Bedir Muharebesi
اِذْ تَسْتَغ۪يثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ اَنّ۪ي مُمِدُّكُمْ بِاَلْفٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُرْدِف۪ينَ
Hatırlayın ki; siz Rabbinizden yardım dilerken, Rabbiniz duanızı kabul etti. “Ben, size takipçi olan bin melek ile yardım ederim” dedi. (Enfal 8:9)
اِذْ تَقُولُ لِلْمُؤْمِنٖينَ اَلَنْ يَكْفِيَكُمْ اَنْ يُمِدَّ كُمْ رَبُّكُمْ بِثَلٰثَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُنْزَلٖينَؕ ﴿١٢٤
بَلٰٓىۙ اِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا وَيَأْتُوكُمْ مِنْ فَوْرِهِمْ هٰذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُمْ بِخَمْسَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُسَوِّمٖينَ ﴿١٢٥
124,125. O zaman sen, Müslümanlara: “Rabbinizin sizi, katından indirilen üç bin melekle¹ takviye etmesi, sizin için yeterli değil mi? Eğer sabreder ve Allah’tan hakkıyla sakınırsanız, tabiî ki yeterli! Buna rağmen (düşmanlarınız) size şu anda ansızın saldırsalar (bile) Rabbiniz onların peşine düşen beş bin melekle daha sizi takviye eder.” diyordun. (Al-i İmran 3:124-125)
Hicretin 2.senesi,17 Ramazan, Cuma (Miladi:13 Mart 624)
Abdullah b. Amr'dan (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) 12 Ramazan Bedir'e doğru 315 kişi ile yola çıktı ve şöyle dua etti: “Allah'ım, bu askerler kendilerini taşıyacak bir binekten yoksunlar, onları sen taşı! Allah'ım, onlar çıplaklar, onları sen giydir! Allah'ım, onlar açlar, onları sen doyur!” Neticede Allah (cc) Bedir günü kendisine zafer nasip etti. Dönüşte her biri mutlaka bir ya da iki deveyle, elbiseli ve karınları tok olarak (Medine'ye) gelmişlerdi. (D2747 Ebû Dâvûd, Cihâd, 145)
Bedir Savaşı, Bedir’de Müslümanlar ve Kureyş müşrikleri arasında meydana gelen ilk ve en önemli savaştır. Müslümanlar müşriklerden sayıca az olmalarına rağmen galip gelmişlerdir. Bedir Medine'nin 152 km güneybatısında kalan, Kızıldeniz'e 20 km, Mekke'ye ise 314 km mesafede bir kasabadır.
Hicret öncesine kadar müşriklerin işkence, eziyet ve sürgünlerine maruz kalarak, ev ve yurtlarından edilen Müslümanların hac yapmaları da yasaklanmıştı. Hicretten sonra İslamiyet'in Medine'de hızla yayılması ve Müslümanların Mekke-Şam ticaret yolunu kontrol altına almaları, Mekkelilerin dini ve ekonomik hayatını tehlikeye sokmuştur.
Müslümanlar mallarını kullanamadıklarından dolayı sıkıntı çekiyor, çareyi ticaret kervanlarına saldırmakta buluyorlardı. İçinde oldukça fazla ticari mal ve savaş malzemesi bulunan Ebu Süfyan yönetimindeki bir kervana yapılacak saldırıyı haber alan Kureyşliler savaş hazırlıklarına başladı. Ebu Süfyan ise kervanın yolunu değiştirdi. Müslümanlar Bedir yakınlarında, Hz Muhammed komutasında 315 kişiyle kervanı beklerken, Kureyşliler de 950 ile kişilik bir ordu hazırladı. Müşrik ordusu Ebu Cehil'in komutasında Mekke'den yola çıktı.
Sonuç;
Bedirde yapılan bu savaşta, Müşriklerden 70 ölü ve bir o kadar da asker esir düştü. Müslümanlardan ise 14 kişi şehit oldu. Savaşı Müslümanlar kazandı.
Bedir savaşının sonuçları nelerdir?
1-Bu savaş Müslümanların her açıdan büyük bir moral bulmalarına vesile olmuştur.
2- Bu zaferle Hz Muhammed'in ve Müslümanların itibarı oldukça artmıştır.
3-Diğer Arap kabilelerini; doğrudan olmasa da Müslümanlarla iş birliği yapma eğilimine sürüklemiştir.
4-Medinelilerden putperest olanlar da, bu zaferle birlikte İslam'ı kabul etmeye başlamıştır.
5-Bedir savaşı sonunda; İslam savaş hukuku temelleri atılmıştır.
6-Bedir savaşında yenilen Mekkelilerin Arabistan'da ki civar kabileler üzerindeki saygınlığı, itibarları zayıflamıştır.
7-Kureyşliler savaş sonrası yas içerisindeydiler. Bu yas (acı) onların intikam alma hırslarını arttırmış ve yeni planlar yapmaya başlamasına sebep olmuştur.
8-Medine'de bulunan Yahudileriler Kureyşlilere yardım ettiklerinden, Müslümanlar ile aralarındaki anlaşma bozulmuştur. Bu yüzden Yahudi kabilesi Beni Kaynuka, Müslümanlar tarafından kuşatılmış ve göç etmeye zorlanmıştır.
9-Bedir savaşı sonrası Şam ticaret yollarının idaresi Müslümanların eline geçmiştir.
10-Bazı esirlerin karşılıksız olarak okur yazar olanların ise on Müslüman'a okuma yazma öğretmeleri şartıyla serbest bırakılmalarına karar verilmiştir.
بَلٰٓىۙ اِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا وَيَأْتُوكُمْ مِنْ فَوْرِهِمْ هٰذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُمْ بِخَمْسَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُسَوِّم۪ينَ
Âl-i İmrân suresi, 125. ayet:
Eğer sabreder ve Allah’tan hakkıyla sakınırsanız, tabiî ki yeterli! Buna rağmen (düşmanlarınız) size şu anda ansızın saldırsalar (bile) Rabbiniz onların peşine düşen beş bin melekle daha sizi takviye eder.” diyordun.
Allah’ın inananlara binlerce melek ile yardımda bulunmasının Hz. Peygamber tarafından vurgulanması, mecazî olarak, inananların kalplerinin Allah’tan gelen manevî güçler aracılığıyla takviyesi anlamına gelir (Menâr IV, 112 vd. ve IX, 612 vd.). Bedir Savaşı ile ilgili benzer bir ifade de, “bin” melekten bahsedilen 8:9-10’da geçer. Bu değişen rakamlar (bin, üçbin ve beşbin) ise, muhtemelen, “zorluklara karşı sabreden ve O’na karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar”a Allah’ın yardımının sınırsızlığını gösterir. Hz. Peygamber’in, Uhud Savaşı’ndan hemen önce, yani, Abdullah b. Ubeyy önderliğindeki üçyüz kişinin kendisini terk etmesinden ve bir kısmının da çok üstün düşman güçleri karşısında paniğe kapılır gibi olmasından sonra, kendisine tâbi olanları bu şekilde teşcî‘ ettiğini varsaymamız mantıklı olur.
22.03.2024 / 12 Ramazan 1445 Cuma
Mehmet Bülbül