33. Ahzab 56.ayet - Salat ve Rasule itaat
إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ ۚ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا (Ahzâb 33:56)
Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin. (Ahzâb 33:56, Diyanet İşleri)
Allâh´ı ve melekleri, Peygambere salât etmekte (onun şerefini gözetmeğe, şânını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salât edin, (onun şânını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selâm edin (ona esenlik dileyin). (Ahzâb 33:56, Süleyman Ateş)
Şüphesiz, Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler, siz de O´na salat edin ve tam bir teslimiyetle O´na selam verin. (Ahzâb 33:56, Ali Bulaç)
Şu bir gerçek ki, Allah ve melekleri, o Peygamber´e destek verirler/onun şanını yüceltirler. Ey inananlar! Siz de ona destek olun/onun şanını yüceltin ve ona içtenlikle selam verin. (Ahzâb 33:56, Yaşar Nuri Öztürk)
Allah ve melekleri, Peygamber´e çok salevât getirirler. Ey müminler! Siz de ona salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin. (Ahzâb 33:56, Diyanet Vakfı)
Allah ve melekleri peygamber’e rahmet eder. Ey iman edenler! Siz de onun için rahmet ve esenlik dileyin. (Ahzâb 33:56, Şaban Piriş)
Allah ve melekleri peygambere destek oluyorlar. Ey iman edenler! Siz de peygambere destek olunuz, ona yürekten bağlılığınızı ifade ediniz. (Ahzâb 33:56, Bayraktar Bayraklı)
Bu ayette geçen "Salat" kelimesine çeşitli meallerde farklı anlamlar verilmiştir.
Bu âyette Allah ve meleklerinin peygambere salat etmesi, onu önemseyerek Allah’ın rahmeti ve bereketi ile ona ve davasına yardım ve destek olmasıdır, ve tabiiki müminlerin de tam bir teslimiyetle onu önemseyip itaat ve saygıda bulunmaları, yardım ve destek olmaları emredilmiştir.
Allah peygamberimizi o kadar önemsemişki, Allah'ı sevdiğini söyleyenlere; ancak rasulune iteat edildiğinde Allah’ın sevgisini kazanıp af ve mağfirete ulaşılabileceklerini bildirmiştir:
قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ ۗ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ (Âl-i İmrân 3:31)
(Resûlüm!) De ki: Eğer Allah´ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir. (Âl-i İmrân 3:31, Diyanet Vakfı)
وَماَ أَرْسَلْناَكَ اِلاَّ رَحْمَةً لِلْعاَلَمِينَ
“(Rasûlüm!) Biz Sen’i ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ 21:107)
وَإِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظِيمٍ
“(Ey Rasûlüm!) Şüphesiz ki Sen, yüce bir ahlâk üzeresin!” (Kalem 68:4)
لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللهَ وَالْيَوْمَ اْلآخِرَ وَذَكَرَ اللهَ كَثِيرًا
Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah´a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah´ı çok zikredenler için güzel bir örnektir. (Ahzâb 33:21, Diyanet Vakfı)
De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah´tan, Resûlünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez. (Tevbe 9:24, D.Vakfı)
Ey iman edenler! Allah’a ve Resulüne itaat edin de emeklerinizi boşa çıkarmayın. (Muhammed 47:33, Suat Yıldırım)
Kim Allah´a ve Resûl´e itaat ederse işte onlar, Allah´ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddîkler, şehidler ve salih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır! (Nisâ 4:69, Diyanet Vakfı)
Bilmezler mi ki, Allah'a ve Peygamberine kim karşı koymaya kalkışırsa, ona süreli kalacağı cehennem ateşi vardır. İşte bu, büyük rezilliktir. (Tevbe 9:63, Bayraktar Bayraklı)
De ki: Allah´a ve Resûlü´ne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez. (Âl-i İmrân 3:32, Diyanet Vakfı)