54. Kamer 18. Ayet - Kavimlerin helakı
Hz Hud'un Kavmi: Ad kavmi
Kamer 54.18: 'Âd da yalanladı, ama azâbım ve uyarılarım nasıl oldu?
54.19: Biz, uğursuz bir günde onların üstüne dondurucu bir kasırga saldık (رِيحًا صَرْصَرًا)
54.20: İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
Zariyat 51.41: Âd kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgârı göndermiştik. (الرّٖيحَ الْعَقٖيمَ)
Ahkaf 46.24: Nihâyet onu (azabı) vadilere doğru yayılan bir bulut halinde görünce, 'Bu bize yağmur yağdıracak yaygın bir buluttur' dediler. Hayır, o sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir, içinde acı azap bulunan bir rüzgârdır!
46.25: O (rüzgâr), Rabbinin emriyle her şeyi yerle bir eder. Derken onlar o hale geldiler ki konutlarından başka bir şey görülmez oldu. İşte biz suç işleyen toplumu böylece cezalandırırız. (Hud (a.s.) ile iman edenler dışındakiler helak oldular.)
İbn Abbas’a göre Ad kavminin helâki şöyle olmuştur: Halk önce dışarıdaki hayvanlarının ve yüklerinin havada kuş tüyü gibi uçuştuğunu görmüş, derhal evlerine koşarak kapıları kapamışlardı. Derken rüzgâr gelmiş ve kapıları açmış, yedi gece sekiz gün üzerlerine kum seli akıtmış. Sonunda rüzgâr üzerlerindeki kumu açmış ve kendilerini denize dökmüştür (Kurtubî, Câmi’, XVI, 136; Elmalılı, VII, 113, 114). O müthiş kasırga, küfürde ısrar eden Ad kavminin erkeklerini, kadınlarını, çocuklarını ve mallarını yerle gök arasında savurarak ve parça parça ederek yok etmiştir (bk. Beyzâvî, Medârik, Ahkaf, 46/25. âyet tefsiri).
Hakka 69.4: Semûd ve Âd kavimleri, yürekleri hoplatacak büyük felaketi (Kıyameti) yalanladılar.
69.5: Semûd kavmi korkunç bir sarsıntı ile helâk oldu.
69.6: Âd ise, yıkıcı bir kasırgayla yok edildiler.
69.7: Allah, onu kesintisiz olarak yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş hâlde görürdün.
Ad kavmi azgın, dondurucu bir kasırga ile yok edildiler, yedi gece sekiz gün kesintisiz olarak esen çok soğuk, gürültülü bir fırtına ile içi çürüyüp boşalmış hurma kütükleri gibi devrilip helâk edilmişler, kendilerinden geriye hiçbir şey kalmamıştır (Fussilet, 41/13, 16, 17)
Hz Salihin kavmi: Semud (Hicr halkı)
Hicr Süresi 15.80-83:
(80) Andolsun, Hicr halkı da elçileri yalanlamıştı. (81) Biz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlardan yüz çevirmişlerdi. (82) Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı. (83) Sabaha girerlerken onları da (o) korkunç ses (الصيحة) yakaladı.
Hicr, Sâlih peygamberin kavminin yaşadığı bölgenin adı olup, Medine ile Şam arasında bulunmaktadır. Bu kavme “Semud” denilmiştir. İbn Ömer’den, Nebî (s.a.s) şöyle buyurmuştur: “Hicr ashâbının yaşadığı yere ağlayarak giriniz. Aksi halde onlara isabet edenin size de isabet etmesinden korkulur!” (Buhârî, Tefsir, 15/2).)
Araf 7.78: Derken, onları o kuvvetli sarsıntı (الرجفة) yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.
Hud 11.67: Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses (الصيحة) yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar
Hz Lut'un kavmi: Sodom
Kamer 54.33: Lut'un kavmi de uyarıları yalanladı.
54.34: Biz de üstlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik, yalnız Lût âilesini seher vakti kurtardık;
Araf 7.84: Onların üstüne bir azap yağmuru (مطرا) yağdırdık.' Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
فَلَمَّا جَاءَ اَمْرُنَا جَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهَا حِجَارَةً مِنْ سِجّٖيلٍ مَنْضُودٍ( ٨٢)
Hud 11.82-83 (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş (مُسَوَّمَةً) pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Hicr15.73: Nihayet onları, güneşin doğma vaktinde korkunç gürültü (الصَّيْحَةُ) yakalayıverdi.
Hicr 15.74: Hemen şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de çamurdan pişirilmiş taş yağdırdık.
Hz Şuayb'ın kavmi:Eyke
Şuarâ 26.189: Onu yalancı saydılar, sonunda o gölge gününün azabı onları yakalayıverdi! O, gerçekten büyük bir günün azabıydı!”
