4. Nisâ 1. Ayet - İnsanların Yaratılışı
Ey insanlar! Sizi bir tek kişiden yaratan ve ondan da eşini yaratıp o ikisinden birçok erkekler ve kadınlar türeten Rabbinize karşı gelmekten sakının. Adını anıp Kendisini vesile ederek birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a saygısızlık etmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakınınız. Allah sizin üzerinizde tam bir gözeticidir. (Nisâ 1)
Bu âyete göre bütün insanlık, ilk çiftten çoğalarak yeryüzüne serpilmiştir.
Âyetteki, Sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ifadesiyle, açıkça insanın ilk yaratılış aşaması anlatılır; Allah, önce tek bir nefsi (hücreyi), sonra eşini ve bu ikisinden de pek çok erkek ve dişiyi yaratmıştır.
Benzeri ifadeler şu âyetlerde de görülür:
189. O, sizi bir candan yaratan ve ondan da, kendisine ısınsın diye eşini yaratandır. Ne zaman ki o, onu örtüp bürüdü, o zaman o hafif bir yük yüklendi. Ve bununla gidip geldi. Ne zamanki hanım ağırlaştı, hemen o ikisi Rablerine dua ettiler: “Eğer bize sağlıklı bir çocuk verirsen, andolsun ki kesinlikle karşılığını ödeyenlerden olacağız.”(A‘râf/189)
6. Sizi bir cevherden yaratmış, sonra o cevherden eşini de var etmiştir. Size evcil hayvanlardan sekiz çift bahşetmiştir. Sizi de annelerinizin karınlarında aşama aşama üç karanlıkta yaratıyor. İşte, Rabbiniz olan Allah budur. Mülk O'nundur. O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl oluyor da döndürülüyorsunuz? (Zümer/6)
Kur’ân'dan, yaratılış serüveninin ilk olarak maddeden tek hücre şeklinde başladığını, ardından bitkisel aşama, sonra duyuların-duyguların oluşumu, sonra bilgi-bilinç… aşamalarıyla devam edip geldiği anlaşılıyor. Bu konu Sâd Sûresi'nde de anlatılır.
İNSAN TOPRAKTAN-SUDAN [MADDEDEN] YARATILMIŞTIR:
26. Andolsun, biz insanı kuru bir çamur (salsal) dan, şekillendirilmiş bir balçık (mesnun) dan yarattık.
27. Ve görünmeyen varlıklar (Cann)´ı da daha önce engelsiz nüfuz eden, yakıcı bir ateş olan enerjiden (semum)' dan yaratmıştık.
28. Hani Rabbin meleklere: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım."
29. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin” demişti.
30. Bunun üzerine bütün melekler saygı ile eğildiler.
31. Ancak İblis, saygı ile eğilenlerle beraber olmaktan kaçındı. (Hicr 15:26-31, Diyanet İşleri)
İNSANIN YARATILIŞINA TOPRAK [MADDE] İLE BAŞLANMIŞTIR:
7. O (Allah) ki, yarattığı her şeyi güzel yapmış ve ilk başta insanı çamurdan yaratmıştır. (Secde 32:7)
İNSAN BİR ANDA BUGÜNKÜ YAPISI İLE YARATILMAMIŞ, AŞAMA AŞAMA YARATILMIŞTIR:
14. Oysa O, sizi gerçekten aşama aşama yarattı. (Nûh/14)
İnsanın yaratılış aşamalarından birisi de bitkilik evresidir:
17. Ve Allah, sizi yeryüzünden bir bitki olarak bitirdi.(Nûh/17)
Söz konusu aşamalar, Müminûn/12-14, Mümin/67, Hacc/5, Kehf/37 ve Kıyâmet/36-38'de belirtildiği gibi, toprakla başlayıp bugünkü hâlimize gelinceye kadarki aşamalardır.
