3. Aliimran 200. Ayet - isburû sabirû rabitû
Âl-i İmran 3:200
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
(Diyanet Meal Kur'an Yolu)
Ey iman edenler! Sabredin, kararlılıkta yarışın, düşmana karşı hazırlıklı olun (birbirinize dayanıp bağlanın), Allah’a karşı gelmekten sakının ki başarıya ulaşabilesiniz.
Diyanet Kur'an Yolu Aliimran 200.ayet tefsiri:
Sözlükte sabır “acıya katlanmak, zorluklara ve sıkıntılara göğüs germek” demektir (bilgi için bk. Bakara 2/45). Aynı kökten gelen ve meâlinde “kararlılıkta yarışın” diye çevrilen fiilinin masdarı olan müsâbere ise “kişinin kendisiyle başkası arasında meydana gelen olumsuzluklara katlanması (Râzî, IX, 155), kendisine karşı direnen kimseye (düşmana) daha fazla mukavemet etmesi” anlamına gelir (İbn Âşûr, IV, 208).
Sözlükte “düşmanın geleceği yeri bekleyip korumak” anlamına gelen ribât, terim olarak “Allah yolundan ayrılmamak, düşmana karşı uyanık ve hazırlıklı bulunmak” anlamına gelmektedir. Aslında ribât “düşmanın ansızın saldırmasını önlemek için atı bağlayıp hazır tutmak” anlamına gelen “rabtü’l-hayl” ifadesinden alınmıştır. Daha sonra ister süvari ister piyade olsun, sınır boylarında bekleyen kimseye “nöbetçi, nöbet bekleyen” anlamında, bu kelimenin türevi olan murâbıt adı verilmiştir. Murâbıt “bir müddet beklemek için sınıra giden kimse” demek olup terim olarak silâh altında bulunan, kışla ve karakollarda duran ve nöbet bekleyen asker için kullanılır (Elmalılı, II, 1265).
--------------------------------------
"isburuu ve saabiruu (اصْبِرُوا وَصَابِرُوا) ifadesi "sabrederken de sabırlı olun" şeklinde çevrilebilir.
Sözlükte “düşman saldırılarını önlemek için sınır boylarında nöbet tutmak” anlamında masdar olan ribât kelimesi Kur’ân-ı Kerîm’de “ribâtü’l-hayl” (cihad için bağlanıp beslenen atlar) şeklinde (Enfâl 8/60), aynı kökten gelen “râbitû” emri de (Âl-i İmrân 3/200) “Cihad için hazırlıklı olun” şeklinde açıklanmıştır.
‘Rabitû’ ifadesi, irtibatlı ve dayanışma içinde olun, cihat hazırlığı yapın, gibi anlamlara gelir. Bu anlamıyla sınır boylarındaki kale ve korunaklar da ribat diye isimlenir. Tarihteki Murabıtlar bu özellikleriyle bu ismi almışlardır. Mağrib’in Rabat şehri ismini onlardan alır.
--------------------------------------
Aliimran süresi 200.ayete verilen farklı mealler:
Diyanet 3-Âl-i İmran Ayet:200
Ey iman edenler! Sabredin. Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin. (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Kadri Çelik Meali 3-Âl-i İmran Ayet:200
Ey iman edenler! Sabredin, hep birlikte dayanın, dayanışma içinde olun ve Allah'tan sakının; umulur ki kurtuluşa erersiniz.
Erhan Aktaş 3-Âl-i İmran Ayet:200
Ey iman edenler! Sabredin ve zorluklara karşı dirençli olun. Sürekli duyarlı olun. Takva sahibi olun. Umulur ki kurtuluşa erenlerden olursunuz.
Edip Yüksel 3-Âl-i İmran Ayet:200
İnananlar! Başarmak için, güçlüklere karşı tek tek direnin, topluca direnin, birlik olun ve Allah'ı dinleyin.
Süleyman Ateş 3-Âl-i İmran Ayet:200
Ey inananlar, sabredin, direnin. Savaşa hazırlıklı, uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki, başarıya eresiniz.
Şaban Piriş Meali 3-Âl-i İmran Ayet:200
Ey iman edenler, Sabredin, (kafirlere karşı) dirençli olun, temkinli olun, Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.
Ali Fikri Yavuz Meali 3-Âl-i İmran Ayet:200
Ey iman edenler; din uğrundaki eziyetlere sabredin ve düşmanlarınızla olan savaşlarda üstün gelmek için sabır yarışı yapın. Sınır boylarında cihad için nöbet bekleşin ve Allah'dan korkun ki, felâh bulasınız.
Mustafa İslamoğlu Meali 3-Âl-i İmran Ayet:200
Siz ey iman edenler! Zorluklara karşı direnin, direnişte birbirinizle dayanışma içinde olun, (imana) nöbetçi olun ve Allah’a karşı sorumluluk bilincini kuşanın ki ebedî saadete erebilesiniz.
Rabita: ribat nöbet tutulan yerdir. Mecazi olarak "Zımnen imana saray olan yüreğinizin kapısında şeytana ve şeytanlara karşı nöbet bekleyin." (Mustafa İslamoglu tefsirinden alıntı)