42. Şura 23. Ayet - MEVEDDETEN Fİ’L-KURBÂ [YAKINLIKTA SEVGİ]
ذَٰلِكَ الَّذِي يُبَشِّرُ اللَّهُ عِبَادَهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ۗ قُلْ لَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا إِلَّا الْمَوَدَّةَ فِي الْقُرْبَىٰ ۗ وَمَنْ يَقْتَرِفْ حَسَنَةً نَزِدْ لَهُ فِيهَا حُسْنًا ۚ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ شَكُورٌ (Şûrâ 42:23)
Allâh´ın, inanan ve iyi işler yapan kullarını müjdelediği (büyük lutuf). De ki: Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ancak (Allah´a) yaklaşmayı arzu ediyorum. Kim bir iyilik yaparsa onun iyiliğini artırırız. Şüphesiz Allâh bağışlayan, (iyiliğe) karşılık verendir. (Şûrâ 42:23, Süleyman Ateş)
23.ayette yer alan “meveddeten fi’l-kurbâ” ifadesi, bazı tefsir ve meal yapanlar tarafından farklı yorumlanarak
islamın özüne zıd manalar verilmiştir.
Diyanet Vakfı, Diyanet İşleri, Mevdudi, , Seyit Kutup , Celal Yıldırım, Suat Yıldırım, Yaşar Nuri Öztürk, Edip Yüksel "akrabalık sevgisi" olarak çevirmişler,
Muhammed Esed ; "yol arkadaşlarınızı sevmek",
Sadık Türkmen ; "birbirinize karşı sevgi ve merhametle davranma",
Şaban Piriş ; "yakınlık arzu etme",
Elmalılı Hamdi Yazır ve Ali Bulaç ; " yakınlıkta sevgi" olarak çevirmişler,
Bazıları da şöyle anlamışlar ;
* “Ben sizden sadece akrabalık bağım dolayısıyla bana sevgi beslemenizi ve böylelikle beni korumanızı istiyorum” demektir.. Sanki onlara şöyle demiş gibidir: Eğer peygamber olduğum için bana uymuyor iseniz, hiç olmazsa akrabalığım dolayısıyla bana uyunuz. Benimle aranızdaki kopardığınız akrabalık bağını yeniden tesis ediniz.
* “Ben sizden yakın akrabalarımı ve Ehl-i Beyt’imi sevmenizden başka herhangi bir ücret istemiyorum.”
* “Ben sizden size getirdiklerimin karşılığında [Allah için] birbirinizi sevmenizden ve O’na itaat ile yakınlaşmanızdan başka bir ücret istemiyorum.”
* “Ben sizden Allah’a sevgi beslemenizden ve itaat etmek suretiyle O’na yakınlaşmanızdan başka bir şey istemiyorum.”
Bazıları da “Ayet-i Kerime; “Yoksa sen onlardan ücret mi istiyorsun da bu nedenle onlar borçtan dolayı ağır bir yük altına mı girmişler?"(Tur 40) ayeti ile nesholmuştur” demişlerdir.
23. ayetin tefsirini Furkan 57.ayetle bir okunduğunda daha iyi anlaşılmaktadır :
De ki: Buna karşılık, sizden, Rabbini dileyen kimseler (olmanız) dışında herhangi bir ücret istemiyorum. (Furkân 25:57, Diyanet)
Kurana göre hiçbir elçi, görevinin karşılığında hiç bir ücret istememiş ve almamıştır:
«Eğer yüz çeviriyorsanız, zaten ben sizden bir ücret istemedim. Benim ecrim Allah’tan başkasına ait değildir ve bana müslümanlardan olmam emrolundu.» (Yûnus 10:72, Diyanet V.)
Ey kavmim! Allah´ın emirlerini bildirmeye karşılık sizden herhangi bir mal istemiyorum. Benim mükâfatım ancak Allah´a aittir. Ben iman edenleri kovacak değilim; çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizi, bilgisizce davranan bir topluluk olarak görüyorum. (Hûd 11:29, Diyanet Vakfı)
Ey kavmim! Ben, ona (peygamberliğe) karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, beni yaratandan başkasına ait değildir. Hâla aklınızı kullanmıyor musunuz? (Hûd 11:51)
Halbuki sen bunun için (peygamberlik görevini îfa için) onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur´an, âlemler için ancak bir öğüttür. (Yûsuf 12:104)
Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir. (Şuarâ 26:109, 127, 145, 164, 180)
De ki: Ben sizden bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Ücretim yalnız Allah´a aittir. O, her şeye şahittir. (Sebe’ 34:47)
«Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tâbi olun, çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.» (Yâsîn 21)
(Resûlüm!) De ki: Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Ve ben olduğundan başka türlü görünenlerden de değilim. (Sâd 38:86, Diyanet Vakfı)
Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında eziliyorlar mı? (Tûr 52:40, Kalem 68:46, Diyanet Vakfı)