52. Tur 1-8 - Tur Sina Tuva
Tûr´a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab´a, Beyt-i Ma´mûr´a, yükseltilmiş tavana, dolu denize andolsun ki, Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur. (Tûr 52:1-8)
İncire, zeytine, Turu Sina'ya ve şu emîn beldeye yemin ederim ki, biz insanı en güzel biçimde yarattık. (Tîn 95:1-4)
Kitap’ta, Mûsâ’yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resûl, bir nebî idi. (Meryem 19:51, Diyanet İşleri)
Ona Tûr´un sağ tarafından seslendik. Onu, fısıldaşan kimse kadar yaklaştırdık. (Meryem 19:52)
(Ya Muhammed) Sen, Mûsâ'ya seslendiğimiz zaman, Tûr'un yanında da değildin. Senden önce kendilerine uyarıcı gelmeyen bir toplumu uyarman için Rabbinden bir rahmet olarak gönderildin; belki düşünürler. Kasas 46
Mûsa süreyi bitirip ailesiyle yola çıkınca, Tûr tarafından bir ateş fark etti. Ailesine dedi ki: "Bekleyin, bir ateş fark ettim. Belki ondan size bir haber getiririm, belki bir ateş koru getiririm de ısınırsınız." (Kasas 28:29)
Fakat oraya varınca, o bereketli mevkide, vadinin sağ yamacındaki ağaç (yönü)nden kendisine Ey Musa! Benim... Ben, Alemlerin Rabbi olan Allah! diye seslenildi. (Kasas 28:30)
Şüphesiz ben, Ben senin Rabbinim! (فاخلع نعليك) Nalınlarını çıkart (Kolları sıva, sana ayakbağı olan, seni yolundan alıkoyan, sana yük olan şeylerden kurtul) çünkü sen mukaddes vadide Tuvâ’dasın. Tâ Hâ 20:12
Kutsal vâdi Tuvâ´da Rabbi ona şöyle seslenmişti. Firavun´a git! Çünkü o çok azdı. (Nâzi’ât 79:16-17, Diyanet Vakfı)
Musa tayin ettiğimiz vakitte (Tûr´a) gelip de Rabbi onunla konuşunca «Rabbim! Bana (kendini) göster; seni göreyim!» dedi. (Rabbi): «Sen beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak, eğer o yerinde durabilirse sen de beni göreceksin!» buyurdu. Rabbi o dağa tecelli edince onu paramparça etti, Musa da baygın düştü. Ayılınca dedi ki: Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, sana tevbe ettim. Ben inananların ilkiyim. (A’râf 7:143, Diyanet Vakfı)
-Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tûr’un sağ tarafını size vaadettik. Size kudret helvası ve bıldırcın indirdik. (Tâ Hâ 20:80)
Tûr-i Sînâ'da da bir ağaç daha meydana getirdik ki, bu ağaç hem yağ, hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri zeytin verir. (Mü’minûn 23:20)
Hani üzerinize Tur dağını kaldırıp sizden söz almıştık: "Size verdiğim emirlere sıkıca sarılın ve dinleyin." Fakat "Dinledik ve karşı geldik," dediler. İnkarlarından dolayı kalpleri buzağı ile kandı. De ki: "İnanmışsanız, inancınız size ne de kötü yön veriyor!"(Bakara 93)
Bir zamanlar dağı İsrailoğullarının üzerine gölge gibi kaldırdık da üstlerine düşecek sandılar. Size verdiğim (Kitabı) kuvvetle tutun ve içinde olanı hatırlayın ki korunasınız» dedik. (A’râf 7:171)
Söz vermeleri için Tûr´u üzerlerine kaldırdık ve onlara: Secde ederek kapıdan girin! dedik. Ve onlara: Cumartesi(yasakları)nı çiğnemeyin! dedik. Ve onlardan sağlam bir söz aldık. (Nisâ 4:154, Süleyman Ateş)
Böylece, taahhütlerini çiğnedikleri, Allahın mesajlarını reddettikleri, peygamberleri haksız yere öldürdükleri ve Kalplerimiz zaten bilgi ile doludur diye böbürlendikleri için (onları cezalandırdık), hayır, aslında Allah, hakikati inkar etmelerinden dolayı onların kalplerini mühürlemiştir ve (şimdi) artık çok az şeye inanırlar; (Nisâ 4:155, Muhammed Esed)
ve hakikati inkar ettikleri ve Meryeme korkunç bir iftira attıkları için (Nisâ156)
Biz Allâh´ın elçisi, Meryem oğlu Îsâ Mesih´i öldürdük! demelerinden ötürü (belâlara uğradılar)..... (Nisâ 4:157)
Tûr Dağı, Mûsâ Dağı veya Harea Dağı olarak da bilinir. Mısır’da Sina Yarım adasında ve Kızıldeniz’in kuzeyinde Tuva vadisinde yer alır. Yüksekliği 2285 metredir. Kur’ân-ı Kerimde Tûr Dağı olarak geçer. Bu dağ Hz. Mûsâ’ya Tevrat’ın indirildiği yerdir. Süryanice tûr, “dağ” anlamına gelir.
Tevrat Cıkış 3,1-6 Musa nın Çağrısı:
Musa ,Midyan kahini olan kaynatası Yetro nun sürüsünü otlatıyordu.Sürüyü çölün öte yanına götürdü ve Allah ın dağına , Horebe geldi.Rabbin meleği bir çalının ortasından fışkıran ateşten bir alev şeklinde ona göründü.Musa baktı, çalı tamamen ateş içinde idi; fakat çalı yanıp yok olmuyordu.O vakit Musa şöyle dedi: Bu garip manzarayı görmek ve çalının neden yanıp yok olmadığını görmek içın yolumdan döneceğim.Rab , onun bakmak için döndüğünü gördü ve çalının ortasından Allah onu çağırıp : Musa! Musa! dedi.O da : "İşte burdayım!" diye cevap verdi.Allah şöyle dedi: Buraya yaklaşma , pabuçlarını ayaklarından çıkar.Çünki üzerinde durduğun yer , kutsal bir topraktır.Ve şöyle ekledi: Ben senin babanın Allahı, İbranilerin Allahı, İshakın Allahı,ve Yakup un Allah ıyım.O vakit Musa yüzünü örttü, çünki Allah'a bakmaktan korkuyordu.....Kuran Ta -Ha suresi Ayet 9-13: Musa nın haberi sana ulaştımı? Hani o bir ateş görmüştüde , ailesine: "Durun! Ben bir ateş görüyorum.Ya ondan size bir kor getiririm, yahut ateşin başında birine rastlarım da yol ögrenirim" demişti.Musa, ateşe doğru gidince ona seslenildi: "Ey Musa!" Şüphe yokki, ben senin Rabbinim.Ayakkabılarını çıkar.Çunki sen kutsal vadi olan Tüvâ'dasın.Ben seni seçtim.Vahyedilenleri dinle.Şüphe yokki , ben Allah'ım.Benden başka tapacak yoktur.Ancak bana kulluk et.Beni anmak icin namaz kıl.