46. Ahkaf 21. Ayet - Ahkaf (Kum tepesi)
21- Ey Muhammcd, Âd´ın kardeşi Hud´u hatırla. Kendisinden önce ve sonra nice uyarıcı peygamberler gelip geçmiş olan Hud, bir zaman " Ahkafda oturan kavmini şöyle uyarmıştı. "Sadece Allaha ibadet edin. Ben, sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum."
Allah teala, bu âyet-i kerime ile kavminin kendisine karşı çıkması üzerine Hz. Muhammed'i teselli ediyor ve "Ahkaf" ta Âd kavminin de Hz Hud'u yalanladığını beyan ediyor.
"Ahkaf´in kelime manası "Uzun bir şekilde yığılmış olan kum yığını" demektir.
Ayette zikredilen "Ahkaf´dan nerenin kasdedikliği hakkında farklı görüşler zikredilmiştir.
Abdullah b. Abbas´tan nakledilen bir görüşe göre "Ahkaf, Yemen´de Umman ile Hadramut arasında bir yerdir. İbn-i İshak da bu görüştedir.
Abdullah b. Abbas´tan nakledilen diğer bir görüşe ve Dehhak´a göre ise, Şam topraklarında bir dağın adıdır.
Katade´ye göre ise Ahkaf, Yemen´de "Şahr" bölgesinde, deniz kenarında bulunan kumluk bir yerdir.
Mücahid ise Ahkaf'ın, yeryüzü manasına geldiğini söylemiştir.
Taberi, Ahkaf in, "Uzunca yığılan kum yığını" demek olduğunu, bunun Şam´da da Yemen´de Şuhr´da da olabileceğini ifade etmiştir.
Ahkaf 24-25- Onlar, o azabın bir bulut şeklinde vadilerine doğru yayıldığını görünce: "Bu bize yağmur yağdıracak bir buluttur." dediler. Bunun üzerine Hud, onlara şöyle dedi: "Hayır, o, hemen inmesini istediğiniz şeydir. O, bir rüzgardır. Onun içinde, rabbinin emriyle herşeyi yerle bir edecek can yakıcı bir azap vardır." Bunun üzerine bir anda onlar o hale geldiler ki, evlerinden başka hiçbir şey görülmez oldu. İşte biz, suçlu kavmi böyle cezalandırırız.