18. Kehf 83-101 - Yecüc ve mecüc Gog ve Magog
Gog Magog; Dünyaya hükmetmek isteyen şeytanı bir güç olup (illumination), suni yollarla kıyameti koparıp, ardından yeni bir dünya düzeni kurmak isteyenlerdir.
Ahd-i Atîk’e göre Magog, Nûh’un oğlu Yâfes’in yedi çocuğundan biri (Tekvîn, 10/2) veya bu nesilden gelenlerin yaşadığı ülkenin adı (Hezekiel, 38/2), Gog ise Meşek ve Tubal’ın kralı ya da Magog ülkesinin halkıdır (Hezekiel, 38/1-3; 39/1-2). Ahd-i Atîk’te Gog yahudilere musallat olan, onların mallarını yağmalayan, çocuklarını öldüren bir topluluk şeklinde nitelendirilir (Tesniye, 28/49-57; Yeremya, 5/15-18).
Ahd-i Cedîd’e göre Gog ve Magog, kutsal şehri işgal etmek üzere İblîs’in kendileriyle iş birliği yapacağı bir topluluktur (Vahiy, 20/1-9).
Mûsâ Cârullah, Gog ile “gök” kelimesi arasındaki benzerlikten hareketle Ye’cûc ve Me’cûc kelimelerinin Türkçe kökenli olabileceğini söyler...
Cemâleddin el-Kāsımî, Kuran tefsirinde Araplar’ın Kafkas dağlarının arkasında yaşayan Âkûk ve Mâkûk adlı iki kavimden söz ettiklerini ve bunları Ye’cûc ve Me’cûc diye adlandırdıklarını kaydeder. (Meḥâsinü’t-teʾvîl, VII, 100). (TDV Ansiklopedisi Yecüc-Mecüc maddesi).
Kutsal kitap İncil-Vahiy 20. Bab 7-8 : “Gog-Magog bin yıl dolunca Şeytan zindandan çözülecektir ve yerin dört köşesinde olan milletleri “Gog-Magog, saptırarak ve onları cenk için bir araya toplamak üzere çıkacaktır. Onların sayısı denizin kumu gibidir.”
İncil’in “Hazekien, Takvin ve Vahiy” bölümlerinde ise "Savaşçı-istilacı iki topluluk" olarak tanımlar: "Ateş saçan istilacı-savaşçı; ganimet avcısı bu iki toplum, demir kılıçlar ve bakır zırhlılar kullanmaktadırlar. Bunlar insanlığın mülkünü gasp eden saldırganlardır." diye geçer.
Kur'an-Enbiya 96 ise: "Ye-cüç-Me-cüç’te istilacılar açıldığı zaman, onlar yüksek tepelerden akın edip çıkarlar” der.
Kur'an Kehf 83-101’e kadar geçen ayetler: “Dediler ki; zülkarneyn! Doğrusu Ye-cüc, Me-cüc bu ülkede bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onların aralarına bir set yapman için sana bir vergi verelim mi?”
Kur'an Kehf 97: “Artık Ye-cüc Me-cüc onu ne aşabildiler, ne de gelip geçebildiler”
حَتَّىٰ إِذَا فُتِحَتْ يَأْجُوجُ وَمَأْجُوجُ وَهُمْ مِنْ كُلِّ حَدَبٍ يَنْسِلُونَ
Kur'an Enbiya 96: “Ye-cüc ve Me-cüc’ün Seddi yıkıldığı zaman, her dere ve tepeden boşanırlar.”
Efsanelere göre zülkarneyn (Miladdan önce 2000 - 2200) veya iskender bir set yapmasa idi, kaf dağı'nı aşıp dünyayı istila edeceklerdi. çok kalabalık bir kavimdir, kaf dağı'nı aştıklarında kıyamet kopar. Üç türü vardır, sedir boylular, çok iriler ve kilim kulaklılar. ermenistan ve azerbaycan dağlarının ardında yaşarlar.
Hunor ve Magor ural/altay ve macar mitolojilerinde anlatılan iki hakan kardeştir.
