94. İnşirah 5-6 - UMUMU’L-BELVA
İslâmiyet kolaylık dinidir. Bu sebeple insanlara kolaylık göstermeli, zorluk çıkarmamalıdır. Kuran'da: "Allah sizin için kolaylık ister, zorluk değil ", (el-Bakara, 2/185) buyurulur.
UMÛMÜ’L-BELVÂ (عموم البلوى)
bir musibet veya sıkıntının herkesi kapsayacak şekilde yaygın hale gelmesidir.
İslâm dini, kolaylık ve rahmet dinidir. Zarûret ve ihtiyaç hallerinde zarûretin derecesine göre hükümlerde esneklik sağlanarak bazı kolaylıklar getirmektir.
فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا (٥) إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا (٦)
Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır. (İnşirah 94:5-6)
..... Allah sizin için kolaylık ister zorluk istemez ... (Bakara 2:185)
Sen af (veya kolaylık) yolunu benimse, (İslam'a) uygun olanı (örfü) emret ve cahillerden yüz çevir. (Araf 7:199)
... Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir. (Talak 65:4)
Allah uğrunda, hakkını vererek cihad edin. O, sizi seçti; din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; babanız İbrahim´in dininde (de böyleydi). Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, O, gerek daha önceki (kitaplarda), gerekse bunda (Kur´an´da) size «müslümanlar» adını verdi. Öyle ise namazı kılın; zekâtı verin ve Allah´a sımsıkı sarılın. O, sizin mevlânızdır. Ne güzel mevlâdır, ne güzel yardımcıdır! (Hac 22:78)
يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا
“Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.”
(Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6).
Resûlullah şöyle dedi: "Siz mübâlağa ile dinde hedefe ulaşamazsınız, dini en iyi tatbik şekliniz kolaylıktır". (A. b. Hanbel, Müsned)
"Bu din kolaylıktır. Kimse (aşırı gayretle) dini geçmeye çalışmasın, (başa çıkamaz, yine de yapamadığı eksiklikleri kalır ve) galibiyet dinde kalır" buyrulmuştur." (Buhârî, İman 29).
"Amel çokluğu ile dinin istediklerini yerine getireceğinizi sanarak boşa kendinizi zora koymayın. Amelle buna ulaşılamaz. Mutlaka eksiği kalır ve ye'se düşersiniz." Nitekim hadiste: "Mü'minin niyeti amelinden hayırlıdır." (Hadisi şerif)
Dinî hükümlerle insanlara meşakkat değil, onlara hayatı kolaylaştırmayı teşvik eden âyetleri ve hadisleri dikkate alan fakihler, umûmü’l-belvâyı bir hafifletme sebebi kabul etmiştir. (el-Bakara 2/185; el-Hac 22/78) (el-Muvaṭṭaʾ, “Ḥüsnü’l-ḫuluḳ”, 1; Müsned, III, 131; V, 266; VI, 85; Buhârî, “ʿİlim”, 3; Müslim, “Cihâd”, 3)
Hz. Peygamber kedi hakkında, 'O necis değildir, etrafınızda dolaşan hayvanlardandır' diyerek (Ebû Dâvûd, “Ṭahâret”, 38; Tirmizî, “Ṭahâret”, 69) eti yenmeyen ve salyası necis olan kediyi, insanlarla devamlı bir arada bulunması ve sakınmak güç olduğundan necis hayvanlarla ilgili genel hükümden istisna etmiş, bu husus fakihlerce umûmü’l-belvânın bir örneği sayılmıştır.
Fahreddin er-Râzî umûmü’l-belvânın tercih sebebi olduğu görüşündedir.
İmam Serahsî’ye göre; “Herkesin müptelâ olduğu konularda kolaylığı aramaktır. (el-Mebsûṭ, X, 145).
İbn Teymiyye der ki; kadınlara dokunmanın abdest bozmasının umûmü’l-belvâ niteliğinde bir konudur. (Mecmûʿatü’l-fetâvâ, XXI, 135-139).
Umûmü’l-belvâya dayanarak câiz görülen çağdaş meseleler için namaz vakitlerinin belirlenmesinde takvime başvurulması, ezan okumada ses yükseltici kullanılması, Mescid-i Harâm’da üst katlarda tavaf yapılması, oruç ve hacda kolaylık amacıyla kadınların hayızı geciktirici ilâç kullanması, paketlenmiş hazır yiyeceklerin görülmeden satın alınması, telefon gibi iletişim vasıtalarıyla veya internet üzerinden alışveriş yapılması, organ nakli, davalarda parmak izi ve imza gibi karînelere dayanarak hüküm verilmesi gibi örnekler zikredilmiştir (Devserî, s. 417-510).
Geçmişte umûmü’l-belvâ sebebiyle hafifletilen fıkhî hükümler bulunduğu gibi günümüzde de özellikle gayri müslim ülkelerinde yaşayan müslümanlar için zarurete ve onun bir türü sayılan umûmü’l-belvâya dayalı hafifletici hükümler söz konusu edilebilir. Ancak hakkında kesin nas bulunan konularda sadece bu sebeple hafifletmeye gidilemeyeceği açıktır.
kaynak:TDV Ansiklopedi 'Umumül Belvâ' mad.
19.01.2024 Cuma
Mehmet Bülbül