İNSAN ÖNCE YARATILMIŞ, SONRA DÜZENLENMİŞTİR:
Yani, insanın düzenlenmesi, ilk yaratılıştan sonra olmuştur:
1-5. Yaratıp düzene koyan, takdir edip sonra yol gösteren, yeşil otu çıkarıp sonra da onu kapkara bir sel atığı hâline getiren Rabbinin yüce adını temize çıkar.(A‘lâ/1-5)
6-8. Ey insan! Üstün kerem sahibi olan, seni yaratan, sonra da sana bir düzen içinde biçim veren, sonra da seni dengeleyen, dilediği bir sûrette seni tertip eden Rabbine karşı seni aldatan şey nedir?(İnfitar/6-8)
19. Bir spermden! Allah, onu yarattı ve takdir etti (ona şekil verip biçimlendirdi). (Abese/19)
İLK YARATILIŞTAN SONRAKİ YARATILIŞ [EŞİN YARATILMASI], EŞEYSİZ ÜREMEDİR:
İlk yaratılış bir nefisten gerçekleşmiş, bu nefsin eşi, nefsin kendisinden (eşeysiz olarak) yaratılmıştır. Eşeyli üremeler, bu ilk yaratılış ve eşeysiz olan ilk üremeden sonra başlamıştır:
1. Ey insanlar! Sizi bir tek kişiden yaratan ve ondan da eşini yaratıp o ikisinden birçok erkekler ve kadınlar türeten Rabbinize karşı gelmekten sakının. Adını anıp Kendisini vesile ederek birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a saygısızlık etmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakınınız. Allah sizin üzerinizde tam bir gözeticidir. (Nisâ 1)
Ayrıca A‘râf/189 ve Zümer/6'ya da bakılabilir.
DUYMA, GÖRME VE DUYGU [ZİHİNSEL FONKSİYONLAR] İNSANA SONRADAN KAZANDIRILMIŞTIR:
9. Sonra onu düzeltip bir biçime soktu ve onu bilgilendirdi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Sahip olduğunuz nimetlerin karşılığını ne de az ödüyorsunuz?(Secde/9)
78. Ve Allah, sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmezken çıkardı ve sahip olduğunuz nimetlerin karşılığını ödeyesiniz diye işitme, görme duyularını ve gönüller verdi.(Nahl/78)
2. O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.
3. Gökleri yedi kat yaratan O’dur. Rahman’ın yaratmasında bir düzensizlik göremezsin. Gözünü çevir de bak (gökte) bir çatlak görüyor musunuz?
4. Sonra gözünü, tekrar tekrar çevir bak; göz (aradığı bozukluğu bulmaktan) âciz ve bitkin halde sana dönecektir. (Mülk 67:2-4)
11. Ve hiç kuşkusuz Biz, sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik, sonra da meleklere, “Âdem'e boyun eğip teslim olun” dedik; İblis hariç onlar hemen boyun eğip teslim oldular; o, boyun eğip teslim olanlardan olmadı.(A‘râf/11)
78. Ve Allah, sizin için duymayı, gözleri ve kalpleri inşa edendir. Kendinize verilen nimetlerin karşılığını ne de az ödüyorsunuz!(Müminûn/78)
ERKEKLİK ve DİŞİLİK MENİ İLE BELİRLENİR:
45,46. Atıldığı zaman iki çifti; erkek ve dişiyi bir nutfe (sperm)'den yaratan şüphesiz O'dur.(Necm/45-46)
RÛHUN ÜFÜRÜLMESİ:
71,72. Hani Rabbin bir zaman meleklere, “Şüphesiz Ben çamurdan bir beşer yaratacağım. “Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman onun için saygı ile eğilin.” demişti. (Sâd/71, 72)
28,29. Hani Rabbin meleklere, “Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin” demişti. (Hicr/28, 29)
9. Sonra onu düzeltip bir biçime soktu ve onu bilgilendirdi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Sahip olduğunuz nimetlerin karşılığını ne de az ödüyorsunuz? (Secde/9)
Allah'ın gerçek anlamda üfürmeyeceği bilindiğine göre, “üfürmek” ifadesinin mecâz olduğu hemen anlaşılmaktadır. Üfürmek ise, mecâzen bir başkasına verilen şeyin en az miktarını ifade eder. Türkçe'de bu eylem “koklatmak” olarak yer almıştır. Bu durumda rûhun üfürülmesi, “çok az miktarda bilgi verilmesi, bilginin koklatılması” anlamına gelmektedir;
85. De ki: ““Ruh (Vahy), Rabbimin işindendir. Size ise az bilgiden başka bir şey verilmemiştir.” (İsrâ/85)
Ruhun Âdem'e üfürülmesinden ne kasdedildiği Kur’ân'da açıklanmıştır:
30. Hani Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek birini mi yaratacaksın? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemiyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi.
31. Ve O, Adem'e her şeyin ismini öğretti, sonra onları meleklerin önüne koydu ve Dedikleriniz doğruysa haydi bu (şeylerin) isimlerini Bana söyleyin bakalım!dedi.
32. Melekler: Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alîm ve hakîm olan ancak sensin, dediler.
33. (Allâh) dedi ki: Ey Âdem, onların isimlerini bunlara haber ver. (Âdem), bunlara onların isimlerini haber verince (Allâh): Ben size, ben göklerin ve yerin gayblarını bilirim, sizin açıkladığınızı ve içinizde gizlemekte olduğunuz şeyleri bilirim, dememiş miydim? dedi. (Bakara 30-33)