21. Enbiya 68-70 - İbrahim ateşe atılması -1
İbrahim’in ateşe atılması konusu ile ilgili ayetler üç ayrı surede geçer.
68. (İbrahim'in Kavmi): “Eğer yapanlarsanız, şunu yandırın ateşe verin (veya sıkıntıya sokun) ve tanrılarınıza yardım edin” dediler.
69. Biz: “Ey ateş! İbrâhîm'e karşı soğuk ve güvenli ol” dedik.
70. Ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de, asıl kendilerini hüsrâna uğrattık. (Enbiyâ 21:68-70)
Onlar: “onu (yakmak) için bir bina yapın (engel oluşturun) ve onu çılgınca yanan ateşin (derdin) içine atın!” dediler.
Böylece ona zarar vermek istediler, ama biz onları rezil ettik. (Sâffât 37:98)
Sonra İbrâhîm'in toplumunun cevabı, yalnızca: “Onu öldürün veya yandırın (başına dert açın, sıkıntıya sokun)” demeleri oldu. Sonra da Allah o'nu ateşten (bu dertten) kurtardı. Şüphesiz bunda, iman edecek bir toplum için alâmetler vardır.(Ankebut/24)
Enbiya/68 ve Ankebut/24’te “ حرّقوهharriqûhu” ifadesi yer almaktadır. Bu ifade genellikle “yakın!” emir kipi olarak çevrilegelmiştir.
Kur'an'da “ حرّقواHarrikû” sözcüğü “ حرقhrq” kökünden, tef’ıl babından çoğul emir kipidir. Bu sözcüğün mastarı olan “ تحريق tahriq” sözcüğü “ateşlendirme” anlamıyla Türkçeye de geçmiştir. (Bir de “hareket” kökünden gelen “harekete geçirme, kışkırtma” anlamında “ تحريكtahrik” sözcüğü vardır. Kaf ve Kef harfleri Türkçede sadece “k” harfiyle ifade edildiğinden karıştırılabilmektedir.)
Sözcüğün kökü olan “ ح ر قhrq”, “ ateşin alevi”nden gelmektedir. Tahrik, “ateşin bir şey üzerindeki etkisi” demektir. Hastalık nedeniyle gözdeki yanma, hastalıklar nedeniyle kalpteki sızı; soğuk, sıcak ve rüzgâr etkisiyle bitkilerin yanması, acı ve tuzlu şeylerle ağızda oluşan acılar da bu sözcükle ifade edilir.
Bu durumda bu sözcük “sıkıntı verme, eziyet çektirme, mahvetme” anlamlarında da kullanılabilir. Nitekim Türkçede belaya, sıkıntıya düşüldüğünde “ben yandım, bittim, mahvoldum” denildiği gibi, ani bir sıkıntı geldiğinde de “yandım anam!” denir.
Ankebut/24’te “Onu öldürün veya tahriq edin [yandırın]” ifadesi dikkat çekmektedir. Bu ifadeye göre İbrahim’e iki cezadan biri verilecektir: Ya ölüm ya da “tahriq”. “Tahriq” eyleminde İbrahim’in öldürülmesi söz konusu değildir. Onu öldürmeyip mahvedeceklerdir.
Enbiya/70 ve Saffat/98’e göre, toplumu İbrahim’i tahriq’ten sonra plan kurmuşlardır. İbrahim’i yakıp yok edecek olsalar İbrahim’e tuzak kurmalarına gerek kalmazdı. Onlar “İbrahim’e nasıl eza edebiliriz, sıkıntı çektirebiliriz ve mahvedebiliriz?” diye plan kurmuş olmalıdırlar.
“Cahim” ve “Nar” sözcükleri de her zaman gerçek anlamı olan “ateş” anlamında kullanılmaz. Mecazen aşırı sıkıntı anlamlarında da kullanılır.
Kesinlikle sizin düşündüğünüz gibi değil! Eğer ki kesin bilgi ile bilirseniz çılgınca yanan ateşi kesinlikle görürsünüz. Bir süre sonra, onu, gözle görürcesine, gerçek olarak kesinlikle göreceksiniz.(Tekasür/5, 6)
Yahûdiler Allâh´ın eli bağlıdır (Allâh cimridir). dediler. Kendi elleri bağlandı ve söyledikleri sözden ötürü la´netlendiler. Hayır, Allâh´ın iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü artıracaktır. Biz onların aralarına tâ kıyâmet gününe kadar düşmanlık ve kin atmışızdır. Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa Allâh onu söndürmüştür. (Onlar) yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar. Allâh da bozguncuları sevmez. (Mâide 5:64, Süleyman Ateş)