Hayvanlardan öğreneceklerimiz
Atın su içtiği yerden iç, at pis su içmez.
Döşeğini kedinin yattığı yere ser, kedi sıcağı bulur.
İçinde kurt olan meyveyi ye, kurt zehirli meyvaya girmez.
Köstebeğin kabarttığı yere ağaç ek, köstebek yerini bilir.
Yılanın güneşlendiği yere ev yap, sıcak olur.
Kuyuyu, kuşların sıcakta yuva kurduğu yere kaz, su vardır.
Tavukların yattığı vakitte yat, uyandıkları vakitte uyan.
Daha çok yeşillik ye, güçlü ayakların ve yüreğin olur.
Bolca yüz, sıcak havalarda sudaki balık gibi serin hissedersin.
Yere de gökyüzüne de bak, fikirlerin daha aydın ve hafif olur.
Konuşmaktan çok sus, kalbin sakin, ruhun dinç olur.
Sen tabiata, hayata saygı göstermezsen tabiat seni yaşatmaz.
Yeşile can diye baktığın zaman mutlu ve umutlu olursun.
EŞEK İLE İLGİLİ
▪️Eşek bir defa gittiği yolu
asla unutmaz, bu yüzden değerli
ve makbul kurban sayılan
"develere kılavuzluk" yaparlar...
▪️Eşek,
bir mühendis gibi yokuşları
matematiksel bir eğimle
katederek, kısa mesafeleri de
virajlar alarak çıkar.
▪️Eşek,
bir kere düştüğü çukura
ikinci kez düşmediği gibi,
bir kere bastığı bataklığa
bir daha basmaz...
▪️Eşek,
sıpasını doğururken kimseden
yardım almaz, bakımını ve
eğitimini kendisi verir...
▪️Eşek,
kendine iyilik yapanı da,
kötülük yapanı da asla unutmaz...
▪️Eşeğin gözleri harikadır, yakından
bakınca içinde kaybolursunuz...
▪️Bu yüzden bazı insanımsı
yaratıklara eşek demek,
eşeklere yapılmış hakaret olur.
▪️1950’li yıllarda Amerikalı
mühendisler gelmiş Türkiye’ye.
Küçük Amerika olacağız diye
ilk heveslendiğimiz günler.
Bir kısım imar çalışmalarına
rehberlik ediyorlarmış.
O zamanlarda bizde yol güzergahını belirleyecek alet yok, eleman yok..
▪️Nafia mühendisleri eşeği
yokuşa sürüyorlar, arkasından
elemanlar şeritmetre çekiyor
ve eşeğin ayak izlerine kazık
çakıp istikamet belirliyorlarmış.
Bunu gören Amerikalı mühendis,
pratiği kavrayamamış ve sormuş:
+Ne yapıyorlar böyle?
▪️Rampada yolun güzergahını belirliyorlar.
+Nasıl yani, anlayamadım?
▪️Eşek % 7 eğimin üstüne çıkmaz,
biz de eşeğin izinde kazık çakıp rampada yol güzergahı belirliyoruz. demişler.
+Amerikalı katılarak gülmeye başlamış.
+Yatışınca da sormuş:
+Peki, eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?
▪️Yetkili cevap vermiş:
▪️Amerika’dan mühendis getirtiyoruz.
Nahl 8. Hem kendilerine binesiniz, hem de zinet olsun diye atları, katırları, ve merkepleri yarattı. Ve şu anda bilemeyeceğiniz daha nice şeyler yaratacak.
Müddessir-49. çünkü bu kişiler, ayrıca Dünya yaşamlarında kendilerine öğüt veren vahiy kitabından /zikir kitabından, O’nu zikretmekten /anlamaktan, düşünüp öğrenmekten ve benimseyip bildirdiklerine göre yaşamaktan uzaklaşmışlardı, 50. öyle ki, bir şeyden ürküp sağa sola kaçışan eşekler /merkepler gibi kaçmışlardı. 51. Sanki bir aslan onları kovalıyormuş gibi (49. Fe ma lehum 'anittezkireti mu'ridiyn. 50. Keennehüm humurün müstenfire. 51. Ferret min kasvere).
Lokman-17. “Evladım, namazı hakkıyla eda et, iyiliği yay, kötülüğü de önlemeye çalış ve başına gelen sıkıntılara sabret. Çünkü bunlar azim ve kararlılık gerektiren işlerdendir.” (Lokman, 31/17)
Lokman-18. “İnsanları küçümseyip yüz çevirme! Yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Allah, kendini beğenmiş övünen kimseyi sevmez.” (Lokman, 31/18)
Lokman-19. "Davranışlarında, yürüyüşünde doğal ol, abartıdan kaçın ve insanlara karşı yüksek sesle, bağırarak konuşma. Unutma ki insanı en bıktırıcı seslerden biri anıran eşeklerin sesidir". (19. Vaksıd fı meşyike vağdud min savtike* inne enkeral asvati le savtül hamir).
- Ayette merkebin kötülenmesi diye bir şey söz konusu değildir. Çünkü, ona yüksek sesi veren Allah’tır.
Şu var ki, herhangi bir şey amacına uygun ise hikmetli ve güzel olur. Amacından saparsa, çirkinleşir. Eşeğin boyu kısa olduğu için bazen merada yayılırken ufak bir tepeciğin arakasında bile görünmez, sahibi onu bulamaz. İşte onun bu yüksek sesi, onun nerede olduğunu gösterir. Bu açıdan onun sesi amacına uygun olduğu için güzeldir.
Cum’a-5. Kendilerine Tevrat verilip de, onu anlayarak okumadığı için Allah’ın buyruklarını da yerine getirmeyen topluluğun örneği, yük olarak içinde ne olduğunu bilmediği kitaplar taşıyan eşeğin durumuna benzer. Allah'ın ayetlerinin gerçek anlamlarını bilmediği için red eden ve dolayısıyla da istenenlere uymayan bir topluluğun durumu ne kötüdür. Allah, bu şekilde zulme sapmış bir toplumun hidayete /doğru yola ulaşmasını gerçekleştirmez. (5. Meselülleziyne hümmilüt tevrate sümme lem yahmiluha ke meselil hımari yahmilü esfaren* bi'se meselulkavmilleziyne kezzebu biayatillahi* vallahu la yehdiyl kavmez zalimiyn).