66. Tahrim 3. Ayet - Peygamber, eşlerinden bazılarına bir sır söylemişti
Tahrim 3 ü Aliimran 37 ile anlamak
وَإِذْ أَسَرَّ النَّبِيُّ إِلَىٰ بَعْضِ أَزْوَاجِهِ حَدِيثًا فَلَمَّا نَبَّأَتْ بِهِ وَأَظْهَرَهُ اللَّهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُ وَأَعْرَضَ عَنْ بَعْضٍ ۖ فَلَمَّا نَبَّأَهَا بِهِ قَالَتْ مَنْ أَنْبَأَكَ هَٰذَا ۖ قَالَ نَبَّأَنِيَ الْعَلِيمُ الْخَبِيرُ (Tahrîm 66:3)
Ve hani Peygamber, eşlerinden bazılarına bir sözü sır olarak söylemişti. Sonra eşlerinden bazıları bunu haber yapınca ve Allah ona bunu açığa vurunca, o [Peygamber] bir kısmına bildirmiş, bir kısmından yüz çevirmişti. Sonunda ona/onlara [bazısına] kendisi haberi verince, onlar [bazısı], “Bunu sana kim haber verdi?” dedi. O da, “Bana iyi bilen, iyi haber alan haber verdi” demişti. (Tahrîm/3
Hz Meryem'e verilen rızk :
فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَأَنْبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا ۖ كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَ وَجَدَ عِنْدَهَا رِزْقًا ۖ قَالَ يَا مَرْيَمُ أَنَّىٰ لَكِ هَٰذَا ۖ قَالَتْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ ۖ إِنَّ اللَّهَ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ ( 3:37)
Rabbi Meryem´e hüsnü kabul gösterdi; onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Onun bakımı ile Zekeriyya´yı görevlendirdi. Zekeriyya, onun yanına, mâbede her girişinde orada bir rızık bulur ve «Ey Meryem, bu sana nereden geliyor?» der; o da: Bu, Allah tarafındandır. Allah, dilediğine sayısız rızık verir, derdi.
(Âl-i İmrân 3:37)
Ali İmran 37.Âyetteki, Zekeriyyâ ne zaman onun üzerine mihraba girse, onun yanında bir rızık bulurdu. O [Zekeriyyâ], “Ey Meryem! Bu sana nereden?” dedi. O [Meryem] da, “O, Allah katındandır” dedi ifadesindeki rızkın Allah katından oluşu, Meryem’e mucize olarak gökten yiyecek-içecek geldiğini değil, kendisine Allah rızası için yapılmış yardımları ifade eder. Sadaka, infak ve yardım Allah rızası için yapılır ve faili gizlenir, teamülen de “Allah’tandır” denilip geçilir. Örfte de faili gizlenmek istenen işin faili, “Allah” olarak nitelenir.
En Doğrusunu Allah Bilir.