3. ALİİMRAN 33-48. AYETLER - Zekeriyya a.s, Meryem validemiz ve İsa a.s
[33- İYİ DİNLEYİN! Allah, Âdem'i, Nuh'u ve İbrahim ocağı ile İmran ocağını (Âl) çağdaşları arasından özenle seçmiştir.
34- Kuşaktan kuşağa tek bir yolun yolcusudur bunlar. Allah her şeyi işitiyor, her şeyi biliyor.
35- Bir zamanlar İmran'ın eşi: "Ey Rabb'im! Ben karnımdaki çocuğu Senin hizmetine adayacağıma söz veriyorum. Benden bunu kabul et. Sen her şeyi işitiyor ve biliyorsun." demişti.
36- Fakat çocuğu doğurunca: "Ey Rabb'im, bu bir kız; halbuki erkek, kız gibi değildir." dedi. Oysa neyin hayırlı olacağını Allah daha iyi biliyordu. Sonra, "Ben onun adını Meryem koydum, onu ve neslini lanetlenmiş şeytanın şerrinden korumanı diliyorum." dedi.
37- Rabb'i onu güzel bir şekilde kabul buyurdu. Onu Zekeriya'nın himayesine vererek, nadide bir çiçek gibi büyüttü. Zekeriya ne zaman odasında onu ziyaret etse yanında yiyecekler bulur ve "Ey Meryem, bunlar sana nereden geliyor?" derdi. O da "Allah'tan." derdi. Allah, lâyık gördüğüne umulmadık yerlerden rızık verir.
(Bir rivayete göre Allah, züht ve ibadetle meşgul olan hanımlara infâkta bulunmayı seven bazı mü'minler eliyle Meryem'i rızıklandırıyordu. Bunlar, sırf hayır amacıyla Meryem'e günlük yiyecek taşıyorlardı. Zekeriyya bu yiyecekleri görünce, bunun ona, uygun olmayan bir şekilde gelmiş olmasından korktu. İşte bundan dolayı durumun aslını sordu. Meryem de, Allah'a karşı duyduğu derin sevgi ve saygıdan dolayı, "Bunlar Allah'tan" cevabını verdi. {Cübbai, Taberi})
38- Orada Zekeriya, Rabb'ine: "Ey Rabb'im. Katından bana temiz evlâtlar ihsan eyle; zira sen her duayı işitirsin" diye dua etti.
39- Zekeriya destekleşme/dayanışma toplantısındayken melekler kendisine söyle seslendiler: "Haberin olsun, Rabb'in sana iyilik, güzellik, doğruluk timsali, dürüst ve asil bir karaktere sahip, peygamberlik yaparak Allah'tan gelen sesi doğrulayacak Yahya'yı müjdeliyor."
40- Zekeriya: "Ey Rabb'im, ben yaşlı bir adamım, karım da kısır, benim nasıl oğlum olabilir?" dedi. Allah buyurdu ki: "Öyle, Allah isterse olur."