Hint efsanesinde şeytanın yardımına koşacak olan Koka ve Vikoka, ikiz generaller olarak söz edilen canlılardır.
Ortaçağ İngiltere’sinde Gok ve Magog, Tudor bölgesinde anlatılan bir efsaneye göre Britanya’nın kurucusu Brutus’un adaya ayak bastığı zaman karşılaştığı bir devin adıdır.
Gog ile Magog, Yeni Ahit’te Yuhanna’nın vahyi adlı bölümüne göre (20:8) Tanrının Krallığının gelecekteki düşmanlarının tümünü tanımlayan terim olup, İsa’yı izleyenlere karşı yürütülecek büyük savaşta bu düşman kuvvetleri, dünyanın sonu geldiğinde şeytan tarafından yönetileceklerdir. Yahudi öğretisinde gerçek dinin karşıtları için kullanılan kelime İbranice ‘Kralın ülkesi’ veya ‘Gog’un Ülkesi’ anlamına gelmektedir.
AGOG MAGOG [Ermeni Mitolojisi] :
Ermenistan’a karşı savaşan bir canavarın adı olup, Kudüs’e giden hacılarca Kafkasya’ya getirilen bir inanıştır. Yecüc ve Mecüc (Gog ve Magog) ile ilişkilidir.
OG [Yahudi Mitolojisi] :
Eski Ahit’e göre Başan’ın dev kralının adı olup (Tekvin 14:5) adı batı dillerinde insan yiyen dev anlamına gelen “Ogre” kelimesinin de kaynağıdır. Og’un adının İslam kaynaklarında Yecüc ve Mecüc, Yahudi-Hıristiyan kaynaklarında (Tekvin 10:2) Gog ve Magog’da olarak geçen atalardan ilki ile ilişkili olduğu sanılmaktadır.
Kaynak: Özhan Öztürk. Dünya Mitolojisi. Nika Yayınları. Ankara, 2016
"Ve Gog İsrail diyarına karşı geldiği zaman, Rab Yehova'nın sözü, o günde vaki olacak ki, ateş püsküreceğim." (Hezekiel, 37. Bab, 18)
"Ve Magog üzerine ve adalarda emniyette oturanlar üzerine ateş göndereceğim..." (Hezekiel, 39. Bab, 6)
"Ve de: Rab Yahova şöyle diyor; Roşun, Meşekin ve Tubal'ın beyi Gog, işte ben sana karşıyım." (Hezekiel, 38. Bab, 3)
"İşte ey İsrail evi uzaktan üzerinize bir millet getireceğim, Rab diyor: O zorlu bir millet, eski bir millettir ki, sen onun dilini bilmez ve ne dediklerini anlamazsın."
"...güvenmekte olduğun duvarlı şehirlerini kılıçla vurup yıkacaklar." (Yeremya, 5. Bab, 15-17)
"Bin yıl dolunca, Şeytan zindanından çözülecektir; ve yerin dört köşesinde olan milletleri, Gog ve Magog'u, saptırmak ve onları cenk için bir araya toplamak üzere çıkacaktır. Onların sayısı denizin kumu gibidir." (İncil/Vahiy, 20. Bab, 7-8}
Enbiya Suresi'nde Geçen Ye'cûc ve Me'cûc ile Zülkarneyn Kıssasındaki Ye'cûc ve Me'cûc'ün Değerlendirmesi:
a) Zülkarneyn kıssasında anlatılan Ye'cûc ve Me'cûc kıyamete kadar yaşarlar. Çünkü; 97. ayette Allah, "gerçek vaat yaklaştığında" Ye'cûc ve Me'cûc'ün faaliyetinin başlayacağını belirtmektedir. Buradaki "gerçek vaat"ten kasıt kıyamet saatidir.
b) Zülkarneyn kıssasındaki Ye'cûc ve Me'cûc, kıyamete yakın yeniden dirilirler.
