97. Kadir 1. Ayet - Kadir gecesi
Kadir suresi Mekke’de 25. sırada inmiştir.
Bu sureden önce 24. sırada inmiş olan Abese suresinin 11. ayetindeki “ تذكرة öğüt [Kur’an]” ve 23. sırada inmiş olan Necm suresinin 59. ayetindeki “ الحديث hadis [Kur’an]” sözcükleri ile kastedilen de Kur’an’dır. Duhan suresinin ilk altı âyeti de kadir gecesi ile ilgilidir.
Ha - Mim. Apaçık olan Kitab´a andolsun ki, biz onu (Kur´an´ı) mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır. Katımızdan bir emirle her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Çünkü biz, Rabbinin bir rahmeti olarak peygamberler göndermekteyiz. O işitendir, bilendir. (Duhân 44:1-6, Diyanet Vakfı)
أَفَمِنْ هَٰذَا الْحَدِيثِ تَعْجَبُونَ (Necm 53:59)
Şimdi siz bu söze (Kur´an´a) mı şaşıyorsunuz? (Necm 53:59)
كَلَّا إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ (١١) فَمَنْ شَاءَ ذَكَرَهُ (١٢) فِي صُحُفٍ مُكَرَّمَةٍ (١٣) مَرْفُوعَةٍ مُطَهَّرَةٍ (١٤) بِأَيْدِي سَفَرَةٍ (١٥) كِرَامٍ بَرَرَةٍ (١٦) (Abese 80:11-16)
Hayır! Şüphesiz bunlar (âyetler), değerli ve güvenilir kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kur´an´dan) öğüt alır. (Abese 80:11-16)
وَمَا كُنْتَ تَتْلُو مِنْ قَبْلِهِ مِنْ كِتَابٍ وَلَا تَخُطُّهُ بِيَمِينِكَ ۖ إِذًا لَارْتَابَ الْمُبْطِلُونَ (Ankebût 29:48)
Ondan (Kuran'dan) önce, sen bir kitaptan (bir ilahi kelâmı) okumuş ya da onu kendi elinle yazmış değildin. Öyle olsaydı, bâtıla uyanlar kuşku duyarlardı. (Ankebût 29:48)
وَإِنَّكَ لَتُلَقَّى الْقُرْآنَ مِنْ لَدُنْ حَكِيمٍ عَلِيمٍ (Neml 6)
Şüphesiz bu Kur’an sana, hüküm ve hikmet sahibi, hakkıyla bilen Allah tarafından verilmektedir. (Neml 27:6)
وَكَذَٰلِكَ أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ رُوحًا مِنْ أَمْرِنَا ۚ مَا كُنْتَ تَدْرِي مَا الْكِتَابُ وَلَا الْإِيمَانُ وَلَٰكِنْ جَعَلْنَاهُ نُورًا نَهْدِي بِهِ مَنْ نَشَاءُ مِنْ عِبَادِنَا ۚ وَإِنَّكَ لَتَهْدِي إِلَىٰ صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ *
صِرَاطِ اللَّهِ الَّذِي لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ ۗ أَلَا إِلَى اللَّهِ تَصِيرُ الْأُمُورُ (Şûrâ 42:53)
Işte bu şekilde; sana da emrimizden bir ruhu (Kur’an’ı) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmiyordun! Ancak Biz onu, bir ışık/bir yol gösterici yaptık; onunla, kullarımızdan dileyen/doğru yol için birşeyler yapan kimseyi doğru yola iletiyoruz. Şüphesiz sen de dosdoğru bir yola götürüyorsun;
(O yol) göklerin ve yerin sahibi olan Allah´ın yoludur. Dikkat edin, bütün işler sonunda Allah´a döner. (Şûrâ 42:53-54)
وَإِنَّهُ لَتَنْزِيلُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (١٩٢) نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْأَمِينُ (١٩٣) عَلَىٰ قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ الْمُنْذِرِينَ (١٩٤) بِلِسَانٍ عَرَبِيٍّ مُبِينٍ (١٩٥) وَإِنَّهُ لَفِي زُبُرِ الْأَوَّلِينَ (١٩٦)
