel bir imana sahip olarak zekâtını verenler” demek olup münâfıklara karşılık gerçek mü’minler övülmektedir.
Salat macro'dan micro'ya (ekber'den asğar'a) Kuranda yer almıştır. Hud 87. ayette "Ey Hud senin salatın (dinin) mi bunu sana emrediyor" şekliyle macro olarak din mânasınadır. Micro olarak salat ise her şeyi içinde barındıran namaz olarak karşımıza çıkıyor.