9. Tevbe suresi özet
Tevbe 9:1 Allah ve resulünden, kendileriyle antlaşma yapmış bulunduğunuz müşriklere bir ültimatomdur bu.
(Ey müşrikler!) Yeryüzünde dört ay daha dolaşın. İyi bilin ki siz Allah´ı âciz bırakacak değilsiniz; Allah ise kâfirleri rezil (ve perişan) edecektir. (Tevbe 9:2, Diyanet Vakfı)
Ancak, kendileriyle yaptığınız anlaşmanın koşullarına eksiksiz uyan ve size karşı başkalarıyla işbirliğinde bulunmayan putperestlerin anlaşmasını tanıdığınız süreye kadar uygulayın. ALLAH erdemlileri sever. (Tevbe 9:4, Edip Yüksel)
Haram aylar ( 4 aylık süre) bitince, müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayıp hapsedin; her gözetleme yerinde onları bekleyin. Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse yollarını serbest bırakın. Doğrusu Allah, bağışlar ve merhamet eder. (Tevbe 9:5, Şaban Piriş)
Eğer müşriklerden birisi sana sığınırsa, onu güvene al, ta ki Allah’ın sözünü işitsin. Sonra onu güven içinde olacağı bir yere ulaştır. Çünkü onlar bilmeyen bir toplumdur. (Tevbe 9:6, Şaban Piriş)
Eğer antlaşmalarından sonra antlaşmalarını bozup, iftira ve teröre devam ederlerse, küfrün liderleriyle savaşın. Çünkü onlar antlaşmalarına riayet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler. (Tevbe 9:12, Sadık Türkmen)
Ey iman EDENLER! Müşrikler (o saldırganlar/teröristler), ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescidi Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan (ticaretinizin eksilmesinden) korkarsanız, Şüphesiz Allah; bilen ve doğru hüküm/karar verendir. (Tevbe 9:28, Sadık Türkmen)
(keza, barış Antlaşmalarına uymayıp size savaş açmış), kendilerine kitap verilenlerden; Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah’ın ve Rasûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini din edinmeyen saldırganlarla/teröristlerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle savaş ve güvenlik tazminatlarını verinceye kadar savaşın. (Tevbe 9:29, Sadık Türkmen)
Yahudiler: "Uzeyr ALLAH'ın oğludur," dediler. Hıristiyanlar da, "Mesih ALLAH'ın oğludur," dediler. Bu, ağızlarından çıkan sözleridir. Önceden inkar etmiş olanların sözlerini taklid ediyorlar. ALLAH onları mahkum eder. Nasıl da çevriliyorlar? (Tevbe 9:30, Edip Yüksel)
Onlar, Allah’tan başka alimlerini, din adamlarını ve Meryemoğlu Mesih’i de rabler olarak kabul ettiler. Oysa tek ilahtan başkasına kulluk etmemekle emrolunmuşlardı. Ondan başka ilah yoktur. Allah koştukları şirkten uzaktır. (Tevbe 9:31, Şaban Piriş)
Allah´ın nûrunu ağızlarıyla (üfleyip) söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoşlanmasalar da Allah nûrunu tamamlamaktan asla vazgeçmez. (Tevbe 9:32, Diyanet Vakfı)
-Ey iman edenler! Alimler ve din adamlarının çoğu, insanların mallarını haksız olarak yerler ve Allah’ın yolundan alıkorlar. Altın ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda sarfetmeyenlere can yakıcı bir azabı müjdele! (Tevbe 9:34, Şaban Piriş)
De ki: "İsteyerek veya istemeyerek infak edin; sizden kesin olarak kabul edilmeyecektir. Çünkü siz bir fasıklar topluluğu oldunuz." (Tevbe 9:53, Ali Bulaç)
Verdiklerinin kabul olunmasına engel olan, Allah’ı ve resulünü inkar etmeleri, namaza tembel tembel gelmeleri ve istemeyerek vermeleridir. (Tevbe 9:54, Şaban Piriş)
(Boşuna) özür dilemeyin; çünkü siz iman ettikten sonra tekrar kâfir oldunuz. Sizden (tevbe eden) bir gurubu bağışlasak bile, bir guruba da suçlu olduklarından dolayı azap edeceğiz. (Tevbe 9:66, Diyanet Vakfı)
Münafık erkekler ve münafık kadınlar (sizden değil), birbirlerindendir. Onlar kötülüğü emreder, iyilikten alıkor ve cimrilik ederler. Onlar Allah´ı unuttular. Allah da onları unuttu! Çünkü münafıklar fâsıkların kendileridir. (Tevbe 9:67, Diyanet Vakfı)
Ey PEYGAMBER! (Antlaşmalarına uymayan saldırgan/terörist) kâfirler ve münafıklarla cihat et ve onlara karşı çetin/dimdik ol. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir varış yeridir orası! (Tevbe 9:73, Sadık Türkmen)
(Ey Muhammed!) Onlar için ister af dile, ister dileme; onlar için yetmiş kez af dilesen de Allah onları asla affetmeyecek. Bu, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmelerinden ötürüdür. Allah fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez. (Tevbe 9:80, Diyanet Vakfı)
Onlardan ölen biri üzerine sonsuza dek dua etme; böyle birinin mezarı başında da durma. Bunlar Allah´a ve resulüne nankörlük ettiler ve yoldan sapmış olarak ölüp gittiler. (Tevbe 9:84, Yaşar Nuri Öztürk)
Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Çünkü Allah, bunlarla ancak dünyada onların azaplarını çoğaltmayı ve onların kâfir olarak canlarının güçlükle çıkmasını istiyor. (Tevbe 9:85, Diyanet Vakfı)
Akraba bile olsalar, ne peygamber, ne de inananlar, cehennem halkı oldukları kendilerine belli olduktan sonra ortak koşanlar için bağışlanma dileyemez. (Tevbe 9:113, Edip Yüksel)
İbrahim´in babası için af dilemesi, sadece ona verdiği sözden dolayı idi. Ne var ki, onun Allah´ın düşmanı olduğu kendisine belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz ki İbrahim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı idi. (Tevbe 9:114, Diyanet Vakfı)
Ey iman edenler! Allah´tan korkun ve özü sözü bir kişilerle beraber olun. (Tevbe 9:119, Yaşar Nuri Öztürk)