7. Araf 172. Ayet - Kalu Bela-2
ADEMOĞULLARININ ZÜRRİYETLERİNE ŞAHİT TUTULMASI
وَاِذْ اَخَذَ رَبُّكَ مِنْ بَن۪ٓي اٰدَمَ مِنْ ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَاَشْهَدَهُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْۚ اَلَسْتُ بِرَبِّكُمْۜ قَالُوا بَلٰىۚۛ شَهِدْنَاۚۛ اَنْ تَقُولُوا يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اِنَّا كُنَّا عَنْ هٰذَا غَافِل۪ينَۙ
Hani Rabbin, Adem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahidler kılmıştı: 'Ben sizin Rabbiniz değil miyim?' (demişti de) onlar: 'Evet (Rabbimizsin), şahid olduk' demişlerdi. (Bu,) Kıyamet günü: 'Biz bundan habersizdik' dememeniz içindir. (A‘râf Suresi 172)
Zemahşeri'nin El- Keşşaf' tan alıntıdır:
" Çünkü ألست بربكم 'Ben, sizin Rabbiniz değil miyim?' kavline cevapları: قالوا بلى شهدنا ' Onlar: Şüphesiz sen bizim Rabbimizsin, bizde şahidiz, dediler' ifadesi olmuştur.
Bu, aslında TEMSİL ve hayal etme kabilinden bir anlatım tarzıdır. Bu nedenle bunun manası "Allah, onlar için RUBUBİYETİNE ve VAHDANİYETİNE dair olmak üzere, bu manada DELİLLER ortaya koydu. Buna akılları ve basiretleri- öngörüleri tanıklık etti" demektir. Çünkü Allah, kendilerine hem AKIL ve hem BASİRET vermek suretiyle, bu sayede onları adalet ile hidayeti birinden ayırt edebilme ve TEMYİZ kabiliyetini verdi. Böyle yapmakla adeta Allah, onları kendi kendilerine ŞAHİT KILDI ve onların bunu kabul etmelerini sağladı. Sonrasında da onlara "Ben sizin Rabbiniz değil miyim, dedi." Sanki onlar da Yüce Allah'a: Şüphesiz sen bizim rabbimizsin, biz de kendi nefislerimize şahidiz ve seni Vahdaniyetini, birliğini de ikrar ettik, dediler.
Aslında Yüce Allah'ın, Resul'ünün kelamı içinde ve aynı zamanda Arap toplumundaki kullanımda bu TEMSİL- ÖRNEKLENDİRME ile anlatım olayı çok geniş bir kapıdır, alandır. Bunun benzeri Rabbimizin şu kavlidir:
"فَقَالَ لَهَا وَلِلْاَرْضِ ائْتِيَا طَوْعاً اَوْ كَرْهاًۜ قَالَـتَٓا اَتَيْنَا طَٓائِع۪ينَ"
" Semaya ve yerküreye: İsteyerek veya istemeyerek, gelin, dedi. İkisi de 'İsteyerek geldik' dediler." buyurdu.( Fussilet, 41/11)