“Gölge günü (yevmu’z-zulle)” azabı, rivayete göre şöyle olmuştur: Cenab-ı Hak bunlara yedi gün yedi gece çok sıcak vermiş, nefesleri kesilmeye başlayınca evlerine çekilmişler, yine olmamış, ovaya koşmuşlar. Bu arada bir bulut, güneşe gölge olup serinlik yapınca, birbirlerine seslenerek, hepsi bu bulutun altında toplanmışlar. İşte o gölge yapan (zulle) bulut, bir ateş topu şeklinde üzerlerine inmiş ve hepsini yemiş bitirivermiştir. Böylece, “üzerimize gökten bir parça düşür” istekleri onların sonu olmuştur. Bu olay, burada anlatılan yedi olaydan sonuncusudur.)
Hz Şuayb' in kavmi:Medyen
Araf 7.91: Derken, onları o korkunç sarsıntı (الرجفة) yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.
29.37: Kavmi (Medyen) , onu yalanladı. Bunun üzerine kendilerini o malum sarsıntı (الرجفة) yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Hud 11.94: Emrimiz gelince Şuayb'i ve onunla birlikte iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık; zulmedenleri ise o korkunç ses (الصَّيْحَةُ) yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
Ress kavmi:(Yemame yöresindeki kasaba veya taşla örülmüş kuyu) halkı
Furkan 25.38: Ad’ı, Semud’u, Ress halkını ve bu arada daha birçok nesilleri helâk ettik!(Açıklama: 38 nci âyete göre, “Ad “, Hud (a.s)’ın, “Semud”, Salih (a.s)’ın toplumudur. “Ress” kavmi hakkında farklı görüşler vardır. Daha çok Şuayb (a.s)’ın kavmi olarak bilinir. Bunlar da küfürleri yüzünden helâk olmuştur. Yıkıma uğrayan “o belde/kent” den kastedilen, Lut’un kenti Sodom’dur.)
Tubba kavmi:
Duhan 44.37: Bunlar mı hayırlı, yoksa Tubba kavmi ve onlardan daha önce gelenler mi? Biz suçlu oldukları için onları helâk ettik.
“Tubba kavmi”: Yemen’deki Himyer Devleti krallarına verilen unvandır. Tubba kavmi, Sebe’ sûresinde anlatılan Sebe’lilerdir. Himyerliler güneşe ve ateşe tapıyordu. Ateşe tapmanın onlara İranlılardan geçmiş olması muhtemeldir. Çünkü İranlıların egemenliği buralara kadar uzanmıştı. Hz. Peygamber’in bildirdiğine göre Tubba iyi bir insandı, fakat kavmi bozuktu. Onun, “Tubba’a sövmeyiniz, o Müslüman olmuştu” dediği rivayet edilmiştir (bk. A. İbn Hanbel, V, 340). İkrime’den rivayete göre son Tubba adını taşıyan kral, Ebû Kereb Es’ad İbn Melik’tir (Hâzin, Tefsir, VII, 146, 147). Âyette helâk edilen Tubba ve diğer kavimlere göre Kureyş’in daha zayıf olduğu, aynı felâketin onların başına da gelebileceği hatırlatılmıştır.)
Ankebut 29.38: Âd ve Semûd kavimlerini de helâk ettik. Bu, onların (harap olmuş) yurtlarından size besbelli olmuştur. Şeytan, onlara işlerini süslemiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. Hâlbuki onlar gözü açık kimselerdi.
29.39: Kârûnʼu, Firavunʼu ve Hâmânʼı da helâk ettik. Andolsun, Mûsâ kendilerine apaçık mucizeler getirmişti de yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Oysa bizi geçip (azabımızdan) kurtulamazlardı.
29.40: Nitekim hepsini günâhiyle yakaladık. Onlardan kiminin üstüne taş yağdıran bir fırtına gönderdik, kimini korkunç ses yakaladı, kimini yere batırdık, kimini de boğduk. Allâh onlara zulmedecek değildi; fakat onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı.
inkârcıların sonunu getiren yıkımlar, hep aynı nitelikte değildir. Nitekim, taş yağdıran rüzgâr, Lut toplumunu, yani Sodom’u (bk. Kamer, 54/34); korkunç çığlık, Meyden ve Semudluları (bk. Hud, 11/67); yerin dibine geçirme, Karun’u (bk. Kasas, 28/81); suda boğma, Nuh kavmini (bk. Mü’minûn, 23/27, Neml, 27/37), Haman'ı ve Firavun’u (bk. Bakara, 2/50) yok etmiştir. A’râf sûresi 7/91 nci âyette Medyen halkını recfe’nin yakaladığı belirtilirken, yukarıdaki âyette onları sayha’nın yakaladığı ifade edilir. Recfe deprem, sayha ise korkunç ses ve nara demektir. Bunlar birbirini tamamlayan ifadeler de olabilir. Nitekim depremden önce büyük bir gürültü duyulur, arkadan da deprem gelir. İkisi bir bütün olarak yıkıntı meydana getirir.)