1. Fatiha 7. Ayet - Sıratı Mustakim
"Sıratı Mustakim" doğru yol demektir. Bu yolda olmak yalnızca Allâh'a kulluk etmekle olur. Yalnızca Allah'a kul olmak ise O'nun yüce kitabına yani Kur'an'a sıkıca sarılmakla mümkündür.
إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ (٥) اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ (٦) صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ (٧)
(Rabbimiz) Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola ilet!
Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yoluna; gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil! (Fâtiha 1:7, Diyanet Vakfı)
يس (١) وَالْقُرْآنِ الْحَكِيمِ (٢) إِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَلِينَ (٣) عَلَىٰ صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ (٤) تَنْزِيلَ الْعَزِيزِ الرَّحِيمِ (٥)
Ya-sin. Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere gönderilenlerdensin. Yani üstün ve çok esirgeyen Allâh´ın indirdiği (Kur´ân yolu) üzerindesin. (Yâsîn 36:1-5)
أَلَمْ أَعْهَدْ إِلَيْكُمْ يَا بَنِي آدَمَ أَنْ لَا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَ ۖ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُبِينٌ (٦٠) وَأَنِ اعْبُدُونِي ۚ هَٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَقِيمٌ (٦١) وَلَقَدْ أَضَلَّ مِنْكُمْ جِبِلًّا كَثِيرًا ۖ أَفَلَمْ تَكُونُوا تَعْقِلُونَ (٦٢)
"Ey Âdem oğulları! Size şeytana tapmayın, çünkü o sizin apaçık bir düşmanınızdır" demedim mi?
"Ve bana kulluk ediniz, doğru yol budur"demedim mi?
Şeytan sizden pek çok milleti kandırıp saptırdı. Hâla akıl erdiremiyor musunuz? (Yâsîn 36:60-62)
De ki: Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O´na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana-babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin -sizin de onların da rızkını biz veririz-; kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve Allah´ın yasakladığı cana haksız yere kıymayın! İşte bunlar Allah´ın size emrettikleridir. Umulur ki düşünüp anlarsınız. (En’âm 6:151)
Ve rüşd yaşına erişmeden önce yetimin mal varlığına -onun iyiliği için olmadıkça- dokunmayın. (Tüm alış verişlerinizde) ölçü ve tartıya tam olarak, adaletle uyun; (Biz) hiçbir insana taşıyabileceğinden daha fazla yük yüklemeyiz; ve bir görüş belirttiğinizde, yakın akrabanıza (karşı) olsa da, adil olun. Allaha karşı taahhütlerinize (daima) riayet edin: bunu Allah size emretti ki ders alabilesiniz. (En’âm 6:152)
Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah´ın yolundan ayırır. İşte sakınmanız için Allah size bunları emretti. (En’âm 6:153, Diyanet Vakfı)
Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyle ise O´na kulluk edin. İşte bu doğru yoldur. (Âl-i İmrân 3:51, Diyanet Vakfı)
100. Ey iman edenler! Önceki çağlarda kendilerine vahiy verilenlerden bir fırkaya uyarsanız, iman ettikten sonra yeniden sizi küfre döndürürler.
101. Size Allâh´ın âyetleri okunmakta ve O´nun Elçisi de aranızda iken siz nasıl inkâr edersiniz? Kim Allah´a sarılırsa muhakkak ki o, Sıratı Mustakim'e (doğru yola) iletilmiştir.
102. Ey iman edenler! Allah´tan, O´na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.
103. Hep birlikte Allah´ın ipine (Kur’an´a) yapışın; parçalanmayın. Allah´ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman idiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O´nun nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.
