Arap (Arab) ve Avrupa (Europa) kelimelerinin kökenleri arasında olası bir bağlantı, bazı dilbilimciler tarafından proto-Semitik köklere dayandırılan hipotezlerle tartışılmaktadır.
Bu görüşe göre, her iki terim de Semitik dillerdeki g-r-b (ereb/arab) kökünden türemiş olabilir; bu kök, "batı", "gün batımı" veya "aşağı doğru inmek" anlamlarını taşır.
Özellikle Akadca'da erebu ("aşağı doğru gitmek" veya "batı") ve Fenikece'de 'ereb (akşam, gün batımı, batı) gibi formlar, bu bağlantıyı destekleyen kanıtlardır.
Tarihi kayıtlar da bu hipotezi güçlendirir. Asur kaynaklarında, Gindibu önderliğindeki Arap kabileleri arbai olarak anılır; bu terim, proto-Semitik g-r-b'den evrilmiş olup, modern Türkçede "garp" (batı) kelimesiyle doğrudan örtüşür.
Europa'nın kökeni ise Yunan mitolojisinde Fenike prensesi Europe'a atfedilse de, bazı araştırmacılar (örneğin, Semitik etimoloji uzmanları) adın Fenikece 'ereb ile ilişkili olabileceğini öne sürer, Batı'daki geniş coğrafyayı simgeleyen bir metafor olarak.
Bu bağlantı tesadüf olmaktan ziyade, Akdeniz havzasındaki kültürel etkileşimlerin bir yansıması olabilir; zira Fenike, Akad ve Asur dilleri, erken dönem ticaret ve göç yollarında ortak bir lexicon paylaşmıştır.
Ne var ki, ana akım etimoloji (örneğin, Pokorny veya Beekes'in çalışmalarında) Europa'yı daha çok yerli Anadolu veya Hint-Avrupa kökenlere bağlar, Semitik hipotezi ise marjinal kabul eder. Yine de, g-r-b kökünün "batı" anlamındaki tutarlılığı, hipotezin dilbilimsel cazibesini korur.
Türk toplumu bağlamında bu paralellik, "Doğu-Batı sentezi" arayışına sembolik bir zemin sunar:
Arap (Doğu-Batı geçişi) ile Avrupa (Batı'nın ta kendisi), ortak bir "garp" kökünde birleşerek, kimlik ikilemini poetik biçimde yansıtır.
Bu hipotezi daha derinlemesine incelemek için öneri bir kaynak: John Huehnergard'ın An Introduction to Akkadian (2005) veya online etimoloji veritabanları gibi Proto-Semitic rekonstrüksiyonları.