Şakk-ı Sadr Miraç Mucize
📚ÇİZEREK OKUDUKLARIM-6📝 SEVGİLİ RESÛLÜMÜZÜN KALBİNİ ÇAMAŞIR(!) GİBİ YIKAYIP, İÇLİ KÖFTE(!) GİBİ İMAN DOLDURAN UYDURMA RİVAYET; ŞAKK-I SADR
🌺"Rivayetlerin bir kısmında(Şakk-ı Sadr/Göğsünün açılarak temizlenmesi rivayeti) Hz.Muhammed
-3-4 yaşındayken sütannesinin yanında,
-10 yaşında çobanlık yaparken,
-Risalete tanıştığı sırada ve
-Miraç hadisesinin hemen öncesinde yaşandığına dair(4 ayrı) anlatılar bulunmaktadır;
🌺 Resulullah süt annesi ve süt kardeşi ile birlikte çobanlık yaparken süt kardeşiyle birlikte biraz uzakta oynuyordu. O sırada beyaz elbiseli iki adam gelerek Resulullah'ın karnını yarıp kalbini çıkarmış ve yıkayıp temizledikten sonra tekrar yerine yerleştirilmişti.(İbn Hişam,I,108)
🌺 İbn Ebi Şeybe'de yer alan Enes b.Malik isnadlı rivayete göre ise; "Peygamberimiz çocuk yaşta arkadaşı ile oynarken Cebrail gelip onu uzaklaştırmış, ardından da kalbini yarıp içinden bir pıhtı çıkarmıştır. Hatta 'bu şeytanın sendeki payıdır' demiştir. Ayrıca Rasuli Ekrem'in kalbini, içinde zemzem suyu bulunan altın tas'ta yıkadıktan sonra yerine yerleştirmiş ve aldığı yere getirmiştir...Bu rivayette ayrıca Enes b.Malik in Hz.Peygamberin göğsündeki yara izini gördüğünden söz edilerek, olay maddi bir operasyon olarak sunulmuştur.(İbn Ebi Şeybe, el musannef-ul li İbn Ebi Şeybe, XX, 235/İbn İshak 27/İbn Hişam I.106)
🌺 Bir seferinde Ebu Hureyre Resulü Ekrem'e şu soruyu sordu; 'Ey Allah'ın resulü! Nübüvvet konusuyla ilgili ilk gördüğün şey nedir?' Resulullah doğrularak dedi ki 'Ey Ebu Hureyre! Doğrusu ben 10 yaşından birkaç ay almışken çöle doğru gitmiştim. Başımın üstünde bir konuşma duydum, bir adam diğerine 'Bu O mu?' diye soruyordu. Adam 'evet' deyince öndeki karşıma dikildi. Hiç bir yaratıkla görmediğim bir çehre ve hiçbir yaratıkta bulmadığım bir ruh ve yine hiçbir yerde görmediğim elbiseleri vardı. Yürüyerek bana doğru geldiler. Her birisi bir ayağımı tuttu, ancak ben tuttuklarının farkında değildim. Birisi arkadaşına dedi ki 'yatır'. Beni nazik bir şekilde yatırdılar. Birisi diğerine dedi ki 'Göğsünü yar!'. İki kişiden birisi göğsüme uzandı ve kan akmaksızın ve ağrı duymaksızın göğsümü yardı. Adam dedi ki 'İçindeki kin ve hasedi çıkar'. O da pıhtı şeklinde bir şey çıkardı ve tutup attı. Daha sonra adam diyor ne dedi ki 'merhamet ve şefkat yerleştir'. Bir de baktım ki gümüşe benzer bir şey çıkardı. Sonra benim sağ ayağımın baş parmağını sallayıp 'sağ salim bir şekilde kalk' dedi. Ben, böylece küçüğe şevkat, büyüğe merhamet dolu olarak kalkıp koştum(İbn Kesir,Tefsir, XV,8506)
🌺Ebuzer, Resuli Ekrem'e 'peygamber olduğunu ilk kez nasıl öğrendiğini' sorunca o şu olayı anlatmıştır; 'Mekke Dağları arasında bir yerdeyken yanıma iki melek geldi birisi diğerine 'bu o mudur?' diye sordu, arkadaşı 'evet' deyince diğeri ona 'o halde ağırlığını anlamak için onu bir kişi ile tart' dedi. Beni tarttı ondan ağır gelince bu sefer '10 kişiyle tart' dedi. Ben 10 kişiden de ağır geldim, hatta terazinin diğer gözündekiler üzerime yuvarlandılar. Bu sefer diğeri arkadaşına 'onu bütün milleti ile tartsan bile yine onlardan ağır gelir' dedi. Daha sonra birisi diğerine 'göğsünü yar ve kalbini şeytani kötülük ve arzulardan temizle' dedi. Bu emir üzerine göğsümü yardı, sonra biri diğerine 'göğsünü ve kalbini tabak veya çarşaf yıkar gibi yıka' dedi. Bundan sonra sekineyi(kalp rahatlığı, sükûnet) getirdi. O tıpkı beyaz kedinin yüzü gibiydi, onu kalbime soktu, sonra arkadaşına 'göğsünü dik' dedi, ikisi birlikte göğsümü diktiler. Halen mevcut olan mührü de iki kürek kemiğinin arasına yerleştirdiler (Taberi,II.,209/Tayalisî,III.,125)
