2. Bakara 106. Ayet - Kuranda NESH MENSUH
وَالَّذِينَ يَسْعَوْنَ فِي آيَاتِنَا مُعَاجِزِينَ أُولَٰئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ (Sebe’ 34:38)
Âyetlerimizi boşa çıkarmaya çalışanlara gelince, onlar da azapla yüz yüze bırakılacaklardır. (Sebe’ 34:38, Diyanet Vakfı)
41. Kur’an kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler mutlaka cezalarını göreceklerdir. Şüphesiz o, çok değerli ve sağlam bir kitaptır. 42. Ona ne önünden ne de ardından batıl gelemez. O, hüküm ve hikmet sahibi, övülmeye lâyık olan Allah tarafından indirilmiştir. (Fussilet 41:41-42, Diyanet İşleri)
Onlara açık açık âyetlerimiz okunduğu zaman, bizimle buluşmayı ummayanlar: Bundan başka bir Kur´ân getir veya bunu değiştir. derler. De ki: Onu kendi tarafımdan değiştiremem. Ben sadece bana vahyolunana uyarım. Şâyet ben Rabbime karşı gelirsem, büyük bir günün azâbından korkarım. (Yûnus 10:15, Süleyman Ateş)
Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu hâlde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helâl kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkâr edenlere de acı bir azap hazırladık. (Nisâ 4:160-161, Diyanet İşleri)
Bakara 106.ayette geçen nesh den kasıt kuran ayetinden ziyade mucizelerdir. Nisa 82 ve Ala 6.ayetlere göre kuranda nesh edilen ya da unutturulan ayet yoktur.
Hâla Kur´an üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o, Allah´tan başkası tarafından gelmiş olsaydı onda birçok tutarsızlık bulurlardı. (Nisâ 4:82, Diyanet Vakfı)
Sana (Kur´an´ı) okutacağız; artık Allah´ın dilediği hariç, sen hiç unutmayacaksın. Şüphesiz Allah, açığı ve gizleneni bilir. (A’lâ 87:6-7, Diyanet Vakfı)
Zaten bakara 107 ve 108 ve 109 a bakıldığında Musa as a sorup sıkıştırdıklari gibi hz Muhammed’e de siz mi aynısını yapmaya çalışıyorsunuz denilmiş ve Musa as a verilen mucize gibi Hz Muhammed den de mucizeler istenmiştir. Allah da unutulan ya da nesh edilen mucizelerin ya dengini ya da daha hayırlısını getireceğini 106.ayette beyan etmiştir.
Neshi ileri sürenler Nahl 16/101, Ra'd 13/39, Bakara 2/106 ayetlerini delil alırken A'la 6-7, Yunus 15, Nisa 160 âyetlerinin ise nesh'e ışık tuttuğunu söylerken Mutezile alimi Ebu Müslim isfahani Fussilet 41/42 ayetine göre nesh imkanı yoktur demiştir.
Râzî’ye göre, büyük Kur’an müfessiri Ebû Müslim el-İsfehânî’nin Bakara 2:106'da geçen “nesih (yürürlükten kaldırma) öğretisi”ni reddederken dayandığı ayetlerden biri de Kehf 18:27. Ayettir:
Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. O’nun kelimelerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. O’ndan başka asla bir sığınak da bulamazsın. (Kehf 18:27)
Ebu Muslim "nesh" kelimesine Levhi mahfuzdan kitaplara aktarılma manasını vermektedir.
