2. Bakara 97. Ayet - Melek , ruh , Cibril ve Mikaal
Cibril ve Mikaal
Mikaal yüce, aziz demektir ibrani dilinde (Tevbe süresinin sonunda Muhammed as için de aziz denmiştir).
Ruhu Kudüs ; Kuddus olan Allah’ın vahyi.
Ruhul emin ; güvenilir vahiy.
Cebrail adlı melek gerçekte vahyin, ilahi alandan, insan aklına doğuşunu ifade eder. Nitekim Kur’an’da Cibril diye geçen Cebrail sözcüğü, sözcüksel anlam olarak, “Allah’ın gücü” demektir. Yine Azrail yahut Uriel “Allah’ın durdurması”demektir. Allah yaşamı durdurur. Bu nedenle Azrail’e Kur’an’da, “Melek’ül-mevt / Ölüm meleği” denilmektedir. Allah’ın yaşamı durdurması demek de, aslında biyolojik yasalar çerçevesinde yaşama süresinin sonuna gelmiş bir canlının yaşamını yitirmesi anlamını içermektedir.
Mikail, İbranice, “Kim Tanrı gibidir?”anlamına gelen bir sözcüktür. İslam teolojisinde doğa olaylarını yönetmekle görevli melek olarak tanımlanan Mikail’in İbranice’deki anlamı da göstermektedir ki, doğa olaylarını yönetmek tanrısal bir hususiyet olmasından dolayı bu melek aslında Allah’ın tabiata olan egemenliği yahut Allah ile tabiatın iç içeliği anlamını içermektedir. Kim Tanrı gibidir, sözünde aynı zamanda bir övgü de söz konusudur. Zira Mikail sözü bu manayı da içermektedir. Mikail, bu bağlamda Tanrı’nın övülmesi diye de anlamlandırılmaktadır. Doğa olaylarının hepsi aslında Tanrı’nın övülmesine matuf eylemlerdir. Bu olaylar gerçekte tanrısal eylemlerdir.
İsrafil’e gelince...
İbrani dilinde Rafael denilen İsrafil adlı melek, İslam teolojisinde kıyametten önce sur adlı bir aygıta (boru yahut boynuz) üfleyerek kıyametin kopuşunu başlatacak olan ve daha sonra tekrar üflediğinde ise yeniden dirilişi sağlayacak olan melek olarak tanımlanıyor.
Rafael, Yahudi inancında şifa meleği olarak niteleniyor. Buradan hareketle İsrafil’i yeniden diriliş eylemini başlatacak ikinci üfleyişi bakımından şifa meleği olarak nitelemek egemen İslam teolojisi açısından da isabetli görülebilir. Muhammedî İslam düşüncesi ise İsrafil’i kıyamet adlı büyük değişim ve dönüşümün başlaması ve tamamlanmasının simgesel ifadesi olarak görmektedir. Kur’an’da İsrafil sözü geçmemektedir. Lakin Sur’a üfleneceğinden bahis vardır.
İsrafil, Tanrı’nın soluğu / nefesi anlamı taşır. Sur’a üflemek tabiri, bir nefesdir. Yani Allah’ın nefesidir. Büyük değişim ve dönüşümün başlamasını ve tamamlanmasını anolojik olarak bir boruya nefes üflenerek verilen bir doğal / tabii komutla anlatan Kur’anî ifadeler, insanoğlunun idrak düzeyine hitap gayretinin gerçekçi sonucundan neşet etmektedir.