🌺Şerik b.Abdillah dedi ki ben Enes bin malikten İsra gecesi Resulullah'ın Kabe mescidinden yürütüldüğünü şöyle duymuştum: 'Vahiy gelmeden önce Resulullah Mescid-i Haram'da uyuyorken kendisine 3 kişi geldi, gelenlerin önündeki 'o hangisidir?' diye sordu. Diğeri 'onların ortasındaki dir ve o onların hayırlısıdır' dedi. Gelen 3 kişinin sonuncusu 'uyumakta olan 3 kişinin hayırlısını alın' dedi. O gece de bu hadise vuku bulmuştu...Nihayet onlar peygamberin gözü uyuyup kalbinin gördüğü bir başka gece yine geldiler, peygamberin gözü uyuyor ancak kalbi uyumuyordu. Bütün peygamberlerin gözleri uyur ancak kalpleri uyumaz. Gelen 3 kişi peygamberle hiç konuşmadılar ve onu Zemzem kuyusunun yanına götürdüler. Peygamberin işini onlardan Cebrail üzerine aldı.Cebrail onun gözüyle gerdanı arasını yardı. Göğsünü ve içini yarmayı bitirince, zemzem suyu ile yıkayıp onu tertemiz yaptı. Sonra içi iman ve hikmet dolu altın bir kap getirildi. Cebrail, peygamberin göğsünü ve boğazının içindeki etleri yani boğazındaki damarları bununla doldurdu ve gözünü kapattı.(Buhari Tevhid 37 Müslim İman 260)
🌺 Bu yorumların bir uzantısı olarak risaletten sonra da Şakk-ı Sadr hadisesinin yaşandığına dair görüşler dile getirilmiştir. Böylece birden çok Miraç olayının vuku bulup bulmadığı meselesi ulema arasında tartışılırken, aynı zamanda birden çok Şakk-ı Sadr hadisesinin yaşandığına dair görüşler ileri sürülmüştür.(İbn Kesir Tefsir,9IX,46-50)
🌺Böylece Risalet öncesine ait olan Şakk-ı Sadr anlatısı ile risaletten yaklaşık 10 yıl sonra vuku bulduğu varsayılan (hiç alâkası olmadığı halde)Miraç anlatıları ile birleştirilmiştir.
🌺Şakk-ı Sadr hadisesiyle Miraca dair rivayetlerin birbirine karıştırılması ve bir arada sunulmasının arka planındaki en önemli unsur, bize göre kadim İran kültüründe var olan benzer anlatılardır. Örneğin tıpkı Resulü Ekrem'in yaşadığı iddia edilen Miraç hadisesi gibi Zerdüşt'ün de benzer bir Miraç tecrübesi yaşadığı ve o sırada melekler tarafından göğsünün yarılıp kalbinin temizlendiğinden bahsedilir.(Zerdüştlüğün kutsal kitabı Avesta'nın bir bölümü olan) Gatalarda yer alan anlatı aynen şöyledir:
'Zerdüşt 30 yaşında peygamber oldu. Adamlarından bir kısmını yerini alarak Belh'e gitti. Bu seferinde Vaitya Nehri'ni yürüyerek geçti ve o nehrin bir ayağı olan Avitak suyu kenarında halvete çekilip ibâdetle meşgûl oldu. İbadetinin 45.günü bir gece sabaha karşı Miraç'a çıktı ve ruhani yükselmenin sonuna erişti. Yine bu suyun kenarında (Vohumena=Behmen/bir melek) nazil oldu ve dünyaya ait her şeyden el çekmesini tembihledi ve onu cennete götürdü. Diğer (Feriştehler=Melekler) Zerdüşt'ün yanına geldiler ve ona hürmet ettiler. Sonra Zerdüşt,(tanrısı) Ahura Mazda'nın huzuruna çıktı ve dininin hükümlerini öğrendi. Ahura onu yıldızların ve feleklerin seyrinden haberdar etti. Cennet ve Cehennemi gösterdi ve evvelin vel ahirin ilmini ona öğretti. Feriştehler Zerdüşt'ün göğsüne erimiş tunç döktüler, karnını yardılar, içindekileri çıkarıp temizlediler, yine yerli yerine koydular. Ahura Zerdüşt'e halkı dinine davet etmesini emretti.(Gatalar, Zerdüşt'ün Öz Şiiri Avesta'nın Manzum Lirik Parçaları,Ali Nihat Tarlan,İstanbul,1935, s XII)
➡️Prof.Dr.İsrafil BALCI, Hz.Peygamber ve Mucize,Syf. 239-245