Biz bir âyetin yerine başka bir âyeti getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini çok iyi bilir- «Sen ancak bir iftiracısın» dediler. Hayır; onların çoğu bilmezler. (Nahl 16:101, Diyanet Vakfı)
Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah´ın izni olmadan hiçbir peygamber için mucize getirme imkânı yoktur. Her müddetin (yazıldığı) bir kitap vardır. (Ra’d 13:38, Diyanet Vakfı)
Allah (önceki mesajlarından) dilediğini yürürlükten kaldırır, dilediğini bırakır, pekiştirir, çünkü vahyin kaynağı O'nun katındadır. (Ra’d 13:39, Muh. Esed)
Sana (Kur´an´ı) okutacağız; artık Allah´ın dilediği hariç, sen hiç unutmayacaksın. Şüphesiz Allah, açığı ve gizleneni bilir. (A’lâ 87:6-7, Diyanet Vakfı)
Hz. Peygamber, mescitte Kur’an okuyan bir adamı işitti de: "Allah bu adama rahmet etsin. Muhakkak o bana şu ve şu surelerden unuttuğum şu şu ayetleri hatırlattı.” Dedi.
Buhari, Şehadet, 11.
Klasik kaynaklara göre NESH 3 çeşittir.
1. Hem Nazmı hem de hükmü nesh edilenler. Selef' ten nakledilen rivayetlerde bazı âyetlerin veya surelerin daha sonra kaldırıldığı ya da unutturulduğu ileri sürülmüştür. (Buharî Rikak 10, Muslim Zekat 116-119, Hakim II 224,415, IV 359).Hz. Aişeden rivayetle on emzirme hakkındaki ayet beş emzirmeyle nesh edilmiştir.
Allah, Bi’ru Maune’de öldürülenler hakkında Kur’an olarak vahiy indirdi de biz onu sonradan Kur’an’ın lafzından kaldırılıp nesh olununcaya kadar okuduk. (Bu ayetler şu şekildeydi): “Bizden kavmimize bildirin ki, Rabbimize kavuştuk. Bizden razı oldu ve hoşnut kıldı.” (Buhari, Meğazi, 30)
2. Nazmı neshedilip hükmü baki kalan. Recm ayeti diye bilinen "yaşlı erkek ve kadın zina ettiğinde onları recmedin" rivayetinin Ahzab sûresi'nde var idi denilmesi.
3. Hükmü neshedilip Nazmı baki kalan. Selef alimlerinin rivayetlerine göre bu tür âyetlerin sayısı 300 civarındadır. Enfal 8/66 ve Mücadile 58/13 de örnek gösterilmiştir.
Kuranın sunnetle neshi:
Bazı âlimler necm suresi 3-4 "O, kendi arzusuna göre konuşmaz. O'nun sözü kendisine gelen vahyden başka bir şey değildir." ayetini ileri sürmüşlerdir.
İmam Mâlik, Ebu Hanife'nin öğrencileri ve cumhuru mütekellimîn bu tür neshin caiz olduğu görüşündedirler. İmam Azam, İmam Şâfiî ile İmam Ahmed İbn Hanbel ve Zahirilerin çoğu bu tür neshin caiz olmadığı görüşündedirler. Sünnetin Kur'an'ı neshini caiz görenler buna Bakara Suresinin 180. ayetinin
"Varise vasıyyet yoktur."(Buhârî, Vasâyâ, 6; Ebu Davud, Vasâyâ, 6; Buyu', 88; Tirmîzi, Vasaya, 5)
hadisi ile mensuh olduğunu söylemektedirler.
Neshe sünnetten örnekler :
"size kabirleri ziyareti yasaklamıştım, artık ziyaret edebilirsiniz".
Hz. Ali'den: "Rasûlullah yanımızdan geçerken ayağa kalkmamızı emrederdi, ama daha sonraları kendisi oturdu ve bize de oturmamızı emretti".
Sahabeden Şeddad b.Evs 'den: "Peygamber Mekke’nin fethinde ramazan orucu tutan birinin hacamat yaptırdığını görünce hem yapanın hem de yaptıranın orucunun bozulduğunu bildirmiştir".
Hz. Abdullah b. Abbas 'dan: "Rasûlullah ihramlı ve oruçlu iken kan aldırdı".
(TDV İslam Ansiklp. Nesh, c32 s580).