7. Araf 40. Ayet - Deve mi halat mı
إِنَّ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَا لَا تُفَتَّحُ لَهُمْ أَبْوَابُ السَّمَاءِ وَلَا يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّىٰ يَلِجَ الْجَمَلُ فِي سَمِّ الْخِيَاطِ ۚ وَكَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُجْرِمِينَ
(A’râf 7:40)
Elbette âyetlerimizi tekzib eden ve onlara imanı kibirlerine yediremiyen kimselere Semanın kapıları açılmaz ve cemel iğnenin deliğinden geçinceye kadar onlar Cennete girmezler, işte mücrimleri biz böyle cezâlandırırız (A’râf 7:40, Elmalılı H. Yazır)
Âyette geçen "hattâ yelice’l cemelü fî semmi’l hıyât" ibâresindeki cml kelimesi cemel (deve) olarak okunmuş ve bu okunuşa istinaden deve olarak çevrilmiştir.
Ahter-i Kebir isimli sözlükte Cümmel kelimesi “gemilerin kalın halatı” anlamına geliyor. Ahter-i Kebir’de yazıldığına göre İlk müfessirlerden, sahabi İbn-i Abbas âyetteki bu kelimeyi cümmel (halat) olarak okumuştur.{1}
Cemil Meriç’e ve de bazı mufessirlere göre bu anlam tercih edilmiştir.
İbn-i Kesir, bu ayetle ilgili tefsirinde bu kelimeyi değişik şekilde okuyan âlimlerle ilgili bilgiler veriyor: “ Ali b. Ebî Talha ve El- Ûfî isimli âlimlerin İbn-i Abbas’tan, yine Mücâhid ve İkrime’nin de İbn-i Abbas’tan rivayet ettiklerine göre, İbn-i Abbas, el-cemel kelimesini kalın urgan anlamıyla el-cümmel okumuştu. Said b. Cübeyr de bunu tercih etmiştir.”[2]
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır da tefsirinde bu konuya değiniyor ve meâli “deve (veya halat) iğnenin deliğinden geçinceye kadar..” şeklinde, kelimenin iki manasını da zikrederek veriyor ve bu kelimenin cümmel (halat) olarak da okunduğunu, bazı tefsircilerin halatı tercih ettiğini, fakat mânâ olarak deve’nin daha uygun olduğunu söyleyerek deve kelimesini tercih ettiğini söylüyor.[3]
Bir komisyonca Türkçe olarak Medine’de basılan Kur’an meâlinde Yazarlar âyetin mealindeki mezkur kelimeyi deve olarak çeviriyorlar, fakat dipnotta şöyle yazmışlar "Meşhur olmayan kıraatlere göre kimileri bu kelimeyi deve olarak değil, kalın ip olarak tercüme etmişlerdir. Fakat onlar umumun kıraatine uyarak bu kelimeyi deve diye tercüme etmeyi yeğlemişlerdir" [4]
Hatta incilde de buna benzer bir tabir vardır : “Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Allah’ın melekûtuna girmesinden daha kolaydır”.
Cemil Meriç'e göre Matta İncili’nde geçen bu ayette "devenin iğne deliğinden geçmesi tabiri" yanlış tercüme edilmiştir. “Mütercim, Yunanca kamelos (deve) ile kamilos (halat) kelimelerini karıştırmıştır.'' Yani iğnenin deliğinden geçecek deve değil, halattır! [5]
Yunanca deve (kamelos) kelimesiyle halat (kamilos) kelimelerinin aynı kökten gelmeleri gibi, aynıyla Arapça deve (cemel) kelimesiyle halat (cümmel) kelimelerinin de aynı kökten gelmeleri, daha doğrusu yazılış olarak birbirlerine çok benzemeleri de çok ilginçtir.
[1] Ahter-i Kebir, Matbaa-i Amire, Dersaadet 1322, s. 272.
[2] İbn-i Kesir, Tefsirü’l Kur’an-ı Azim, Beyrut 1984, II. Cilt, s. 214.
[3] Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, Azim Dağıtım, İstanbul, Cilt 4, s. 37,39.
[4] Kur’an-ı Kerim ve Türkçe Açıklamalı Tercümesi, ( Hazırlayanlar: Ali Özek, Hayrettin Karaman, Ali Turgut, Mustafa Çağırıcı, İbrahim Kafi Dönmez, Sadrettin Gümüş), Cidde,1987, s. 154.
[5] Meriç, Cemil, Umrandan Uygarlığa, İletişim Yay. , İstanbul 1996, s. 339.