2. Bakara 36 - Adem ve şeytan
(İmamam Suyuti, Bakara Suresi 36. ayetin tefsiri)
“İbn Ebi'd-Dünyâ, Mekâyîdu'ş-Şeytan'da, İbnu'l-Münzir ve İbn Asâkir'in bildirdiğine göre Câbir b. Abdillah şöyle der:
“Âdem yere indirildiği zaman Hindistan'a indi. Başı göğe kadar yükseliyordu. Yeryüzü Âdem'in ağırlığından Rabbine şikâyette bulununca Cebbâr olan Allah Elini Âdem'in başına koydu.
Bunun üzerine onun boyu yetmiş kulaca kadar kısaldı. Yere indirildiği zaman onunla beraber hurma, turunç ve muz da indirildi. Âdem yere indirildiği zaman şöyle dedi: "Rabbim! Aramızda düşmanlık kıldığın o kuluna karşı bana yardım etmezsen onunla baş edemem."
Yüce Allah: "Doğan her çocuğuna bir melek tayin edeceğim" buyurdu. Âdem dedi ki: "Rabbim! Daha fazlasını ver.” Yüce Allah buyurdu ki: "Yapılan kötülüğe karşı bir kötülük yazar, bir iyiliğe karşı da onu 10'a veya istediğim kadarına katlarım." Âdem dedi ki: "Rabbim! Daha fazlasını ver.” Allah buyurdu ki: “Ruh bedende olduğu müddetçe, tövbe kapısı kula her zaman açık olacaktır."
İblis: "Rabbim! Kendisine cömert davrandığın kuluna karşı bana yardım etmezsen, onu yenemem" deyince, Yüce Allah: "Onun her çocuğu olduğunda senin de bir çocuğun olacak" buyurdu. İblis dedi ki: "Rabbim! Daha fazlasını ver.” Yüce Allah buyurdu ki: "Damarlarındaki kan gibi onun içinde dolaşacaksın ve kalplerinde meskenler edineceksin."İblis: "Rabbim! Daha fazlasını ver”deyince Allah: "Onlara atınla ve yürüyerek gelecek, mallarına ve çocuklarına ortak olacaksın" (İsra 64) buyurdu.” (İbn Asâkir (7/438, 439).
İbn Sa’d bildiriyor:
İbn Abbâs der ki: "Allah Âdem'i yarattığı zaman, Âdem'in başı gökyüzüne değiyordu. Allah onun boyunu altmış arşın boyunda, yedi arşın eninde oluncaya kadar kısalttı."
Taberânî, Abdullah b. Amr'dan şöyle bildirir:
"Allah, Âdem'i yeryüzüne indirdiği zaman, Hindistan'a indirdi. Âdem'in elinde Cennet ağaçlarından fidanlar vardı ve bunları yeryüzüne ekti. Âdem'in ayakları yerde, başı göklere kadar yetişiyordu ve meleklerin konuşmasını duyuyordu. Melekleri duyması yalnızlığını gideriyordu.
Âdem bir defa sıkılınca yetmiş arşın boyuna düştü. Yüce Allah ona: «Sana, meleklerin Arş'ımın etrafında tavaf ettikleri gibi etrafında tavaf edilecek bir ev indireceğim. Meleklerin, Arş'ımın etrafında namaz kıldıkları gibi onun etrafında namaz kılınacak» diye vahyetti. Âdem eve doğru geldi. Attığı her adımda ayak bastığı yerler köy, adımlarının arasındaki yerler ise geniş çöller oldu. Mekke'ye geldiğinde safa kapısından girip Kâbe'yi tavaf ederek yanında namaz kıldı, sonra Şam’a gidip orada vefat etti.” (Heysemî'nin, Mecmuu’z-Zevâid’inde (3/288) geçtiği üzere Taberânî rivayet etti ve Heysemi, ravilerin, Sahîh'in ravileri olduğunu söyledi.)
Ebu'ş-Şeyh, el-Azame’de, Mücâhid’den bildiriyor:
"Âdem yeryüzüne indirildiği zaman, vahşi hayvanlar ve yeryüzündekiler onun boyundan korktular. Bunun üzerine boyu yetmiş arşın kısaltıldı.” (Ebu’ş-Şeyh 1036).
İbn Cerîr, Tarih’te, Beyhakî, Şuabu'l-İman’da ve İbn Asâkir, İbn Abbâs’tan bildiriyor:
“Âdem, cennetten çıktığı zaman hangi şeye uğrasa kendisine surat asıyordu. Meleklere: «Onu bırakın dilediğini alsın» denildi. Yeryüzüne indiği zaman Hindistan'a indi.Oradan yürüyerek kırk defa hacca gitti.”(İbn Cerîr (1/126) Hacettiği bölümü zikretmeden, Beyhakî (3988), İbn Asâkir (7/4222) sadece son kısmı.)”
(Kaynak: Suyuti, Durrul Mensur, Cilt 1, Sayfa 247-248, Bakara 36. ayetin tefsiri)