Ramazan Bayramı hutbesi
“Güçlü / kahraman kimse, güreş minderinde hasmını yere seren değil, öfke anında nefsini yenen kimsedir.” (Buharî, Edeb, 76; Müslim, Birr, 107-108).
Hadis-i şerifte de “Ey Kâbe, sen Allah’ın evisin Sen mübâreksin fakat bir Müslüman, bir mü’minin kalbini kırsa 70 defa seni yıkmaktan daha büyük günaha girer” buyrulmuştur.
(Kâbe, Âzer oğlu İbrahim’in bina ettiği taş bir yapıdır. Kalp ise Hakk’ın nazargahı ve O’ nun eseridir.)
Sevgili Peygamberimiz aleyhisselam, Eshab-ı kiramına şöyle buyurdular: 'Sizler öyle bir zamanda dünyaya geldiniz ki, emirlerin ve yasakların onda birini terk ederseniz helak olursunuz. Sizlerden sonra öyle bir zümre gelse gerektir ki, emirlerin ve yasakların onda birini yapınca, felaketten kurtulurlar.'
İslam âlimleri; işte şimdi, o vakittir, demektedirler.
Yine sevgili Peygamberimiz aleyhisselam, ahir zamanda imanın muhafazasının; avuçta tutulan kor gibi zor ve müşkül olacağını beyan buyurmaktadır. Böyle olmasının sebebi, küfür ve zulmetin her yanı kaplamış olmasındandır.
Bütün bu zorluklara rağmen unutmayalım ki, Cenab-ı Hakk, insana takat getiremeyeceği yükü yüklememiştir.
Bütün bu zorluk ve zulmetler karşısında az bir gayretle kurtulmak mümkündür. Zira; Cenab-ı Hakk'ın rahmeti gadabını aşmıştır.
Dikkat ediyor musunuz sevgili okuyucularım; bugün Müslümanlık garip gurebanın işidir! Sevgililer Sevgilisi: 'İslamiyet, garip olarak başladı; garip olarak döner. Gariplere müjdeler olsun!' buyurarak, bu gerçeğin üstünü çiziyordu.
Her şeye rağmen; asla ye'se düşmeyeceğiz ve elbette; Rabbimizin rahmet ve mağfiretinden ümidvar olacağız. Zira hadis-i kudside; 'Kullarım beni zannetikleri gibi bulur' buyurulmaktadır.
İşin başı iman ve bu imanın muhafazasıdır. Bunun için de; 'Ya Rabbi! Sevgini ve sevdiklerin sevgisini kalplerimize yerleştir' duasını devamlı edeceğiz. Hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayalım ki, insanoğlu, dua ile memurdur. Yeter ki, isteyelim ve istemesini bilelim!
Ve; yine bilelim ki; 'vermek istemeseydi, istek vermezdi!' En ziyade dikkat etmemiz gereken bir husus da kalp kırmamaktır. Zira kalp, carullahdır, yani Allahü tealanın komşusudur.(Kalpte Allahü teala tecelli etmektedir).
Mü'min, kafir fark etmez, herkesin kalbini kırmaktan çok sakınmak lazımdır. Zira komşu, eziyetten korunmalıdır. Allahü tealanın zaten incinmesine sebep olan küfürden sonra, kalbi incitmek gibi bir eziyet yoktur..
Bir kez gönül yıktın ise, Bu kıldığın namaz değil.
21.04.2023 Cuma
Mehmet Bülbül