33. Ahzab 69. Ayet - Musa'ya yapilan eziyetler
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَكُونُوا كَالَّذِينَ آذَوْا مُوسَىٰ فَبَرَّأَهُ اللَّهُ مِمَّا قَالُوا ۚ وَكَانَ عِنْدَ اللَّهِ وَجِيهًا
Siz ey imana ermiş olanlar! Musa'ya eziyet eden (İsrailoğulları) gibi olmayın; (unutmayın ki) Allah, (onu kendisine karşı veya kendisi hakkında) ileri sürdükleri iddialardan temize çıkardı çünkü o, Allah katında büyük şeref ve itibar sahibiydi. (Ahzâb 33:69, Muhammed Esed)
İsrailoğuiları Hz. Musa hakkında bir takım dedikodular yaparak ona eziyet etmişlerdir. Bu dedikoduları, onun hakkında "Fıtıklı" Alaca hastalığına yakalanmış" veya "Kardeşi Harunun katili" gibi sözler söylemeleridir.
Taberi tefsirinden :
& Hz. AIi(r.a.) bu âyet-i izah ederken şöyle demiştir: "Musa ile Harun birlikte dağa çıkmışlar Harun orada vefat etmiştir. İsrailoğulları Musa'ya : "Onu sen öldürdün. O, bizi senden daha çok seviyor ve bize senden daha yumuşak davranıyordu." dediler. Ve böylece Musa'ya eziyet etmiş oldular. Allah, Meleklerine emrederek Harun'u getirtti, İsrailoğullarına gösterdi. Melekler Harun'un kendiliğinden öldüğünü bildirdiler. Böylece Allah, Hz. Musayı onların iftiralarından kurtardı.
Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 6/524-526.
& Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki:
"İsrailoğulları, çıplak olarak yıkanır ve birbirlerinin edep yerlerine bakarlardı. Hz. Musa ise bunlardan uzak durur ve tek başına yıkanırdı. Bu sebeple İsrailoğulları aralarında şöyle derlerdi. "Vallahi Musa'nın bizim aramızda yıkanmasına engel olan şey onun yumurtalarında fıtık olmasıdır. "Bir defasında Musa yine yıkanmaya gitmiş, çıkardığı elbiselerini de bir taşın üzerine koymuştu. Taş, Musanın elbisesini alıp kaçmaya başladı. Musa, taşın peşinden hızla koşarak: "Taş elbisemi bırak. Taş elbisemi bırak." diye bağırıyordu. İsrailoğulları Musa'ya bakıp onu çıplak bir vaziyette gördüler ve "Vallahi Musa'da birşey (hastalık) yokmuş, "dediler. Bunun üzerine taş durdu. Musa elbiselerini aldı ve taşı dövmeye başladı.
Müslim, K. Fudail, sayfa: 155 , Hadis No: 339