Musa Peygamberin dili peltek miydi ?
Musa Aleyhisselam için peltek ya da kekeme idi diye bahsetmek büyük bir hatadır. O, "ulul-azm" peygamberlerdendir. Allah peygamberleri kusursuz yaratmıştır. Kuranda hz Harundan daha çok hz Musa konuşmuştur. Sadece bir yerde hz Harun "ey anamın oğlu beni sakalımdan tutma" diye konuşmuştur.
Hz. Musanın güzel konuşması için yaptığı dua kekemeden dolayı değil, sözünün daha iyi anlaşılabilmesi içindir (يفقهو قولي).
“Rabbim, gönlüme genişlik ver. İşimi bana kolaylaştır. Dilimin bağını çöz. Ki sözümü anlasınlar.” (Tâ-Hâ 27). Cenâb-ı Hak da Hazret-i Musa Aleyhisselâm’ın duâsına karşılık: “Ey Musa! İstediğin sana verildi” buyurmuştur. (Tâ-Hâ 36).
Mûsâ (a.s) nın "ya Rabbi dilimdeki bağı çöz" şeklindeki duasını, kimileri işte Onun dilinde bir kekemelik veya pelteklik vardı filan diye anlamaya çalışmışlar. Halbuki durum hiç de öyle değildir.
İnşirah-ı sadr, Allah tarafında elçilerine verilen bir güç, bir destek, bir cesarettir. Allah düşmanları karşısında yıkılmadan ayakta durabilmek, onlardan gelebilecek tehlikelere karşı sabırla göğüs gerebilmek için Mûsâ (a.s) Rabb’ine dua ederek kalbine bir dayanıklılık, bir cesaret, bir genişlilik istemişti.
Ya Rabbi işimi kolaylaştır, yüklediğin vazifemi kolay kıl. Bu risâlet görevimi, bu uyarı vazifemi kolayca icra etme imkânı ver.
Mûsâ: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti.” (Şuarâ 12,14)
- Sözümü dinleyip de aldırış etmemelerinden, bana inanmamalarından korkuyorum. Onun içindir ki göğsüm daralıyor, lisanım intikal etmiyor, yâni derdimi anlatamama endişem var. Bir de onların benim aleyhime kullanabilecekleri, beni suçlayabilecekleri bir suçum da var. Ben daha önce istemeden de olsa bir adamlarını öldürüp kaçmış birisiyim. Ben onlar nazarında suçlu birisiyim. Korkarım ki beni dinlemeyebilirler. Bunun için Ya Rabbi Harun’u da gönder! Yâni bu görevi Harun’a da ver! Benimle beraber Ona da elçilik ver.
Mûsâ (a.s) da bir suçluluk halet-i ruhîyesi var olduğu için "ya Rabbi, dilim sürçebilir, dilim dolaşabilir, onun için yanıma kardeşim Harun’u da ver" şeklinde dua etmiştir. Yâni dilinde herhangi bir rahatsızlık filan yoktur da daha önce bir adam öldürüp Mısırdan, Firavunun ülkesinden Medyen’e kaçtığı için suçluluk halet-i ruhîyesiyle "belki onlara anlatacaklarımı rahat anlatamam" diyordu.
(Besairul Kuran, Ali Küçük, Tâ-Hâ 27 tefsiri)
Dili peltek birisi namazda kıraati nasıl yapar? Eksik okuma ile namazı sahih olur mu?
Dilin peltekliği bir özürdür. Özür sahipleri ise, özürleri derecesinde mazurdur, masumdur. Özürden dolayı eksik okuma ile namaz bozulmaz.
Zuhruf 52:
اَمْ اَنَا خَيْرٌ مِنْ هٰـذَا الَّذٖى هُوَ مَهٖينٌ وَلَا يَكَادُ يُبٖينُ
51. Diyanet İşleri Meali
Firavun, kavmine seslenerek dedi ki: “Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hâlâ görmüyor musunuz?”
