42. Şura 19. Ayet - Latif olan Allah
اللَّهُ لَطِيفٌ بِعِبَادِهِ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ ۖ وَهُوَ الْقَوِيُّ الْعَزِيزُ (Şûrâ 42:19)
Allah kullarına lütufkârdır, dilediğini rızıklandırır. O kuvvetlidir, güçlüdür. (Şûrâ 42:19, Diyanet Vakfı)
مَنْ كَانَ يُرِيدُ حَرْثَ الْآخِرَةِ نَزِدْ لَهُ فِي حَرْثِهِ ۖ وَمَنْ كَانَ يُرِيدُ حَرْثَ الدُّنْيَا نُؤْتِهِ مِنْهَا وَمَا لَهُ فِي الْآخِرَةِ مِنْ نَصِيبٍ (Şûrâ 42:20)
Kim ahiret kazancını istiyorsa, onun kazancını arttırırız. Kim de dünya kârını istiyorsa ona da dünyadan bir şeyler veririz. Fakat onun ahirette bir nasibi olmaz. (Şûrâ 42:20, Diyanet Vakfı)
Şûrâ suresinin 19.ayetinde Allah kullarına çok "latif" olduğunu bildirir.
..... İman edip iyi işler yapanlar cennet bahçelerindedirler. Rablerinin yanında onlara diledikleri her şey vardır. İşte büyük lütuf budur. (Şûrâ 42:22)
23.ayette kullarına müjdelediği "büyük lütuf" 22.ayettekilerdir.
ذَٰلِكَ الَّذِي يُبَشِّرُ اللَّهُ عِبَادَهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ۗ قُلْ لَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا إِلَّا الْمَوَدَّةَ فِي الْقُرْبَىٰ ۗ وَمَنْ يَقْتَرِفْ حَسَنَةً نَزِدْ لَهُ فِيهَا حُسْنًا ۚ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ شَكُورٌ (Şûrâ 42:23)
Allâh´ın, inanan ve iyi işler yapan kullarını müjdelediği (büyük lutuf). De ki: Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ancak (Allah´a) yaklaşmayı arzu ediyorum. Kim bir iyilik yaparsa onun iyiliğini artırırız. Şüphesiz Allâh bağışlayan, (iyiliğe) karşılık verendir. (Şûrâ 42:23, Süleyman Ateş)
LATİF :
Sözlük manası : "zarif, ince, sevecen, hoş, nazik, samimi, güzel, yumuşak huylu, kibar, iyi kalpli, cana yakın, güler yüzlü, sıcak, iyi huylu, lütufkar, ince zekası olan, sakin, hatırşinas".
Latif kelimesi Allah için kullanıldığında :
* “Azı kabul eden, buna karşılık pek çok ihsan ve lütüflarda bulunan”
* “Kalbi kırık olanın kalbini onaran, zor şeyleri kolaylaştıran”
* “Adaletinden başka bir şeyinden korkulmayan, lütfundan başkasına da ümit bağlanılmayan”
* “Kuluna gayretinden fazla nimet ihsan eden”
* “Kulunu ancak takatine göre itaat ile mükellef kılan”
* “Yapılan hizmete yardımcı olan ve övgüyü çokça yapan”
* “Kendisine isyan edenleri cezalandırmakta acele etmeyen, kendisine bağlanan umutları boşa çıkarmayan”
* “Dilekte bulunan kimseyi geri çevirmeyen, kendisinden ümit edenleri de teselli eden”
* “Yanılan kimseleri affeden”
* “Kendi kendine acımayan kimselere dahi merhamet eden”
Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki rızık açısından Allah'a bağımlı olmasın. Zira O, her canlının konup eğleşeceği yeri de göçüp yerleşeceği yeri de iyi bilir: Bütün bunlar kesinlikle bir kitapta yasayla kayıt altına alınmıştır. (Hûd 11:6)
Allah´ın nimetini saymaya kalksanız, onu sayamazsınız. Hakikaten Allah çok bağışlayan, pek esirgeyendir. (Nahl 18)