4. Nisa 59 - Rasule itaat
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ وَأُولِي الْأَمْرِ مِنْكُمْ ۖ فَإِنْ تَنَازَعْتُمْ فِي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى اللَّهِ وَالرَّسُولِ إِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ ۚ ذَٰلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلًا (٥٩)
Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir. (Nisâ 4:59, Diyanet İşleri)
-----------------------------------------------
Ey inanıp güvenenler! Allah'a gönüllü olarak boyun eğin, Resulüne[1*] gönüllü olarak boyun eğin[2*] ve sizden olan yetkililere de. Herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz onu, Allah’a ve resulüne /elçisinin getirdiği ayetlere[3*] götürün. Allah’a ve ahiret gününe inanıp güveniyorsanız böyle yaparsınız. Böylesi hayırlı olur ve en güzel sonucu verir.
[1*] Resul (رسول), “birine gönderilen söz” anlamına geldiği gibi o sözü iletmek için gönderilen elçi anlamına da gelir (Müfredat). Allah’ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur’an’da geçen (resulullah = رسول اللّه) ve (er-Resul = الرسول) sözlerinde asıl vurgu ayetleredir. Uhud savaşında nebîmizin öldüğüne dair haberlerin yayılması üzerine şu ayet inmişti: “Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?” (Al-i İmrân 3/144) Allah’ın son resulü öldüğü için bizim muhatabımız olan resul, sadece Kur’an’dır. Resul kelimesine “resulün /elçinin getirdiği” meali bunun için verilmiştir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Resullere apaçık tebliğden başka ne düşer?" (Nahl 16/35) "Ey Resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et, bunu yapmazsan onun resullüğünü yapmamış olursun" (Maide 5/67)
[2*] Nisa 4/80.
[3*] “Herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz onu, Allah’a ve resulüne götürün.” demek, “Çözümü Kur’an’da arayın.” demektir (Maide 5/48-50, Nur 24/54, Şura 42/9-10). Çünkü dinin tek kaynağı Kur’an’dır. Resulün görevi Kur’an’ı tebliğ etmek olduğu için (Al-i İmran 3/20, Maide 5/67,92,99, Ra’d 13/30, Nahl 16/82, Nur 24/54, Ankebut 29/18, Şûra 42/48, Tegabun 64/12), resule itaat onun tebliğ ettiği Kur’an’a itaattir (Nisa 4/80). Aksi takdirde Allah ile resullerinin arası ayrılmış ve yeni bir din uydurulmuş olur (Nisa 4/150-152). Bugün Müslümanlar, Bakara 2/104. âyete aykırı olarak halka raiyye /sürü derler.Nebîmize de şöyle bir söz mâl ederek yöneticileri tanrı yaparlar: “Bana itaat eden Allah’a itaat etmiş olur. Bana isyan eden Allah’a isyan etmiş olur. Emire (yetkiliye) itaat eden bana itaat etmiş olur. Emire isyan eden bana isyan etmiş olur. İmam (devlet başkanı) kalkandır; arkasında savaşılır ve onunla korunma sağlanır. Allah’ta karşı yanlış yapmaktan sakınmayi emreder ve adil olursa sevap kazanır. Farklı emir verirse günahı kendinedir” (Buhari, Cihad, 109). Uydurma olduğu açık olan bu rivayet ile Müslümanlar, yöneticilerin kulu yapılmıştır. Oysa kulluk sadece Allah’a, itaat ise Allah’a ve Allah’ın emrine uygun hareket ettiği açıkça belli olan yöneticiye yapılır.
Süleymaniye Vakfı Meali
-----------------------------------------------
Kim Allah´a ve Resûl´e itaat ederse işte onlar, Allah´ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddîkler, şehidler ve salih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır! (Nisâ 4:69, Diyanet Vakfı)
Sana gelen iyilik Allah´tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir. Seni insanlara elçi gönderdik; şahit olarak da Allah yeter. Kim Resûl´e itaat ederse Allah´a itaat etmiş olur. Yüz çevirene gelince, seni onların başına bekçi göndermedik! (Nisâ 4:79-80, Di. Vakfı)
Allah´ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitab´ı hak ile indirdik; hainlerden taraf olma! (Nisâ 4:105, Diyanet Vakfı)
(De ki): Allah´dan başka bir hakem mi arayacağım? Halbuki size Kitab´ı açık olarak indiren O´dur. Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, Kur´an´ın gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma! (En’âm 6:114, Diyanet Vakfı)
02.01.2023