52. Ben, ne demek istediğini bile anlatamayan şu zavallı adamdan daha iyi değil miyim?”
Kasas 34:
وَاَخٖى هٰرُونُ هُوَ اَفْصَحُ مِنّٖى لِسَانًا فَاَرْسِلْهُ مَعِىَ رِدْءًا يُصَدِّقُنٖى اِنّٖى اَخَافُ اَنْ يُكَذِّبُونِ
Elmalılı Meali (Orijinal)
Kardeşim Harûn ise lisanca benden fesahatlidir beni tasdık eder bir muavin olmak üzere maıyyetimde ona da risalet ver. doğrusu ben beni tekzib ederler diye korkarım.
İsmail Hakkı İzmirli
33, 34. Musa dedi ki «— Yâ Rab! Ben onlardan bir kişiyi öldürmüştüm. Korkarım ki ona bedel beni öldürürler. Kardeşim Harun lisanca benden fasihtir, onu benimle beraber arka olarak gönder ki beni tasdik etsin [²] korkarım ki beni yalancı sayarlar».
[2] Şüphelere cevap versin, delilleri açık söylesin.
Muhammed Esed Meali
Ayrıca, kardeşim Harun’un konuşma tarzı benimkinden daha açık, daha düzgündür; öyleyse benim söylediklerimi [daha akıcı bir şekilde] doğrulayan bir yardımcı olarak o’nu da benimle birlikte gönder; çünkü, gerçek şu ki, beni yalanlayacaklarından korkuyorum”.
Taha 27:
وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانٖی
Mehmet Türk Meali
27,28. “Dilimdeki anlatım bozukluğunu gider,¹ ki sözümü iyi anlasınlar,”
1 Bu âyet: “Dilimden düğümü çöz,” şeklinde de tercüme edilebilir. Bu âyetle ilgili olarak bazı tefsirlerdeki; Hz. Mûsa’nın çocukken, Firavunun tacını başından alması ile ilgili anlatılanların tamamı Yahûdî kaynaklı rivâyetlerdir.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
27,28. “Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar.”
Şuara 13:
وَيَضٖيقُ صَدْرٖى وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانٖى فَاَرْسِلْ اِلٰى هٰرُونَ
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
“Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Hârûn’a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap).”
Erhan Aktaş Meali
“Göğsüm daralır, dilim dönmez;¹ onun için Hârûn'u gönder.”
1- Mûsâ daha önce karışmış olduğu cinayet olayından dolayı tedirginlik göstermektedir.
Tevrat, Çıkış, 4/10-17:
10 Musa RAB'be, “Aman, ya Rab!” dedi, “Ben kulun ne geçmişte, ne de benimle konuşmaya başladığından bu yana iyi bir konuşmacı oldum. Çünkü dili ağır, tutuk biriyim.”
11 RAB, “Kim ağız verdi insana?” dedi, “İnsanı sağır, dilsiz, görür ya da görmez yapan kim? Ben değil miyim? 12 Şimdi git! Ben konuşmana yardımcı olacağım. Ne söylemen gerektiğini sana öğreteceğim.”
13 Musa, “Aman, ya Rab!” dedi, “Ne olur, benim yerime başkasını gönder.”
14 RAB Musa'ya öfkelendi ve, “Ağabeyin Levili Harun var ya!” dedi, “Bilirim, o iyi konuşur. Hem şu anda seni karşılamaya geliyor. Seni görünce sevinecek. 15 Onunla konuş, ne söylemesi gerektiğini anlat. İkinizin konuşmasına da yardımcı olacak, ne yapacağınızı size öğreteceğim. 16 O sana sözcülük edecek, senin yerine halkla konuşacak. Sen de onun için Tanrı gibi olacaksın. 17 Bu değneği eline al, çünkü belirtileri onunla gerçekleştireceksin.”
25.11.2024 Pazartesi
Mehmet Bülbül