Hz Hüseyin ve el koyduğu kervan
Hz. Hüseyin, Kufe'ye gitmek üzere Mekke'den çıktığında Şam’a giden bir sivil kervana el koydu ve mallarını ganimet olarak paylaştırdı. Onun bu icraatı, aslında devlete savaş açtığının ilk göstergesiydi. Çünkü devlet güvencesindeki bir sivil kervanın yağmalanması, isyan ettiğinin bir işaretiydi. Bu bile onun devlet tarafından takip ve tutuklanıp cezalandırılması için bir sebep olabilecektir. Nitekim bu sebeple iktidar, yollarda tedbir alıp Hüseyin’in başında olduğu kafileyi kuşatmaya karar vermiştir. Taberi, V, 386.
Derin Tefekkür Taberi, Emevi iktidarı döneminde yaşamadı. Ayrıca aynı bilgiyi Şiilikle suçlanan Belazüri de aktarır. Bkz. Belazüri, III, 376.
İBN ÖMER
Hz. Hüseyin Küfe'ye doğru yola çıkınca onunla görüştü ve “Hüseyin! Seni Allah için uyarıyorum; Allah’tan kork, Müslüman cemaatine tefrika çıkarma! Herkesin yaptığı gibi sen de biat et. Lütfen gitme, dön. Benim sana tavsiyem, sen de diğer insanların girdiği şu sulh yoluna gir.
Daha önce nasıl ki Muâviye’ye karşı sabrettiysen şimdi de sabret. Beni dinle ve burada kal. Lütfen isyan etme. Sakın, onların (Kufelilerin) yanına gitme!” dedi.
Daha sonra kucaklaştı, boynuna sarıldı, ağladı, vedalaştı ve ayrılınca, “Biz Hüseyin’e engel olamadık. Irak’a gitmek konusunda o bize galebe çaldı. Babasının ve abisinin gördüğü fitneden ibret almalıydı. İnsanların yaptıkları şeyi (fitneden kaçmayı) yapmalıydı.” dedi.
Taberi, V, 343; İbn Sad, VI, 432; İbn Asem, V, 24; Belazüri, III, 375; Suyuti, 206.