41- Zekeriya: "Rabb'im bana bir işaret göster." dedi. Allah: "İşaretin, üç gün boyunca el kol hareketleri dışında insanlarla konuşmamandır. Rabb'ini çokça an ve sabah akşam şanını yücelt." buyurdu*¹ (*¹Yani: Zekeriya, Allah'tan hamileliğin meydana geldiğine dair bir işaret veya alâmet isteyince, Allah ona, "Senin alâmetin susman, yani üç gün üç gece insanlarla konuşmayıp, her seferinde onlardan yüz çevirerek şükretmendir. Eğer bir şeye ihtiyacın olursa, bunu sadece el kol işaretler ile belirt. Bu süre içinde göreceksin ki konuşamadığın halde istediklerin yerine gelecektir" dedi. {Ebu Müslim}. Bununla anlamalısın ki, bir isteğin yerine gelmesinin türlü türlü yolları vardır. İnsanlardan ihtiyacın olan bir şeyi istemenin tek yolu konuşmak değildir. Bazen el, kol, yüz hareketleri ile de derdini anlatabilirsin. İşte bazen, yaşlı bir adamın beklenmedik bir şekilde çocuğu olması da buna benzer. İnsanlar, yaşlı erkek veya kısır kadından bir daha çocuk olamayacağını sanırlar. Böyle görmüş, böyle alışmışlardır. Oysa bazı hallerde bu mümkündür. Allah, umulmadık yerlerden imkânlar yaratır; olaylar beklenmedik, alışılmadık bir şekilde gelişebilir. Yeter ki Allah'a ve yarattıklarına yoğunlaşın. Allah'ın iş ve oluşunda, daha nice nice imkânlar saklı bulunduğunu görün... Demek ki bu ayetten, "Şu ana kadar bilebildiğimiz tabiat kanunları dışında hâlâ bilemediklerimiz, öğrenemediklerimiz, keşfedemediklerimiz olabilir. Allah'ın yaratması anlamına gelen her an bir iş ve oluş temposu, boyuna hareket halindedir. Doğrusu bize ilimden çok az şey verilmiştir. Allah'ın ilmini, denizler mürekkep, ağaçlar kalem olsa yazmakla bitirmez. Daha öğreneceğimiz çok şey var.." mesajını çıkarmamız mümkündür.)
42- Melekler şöyle demişlerdi: "Ey Meryem! Allah seni tertemiz büyüttü, seni özenle seçti ve çağdaşın kadınlar arasından öne çıkardı."
43- "Ey Meryem! Cân-ı gönülden Rabb'ine yönel, secdeye kapan ve rükû edenlerle birlikte rükû et."
44- Bunlar senin bilemeyeceğin konulardır. Biz sana onları vahyederek bildiriyoruz. Yoksa Meryem'i hangisi himayesine alacak diye kalemleriyle kur'a atarlarken de, çekişirlerken de sen yanlarında değildin.
45- Melekler: "Ey Meryem! Allah seni kendinden bir ses (Kelime)*² olacak bir çocuk ile müjdeliyor; bundan hiç şüphen olmasın. Adı, Meryemoğlu İsa Mesih! O, dünya ve ahirette saygın, Rabb'inin yakın dostlarından olacak." (*²Yahya ve İsa'ya da mecazi olarak yeryüzünde Allah'ın sesi, onun sözünü İnsanlara duyuran, onun kelamını dillendiren kişiler oldukları veya olacakları için kelimetulah deniyor. Türkçe'de "vicdanın sesi, mazlumun sesi, emeğin sesi, halkın sesi, milletin sesi" dememizdeki manayı çağrıştırır. Bu anlamda bütün elçiler, "Allah'ın yeryüzündeki sesi"dirler. İsa Peygamber devir peygamber olarak "Allah'tan bir ses"tır. Buradaki mecazi anlatım sanatını anlamadan, onu biyolojik anlamda bir ses veya ondan bir parça olarak anlamak, surenin başında dikkat çekilen müteşabih ayetlerin peşine düşmek ve onu uygunsuz bir şekilde "te'vil" etme örneğidir. Zaten surenin girişindeki te'vil konusu, özellikle Hıristiyanların işte bu şekilde te'villerine ve yanlış anlamalarına giriş mahiyetindeydi. Sure, bu konuya sık sık örnekler vererek devam ediyor...)
46- "O beşikteyken de, yetişkinken de insanlarla konuşacak;*³ iyilik, güzellik, doğruluk için çalışanlardan olacak." (*³Yani: İsa, beşikten mezara bütün ömrünü, Allah'ın sesi olmaya adayacak.)
47- Meryem: "Rabb'im, bana hiçbir erkek dokunmamışken nasıl çocuğum olur?" dedi. Allah: "Öyle, Allah istediğini yaratır. O, bir şeyi istediğinde ona yalnızca ol der, o da hemen oluverir!" buyurdu.
48- Allah, senin oğluna Kitap indirecek, bilgelik verecek, Tevrat'ın doğrularını sürdürerek İncil'i vahyedecek.]
(Yaşayan Kur'an Meali Kitabından)