104.Sizden hayra davet eden, iyiliği emredip, kötülükten uzaklaştıran bir ümmet oluşsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
105. Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır. (Âl-i İmrân 3:100-105)
Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmet oldunuz. İyiliği emreder, kötülükten men edersiniz ve Allah´a inanırsınız. Eğer Kitap ehli, inanmış olsaydı, elbette kendileri için iyi olurdu. Onlardan inananlar da var, ama çokları yoldan çıkmışlardır. Âli İmrân 110
Küfredenler, her halde onların ne malları ne evlâdları kendilerini Allahdan kurtaracak değildir, onlar eshabı nardır hep onda kalacaklardır (Âl-i İmrân 3:116)
Ey insanlar, size Rabbinizden delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik. Allah, kendisine iman edip, Kur’an’a sarılanları rahmetine ve bol nimetlerine girdirecek ve onları dosdoğru bir yola iletecektir. (Nisâ 4:174-175)
Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir; Allah dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini de dosdoğru yola yöneltir. (En’âm 6:39)
(Resûlüm!)Yoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun (da onun için mi hakkı kabul etmiyorlar)? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en iyisidir. Sen onları gerçekten dosdoğru bir yola çağırıyorsun, Şüphesiz ki, ahirete inanmayan kimseler, doğru yoldan sapmaktadırlar. (Mü’minûn 23:72-74)
(Resûlüm!) Sağırlara sen mi işittireceksin; yahut körleri ve apaçık sapıklıkta olanları doğru yola sen mi ileteceksin? (Zuhruf 43:40, Diyanet Vakfı)
Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Şüphesiz sen, dosdoğru yoldasın. (Zuhruf 43:43, Diyanet Vakfı)
O (Kur´ân) sana ve kavmine bir Zikir (uyarı, şan ve şeref)dir ve yakında (ona uyup uymadığınızdan) sorulacaksınız. (Zuhruf 43:44, Süleyman Ateş)
Ve işte sana böyle emrimizden bir ruh vahyettik, sen kitab nedir? İman nedir? Bilmiyordun ve lâkin biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan isteyene hidâyet vereceğiz ve emîn ol sen dosdoğru bir yola çağırıyorsun. O Allahın yoluna ki Göklerde ne var, Yerde ne varsa hep onundur, uyan! bütün işler döner dolaşır Allaha varır. (Şûrâ 42:52-53)
Doğrusu Biz, hakikati bütün açıklığıyla ortaya koyan ayetler indirmişizdir; bununla Allah (isteyen) kimseyi dosdoğru bir yola yöneltmeyi diler. (Nûr 24:46)
Allah (insanı) selam yurduna çağırmakta ve isteyeni dosdoğru bir yola yöneltmeyi dilemektedir. (Yûnus 10:25)
Allah kim doğru yola gitmek isterse; onun gönlünü İslam’a açar. Kim de sapıklığı isterse, onun gönlünü daraltır; sanki gökyüzüne yükseliyormuş gibi!.. Allah işte böylece, gerçeklere inanmayan kimselerin üzerine pisliği çökertir! İşte Rabbinin doğru yolu budur. Biz, öğüt alanlar için âyetleri geniş geniş açıkladık. (En’âm 6:125-126)
Allah kimin gönlünü İslâm´a açmışsa o, Rabbinden bir nûr üzerinde değil midir? Allah´ı anmak hususunda kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte bunlar apaçık bir sapıklık içindedirler. (Zümer 39:22, Diyanet Vakfı)
Allâh, sözün en güzelini, (Kur´ân´ın âyetlerini) birbirine benzer, ikişerli bir Kitap halinde indirdi. Rablerinden korkanların, ondan derileri ürperir, sonra derileri ve kalbleri Allâh´ın zikrine yumuşar. İşte bu (Kitap) Allâh´ın rehberidir. Dilediğini bununla doğru yola iletir. Ama Allâh kimi sapıklığında bırakırsa artık ona yol gösteren olmaz.(Zümer 39:23)
İşte Biz, bu Kuran'da üzerinde düşünsünler diye insanların önüne her türlü örnek olayı koyduk; (Zümer 39:27, Muhammed Esed)