Bu yorumlara mukabil, Kur'an'ın değişik ayetlerinde ise;
"Biz senden önce hiçbir beşere ebedilik vermedik..." (21/34)
"Her nefis ölümü tadacaktır..." (3/185; 21/35)
"Hiçbir ümmet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez" (15/5)
"Her ümmetin belirlenmiş olan bir eceli vardır; o süreleri bitince onu ne geciktirebilirler ne de öne alabilirler." (7/34)
"Helak ettiğimiz bir ülke halkı için dönüş imkânsızdır; çünkü onlar geri dönemeyeceklerdir." (21195)
Dolayısıyla her insan ölümlüdür. Her toplumun belirlenmiş bir yaşam süresi 'eceli' vardır.
"Allah'ın eskiden beri uygulayageldiği yasası budur. Allah'ın yasasında (Sünnetullah) hiçbir değişiklik bulamazsın" (48/23)
Sünnetullah mucibince; Zülkarneyn çağında yaşayan Ye'cûc ve Me'cûc'ün Enbiya Suresi'nde anlatılan kıyamete yakın zamanda ortaya çıkacak olan Ye'cûc ve Me'cûc'le, vasıflarından dolayı verilen isim benzerliğinden başka hiçbir ilgisi olamaz.
Her çağa mahsus ortaya çıkabilecek, azgınlığı, saldırganlığı ve laf anlamazlığı ön planda olan Ye'cûc ve Me'cûc niteliklerine sahip azgın ve saldırgan topluluklar olmuştur ve olabilecektir. Nitekim İslam kaynakları, M. 1200'lü yıllarda ortaya çıkan Moğolları; saldırgan, zalim ve müfsit yapılarından dolayı, Kur'an'da Enbiya Suresi'nde kıyametin alameti olarak beyan edilen şerli Ye'cûc ve Me'cûc olarak nitelendirmişlerdir.
Günümüze kadar ve bundan sonra kıyamete kadar benzer vakıalar Ye'cûc ve Me'cûc ile ilişkilendirilerek açıklanmaya devam edecektir. Çünkü ayette anlatılan karışıklıklardan sonra kıyametin vuku bulacağı belirtilmektedir.
Sonuç:
1- Ye'cûc ve Me'cûc, Zülkarneyn kıssasında yer alan; karışıklık, kaos, fesat ile eşdeğer niteliklere sahip bir insan topluluğudur.
2- Zülkarneyn kendisinden Ye'cûc ve Me'cûc'e karşı yardım isteyen topluluğa yardım ederek her iki topluluk arasına set inşa etmiştir.
3- Zülkarneyn'in amacı müfsit bir topluluğun, mazlum bir topluluğu ezmesini engellemektir.
4- Zülkarneyn zalimlere karşı, mazlumlara maddi manada set inşa ederek yardım etmiştir ancak, bu setin muhafazasının, Allah'a kulluk ile olacağını yoksa bu setin bir fayda sağlayamayacağını beyan etmiştir.
5- Zulme, Allah'a şirk koşmaya başladığınızda; sizi koruyan bu duvarın dışındaki zalimlerle aynı olursunuz ki, o zaman Allah'ın vadi, koruması kalkar ve bu duvarlar yıkılır, delinir, sizi korumaz denmektedir.
6- Kur'an'daki Ye'cûc ve Me'cûc anlatımı; onları ve seti putlaştırmak için anlatılmamış, bilakis; Allah'a kullukta örnek alınması için bir araç olarak kullanılmıştır.
7- Ye'cûc ve Me'cûc inancının benzeri Gog ve Magog etrafında oluşturulan Yahudi ve Hristiyan inancı 'eskatoloji' Ehl-i Kitab'ı yanıltmaktadır.
8- Gog Magog karışıklıkları, kaos ortamı oluştuğunda; artık onları kurtaracak biri olmayacak, hesap günü gelmiş olacaktır,
9- Asr-ı Saadet döneminden sonra; İsrailiyatın etkisi ile oluşan Ehl-i Kitap eskatolojisi benzeri İslam kültürü; Kur'an ayetleri nezdinde yeniden değerlendirilerek Kur'anî anlayış egemen olmalıdır.