Davud Peygamber ve Lir Enstrümanı
Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Dâvûd’un emrine verdik. Onların her biri Allah’a yönelmişlerdi. (Sâd 38:18-19 Diyanet Meali)
Andolsun ki biz, Davud'a kendi katımızdan bir üstünlük verdik. “Ey dağlar ve kuşlar! O Allah'ın yüceliğini terennüm ettikçe siz de edin” dedik. Ayrıca demiri onun için yumuşattık. (Sebe 34:10)
Biz hüküm vermeyi Süleyman’a kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Dâvûd ile birlikte, Allah’ı tespih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik. (Enbiyâ 21:79)
Hz. Peygamber (asm) bir gün Ebu Musa'l-Eş'ari'yi Kur'an okurken dinlemiş ve ona; "Gerçekten sana Davud peygamberin mizmarlarından biri verilmiştir." buyurmuştur. (Buhari, Fedail u'l-Kur'an 31; Müslim, Salâtu'l-Müsafirin 34; Tirmizi, Menakıb 55)
(Mizmar, aslında kaval ve ney gibi, üflenen ve ses çıkaran bir musiki aletidir. Bu hadiste "mizmar" güzel ses, ses nağmesi, ses ahengi demektir.)
Dâvut (a.s)’a dokuz adet lütuf verilmişti. Bunlar da; Peygamberlik (Nisâ: 163), Zebûr (Nisâ: 163), ilim (Neml: 15), kuvvet (Sad: 17), dağların emrine verilmesi (Sebe’: 10), bağışlanma (Sad: 25), adaletle hüküm verme (Sad: 26), demircilik ve güzel sestir.(Sebe’: 10)
"Davud" kelimesi İbranice‘de en çok sevilen kişi, göz bebeği anlamındadır.
Güzel sesle nağmeler Hz. Davud’un özel bir üstünlüğü, kuşları dahi başına toplayan bir mucizesi idi. Bu mânâ iledir ki, “Davudî ses” meşhur olmuştur. Bu güzel sanatı, İslam’da kesin olarak kınanmış bir sanat zannedenler olmuştur. Fakat bilmek gerekir ki, kınanmış olan, fasıklığa yol açan nağmelerdir. Yoksa Kur’ân okunurken, tertil (Kur’ân’ı usulüne göre okuma) ve sesini güzelleştirme emrolunan bir şeydir. Bu konuda sahih hadis kitaplarında birçok hadis vardır. Birçokları musikînin etkisini ruhanî zannederler. Böyle bir zan, ruhu hava zannetmektir. Ses bir hava titreşimi olduğu için, müziğin doğrudan doğruya verdiği etki ve heyecan, bir öpücük zevki gibi cismanî bir etkidir... Şeriat, Kur’ân okunurken ses güzelleştirilsin, makamla okunsun, ancak ifadenin metnini bozarak, mânâyı unutturarak kuru ses izleyen fasıkların bestesiyle ve nağmeleriyle değil, sözlerin tecvidini, fasihliğini bozmayarak mânâsının, belağatının incelikleriyle duyurarak şuurlu bir hayat yaşatacak olan bir seda ile okunsun ister. Bu, kırâat ilminde “Tecvid” diye tarif olunmuştur. Bu suretle biz Kur’ân okunurken Hz. Davud’un mucizesini yaşamış oluruz. Hz. Davud’un dağları boyun eğdiren, uçan kuşları durduran mucizesi de kuru bir ses oyunundan ibaret, kuru bir terennüm değil, ruhtan kopup Allah’a arz olunan tesbihler idi. (Elmalılı)
Kutsal Kitaplara göre :
Yahudi ve Hristiyan metinlerinde (Eski Ahit) Davud’un Lir (Harp) adlı bir çalgıyı ustalıkla çaldığı belirtilir. Çalgı eşliğinde ilahiler söyleyen Davud’un, müziği ruhsal bir arınma ve ibadet aracı olarak kullandığı bildirilir.
Tevrat ve Zebur’da (Hristiyanlıkta Mezmurlar Kitabı), Davud’un müzik yeteneği sıkça vurgulanır.
Davud Peygamber ve Lir
Davud Peygamber’in en bilinen enstrümanı, eski bir çalgı olan Lir'dir. Bu enstrüman, İbranice’de "kinnor" olarak adlandırılır ve Davud’un Tanrı’ya ilahiler söyleyip ibadet etmek için kullandığı bir araçtır. "Lir" Telli bir enstrüman olup, arp benzeri bir yapıya sahiptir.
Kutsal Kitaplar'da, Davud’un çaldığı müzikle Kral Saul’un ruhsal sıkıntılarını yatıştırdığı anlatılır. Müziği, manevi huzur ve sükûnetin bir aracı olarak kullanmıştır.
"Ne zaman kötü bir ruh Saul’un üzerine gelse, Davud lirini çalardı; Saul rahatlar, huzur bulur ve kötü ruh ondan uzaklaşırdı." (1. Samuel 16:23)
Davud Peygamberin müzikle ilgilenmesi, İncil'de de görülür. Süleyman Mabedi'ne çıkarken "arkasında çalmak için 4000 çalgıcısı vardı," denir.
16.03.2003
Mehmet Bülbül