192. Hiç kuşkusuz Kur´an, Rabb´in tarafından indirilmiştir.
193. Onunla, güvenilir (ruh) vahiy inmiştir.
194. Senin kalbine; uyarıcılardan olman için.
195. Açık bir Arapça ile.
196. Kuşkusuz o, öncekilerin kitaplarında da vardır. (Şuarâ 26:192-196)
مَا نُنَزِّلُ الْمَلَائِكَةَ إِلَّا بِالْحَقِّ وَمَا كَانُوا إِذًا مُنْظَرِينَ (٨)
Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman onlara mühlet verilmez. (Hicr 15:8)
وَقَالُوا لَوْلَا أُنْزِلَ عَلَيْهِ مَلَكٌ ۖ وَلَوْ أَنْزَلْنَا مَلَكًا لَقُضِيَ الْأَمْرُ ثُمَّ لَا يُنْظَرُونَ (٨)
Muhammed´e (görebileceğimiz) bir melek indirilseydi ya! dediler. Eğer biz öyle bir melek indirseydik elbette iş bitirilmiş olur, artık kendilerine göz bile açtırılmazdı. (En’âm 6:8)
إِنَّ الَّذِينَ قَالُوا رَبُّنَا اللَّهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا تَتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلَائِكَةُ أَلَّا تَخَافُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَأَبْشِرُوا بِالْجَنَّةِ الَّتِي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ (٣٠) نَحْنُ أَوْلِيَاؤُكُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَفِي الْآخِرَةِ ۖ وَلَكُمْ فِيهَا مَا تَشْتَهِي أَنْفُسُكُمْ وَلَكُمْ فِيهَا مَا تَدَّعُونَ (٣١) نُزُلًا مِنْ غَفُورٍ رَحِيمٍ (٣٢)
30.Şüphesiz, Rabbimiz Allah´tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: "Korkmayın, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin!" derler.
31."Biz sizin, dünya hayatında da âhirette de dostlarınızız. Cennette sizin için nefislerinizin arzuladığı her şey var. Orada sizin için istediğiniz her şey var.
32."Gafûr ve Rahîm Allah´tan bir ikram olarak..." (Fussilet 41:30-32)
هَلْ أُنَبِّئُكُمْ عَلَىٰ مَنْ تَنَزَّلُ الشَّيَاطِينُ (٢٢١) تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ ( ٢٢٢) يُلْقُونَ السَّمْعَ وَأَكْثَرُهُمْ كَاذِبُونَ (٢٢٣)
221. Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
222. Onlar her günahkar iftiracıya iner.
223. Kulak verirler; ancak çoğu yalancıdır. (Şuarâ 26:221-223)
إِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَائِكَةِ إِنِّي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ طِينٍ (٧١) فَإِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِنْ رُوحِي فَقَعُوا لَهُ سَاجِدِينَ (٧٢)
71.Rabbin meleklere demişti ki: Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım.
72.“Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman onun için saygı ile eğilin.” (Sâd 38:71-72)
وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَائِكَةِ إِنِّي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ (٢٨) فَإِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِنْ رُوحِي فَقَعُوا لَهُ سَاجِدِينَ (٢٩)
(28-29) Hani Rabbin meleklere, “Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin” demişti. (Hicr 15:29)
ثُمَّ سَوَّاهُ وَنَفَخَ فِيهِ مِنْ رُوحِهِ ۖ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْأَبْصَارَ وَالْأَفْئِدَةَ ۚ قَلِيلًا مَا تَشْكُرُونَ (Secde 9)
Sonra ona biçim verdi, ona kendi ruhundan üfledi ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz? (Secde 32:9)
“Kadir gecesinin hangi gece olduğu hususunda ihtilâf edilmiştir. Sekiz farklı görüş ileri sürülmüştür. İbn-i Rezin Kadir gecesinin Ramazan ayının ilk gecesi olduğunu söylerken, Hasan el-Basri yirmi yedinci gecesi olduğunu söylemiştir. Enes’ten de “merfu” olarak bu gecenin yirmi dokuzuncu gece olduğu rivayet edilmiştir. Muhammed b. İshak yirmi birinci gece olduğnu; İbn-i Abbas yirmi üçüncü, İbn-i Mes’ud yirmi dördüncü, Ebu Zer el-Gıfari yirmi beşinci, Ubeyy b. Ka’b ile bir grup sahabe, ibni Abbâs, Hasan Basri ve İmam Şafi yirmi yedinci, diğer bazıları ise yirmi dokuzuncu gece olduğunu söylemişlerdir.
Kadir gecesinin hangi gece olduğunun bilinmediği herkesce malumudur. Ayrıca kutsal olan Kadir gecesinin sadece "nuzülün başladığı o ilk gece" olduğu yönünde de rivayetler vardır.
Kadir gecesinde olduğu gibi, İçine vahyin indiği bir gece bir ömre bedeldir (Kadir suresi 3.ayet). Kur'an bunun tersinina de söyler; İçinde vahyin olmadığı bir ömür bir gece kadar bereketsizdir (Krş: 17:52; 20:102-104; 23:112-113; 30:55).
Öyleyse; biz artık günahlardan temizlenecek kutsal gece bekleyişini ve arayışını bir kenara bırakıp Allah'ın her gecesini ve gündüzünü Kadir bilelim, aylık ve gecelik müslümanlığı bir kenara bırakalım ve Allah'a her gün ve gecemizde en iyi kulluğu yapmaya çalışalım.