Recm cezası Osmanlıda 1 kere uygulandı
Osmanlı’da 1680 Yılında Bir Kereye Mahsus Uygulanan muamma Recm Cezası ve Hikayesi
Davalı Mehmet Kızı Ayşe
Davalı Robin Oğlu Mihail
Davacı Mehmed oğlu Abdullah Çelebi:
“…İstanbul’da, Aksaray yakınlarında, Muradpaşa Mahallesi’nde oturan ve bu yazılı belgenin düzenlenmesine sebep teşkil eden Mehmed oğlu Abdullah Çelebi, şer’î mahkemede hâlen eşi olan ve şahsî hüviyeti ile bilinen Mehmet kızı Ayşe’nin huzurunda davacı olarak ‘Ayşe, bu Cemâziyülevvel ayının yirmi beşinci günü öğlen vakti, adı geçen mahallede bulunan evimin dışında olan küçük odada Balatkapısı’nda oturan ve şu anda duruşmada hazır bulunan Robin oğlu Mihail adlı Yahudi ile kendi istekleri ile zina ederlerken yakalandı. Bu durumun sorulup gereğinin yapılmasını talep ederim’ diye beyanda bulunmuştur.
Mesele bunun üzerine Ayşe’ye sorulunca o da Yahudi ile adı geçen odada öğlen vakti beraber bulunduğunu ikrar, lâkin zinayı inkâr etmiş; Abdullah Çelebi’den bu durum için delil getirmesi istenmiş, o da aynı mahallede oturan güvenilir Müslümanlar’dan dört kişinin şahitliklerine başvurmuş, onlar da zikredilen gün, vakit ve yerde Ayşe’nin sırt üstü yatıp, Mihail’in de kendisiyle bilfiil ‘ke’l-mîli fi’l-mükhuleti’ yani ‘sürme çubuğunun sürmeye girdiği gibi’ zina eder halde olduğuna şahitlik etmişler ve herbiri olayı en ince ayrıntılarına kadar anlatmışlardır. Bunların da âdil ve şahitliklerinin muteber olduğuna dair mahallenin güvenilir kimselerinden 23 kişinin şahitlikleriyle adı geçen Ayşe’nin recmolunmasına hüküm verilmiş ve bu belge istek üzerine yazılmıştır. 27 Cemâziyelevvel 1091 (25 Haziran 1680).
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Ömer Menekşe - “Marife” dergisi
------------------------------------------
Bu kadar detayı dört kişinin görebileceği şekilde kendini teşhir eden bir kadının akıl sağlığı sorgulanmamış mı? Ya da şahitlerin....
Hz. Ömer devrinde, erkek kölesiyle cinsel beraberlikte bulunan hür Müslüman bir kadının, Müminun, 5-6. ayetine vurgu yapıp: “Erkeğe cariyesi helal ise bana da kölem helaldir!” demesi üzerine Halife, bu kadına bir ceza verememiş ancak kızgınlıkla (belki de hukuksal olarak ceza veremediği için) altına kaçırıncaya kadar kadına dayak atmıştır.
(Abdurrezzak, Musannef, byy., trz., VII, 209.)