33. Ahzab 6 ve 53 - Rasulullahın Eşleri
Peygamber, müminlere kendi canlarından daha yakındır. Eşleri, onların analarıdır. Akraba olanlar, Allah´ın Kitabına göre, (mirasçılık bakımından) birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar; ancak, dostlarınıza uygun bir vasiyet yapmanız müstesnadır. Bunlar Kitap´ta yazılı bulunmaktadır. (Ahzâb 33:6, Diyanet Vakfı)
Ey iman edenler! Siz, bir yemeğe çağırılmadıkça, zamanını gözetmeksizin, Peygamber´in evlerine girmeyin. Ancak davet edildiğiniz vakit girin. Yemeği yediğinizde hemen dağılın, sohbete dalmayın. Çünkü bu hareketiniz Peygamber´i üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır. Ama Allah, hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber´in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Sizin Allah´ın Resûlünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikâhlamanız asla caiz olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük (bir günah)tır. (Ahzâb 33:53, Diyanet Vakfı)
Bu âyet-i kerimeye "Hicab âyeti" denmekte ve nüzul sebepleri hakkında çeşitli rivayetler zikredilmektedir. Bunları şöylece sıralamak mümkündür:
Bu âyet-i kerimenin, Resululullahm, Zeyneb Bint-i Cahş´la evlenmesi sırasında düğün yemeği verirken, sahabilerin geç vakitlere kadar oturmaları üzerine nazil olduğu rivayet edilmektedir.
Enes b Mâlik'den:
Resullah (s.a.v.) Zeyneb Bİnt-i Cahş ile evlenince insanları düğün yemeğine edavet etti. İnsanlar yemek yedikleri sortra oturup konuşmaya başladılar Resullullah kalkıp gidecek gibi oldu. Fakat oturanlar kalkıp gitmediler. Resulullah bu durumu görünce kalkıp dışan çıktı. Oturanların bir kısmı da onunla beraber kalkıp gittiler. Fakat içlerinden üç kişi oturmaya devam ettiler. Kesulullah içeri girmek istedi. Ben de koşup Resulullaha herkesin gittiğini söyledim. Resulullah gelip içeri girdi. Ben de içeri girmek istedim Resulullah benimle kendi ansna perde çekti. Bunun üzerine Allah teala bu âyeti gönderdi. (Buharı, K. Tefsir el- Kuran sure: 33,, hah: 8)
Diğer bir rivayete göre Ömer (r.a) dedi. ki: Dedim ki: "Ey Allanın Resulü, senin yanına takva sahibi de giriyor fâtir de giri>or. Müminlerin annelerine emretsen araya perde çekseler nasıl olur Bunun üzerine Allah teala hicab âyetini (Kadınlarla erkeklerin arasına perde çekilmesini emreden âyeti) indirdi (Buharı, K. Tefsir el- Kuran sure: 33,, bah: 8)
Kaynak: Taberî tefsiri ve Diyanet tefsiri Ahzab 53
Pek çok tefsirlerde yeralan Hadislere göre ayetin nuzulu sebebi farklı rivayetler ile anlatılmıştır ;
1. Atâ rivayetinde İbn Abbâs der ki: Kureyş'in ileri gelenlerinden birisi geldi ve: "Keşke Allah'ın Rasûlü vefat etse de Aişe'yi ben nikâhlasam." dedi ve işte bunun üzerine Allah Tealâ bu âyet-i kerimeyi indirdi.(Vahidî, Tefsiru'l Aziz, s. 255.)
İbn Ebi Hatim’in Süddi’den rivayetine göre Efendimiz (s.a.v.)'in vefatından sonra onun hanımlarından biriyle evleneceğini söyleyen kişi Talha ibn Ubeydullah idi (Suyûtî, Lübâbu'n-Nukûl, 11, 80).
2. Cüveybir'in İbn Abbâs'tan rivayetine göre birisi Hz. Peygamber (s.a.v)'in hanımlarından birinin yanına geldi. Yanına geldiği hanımın amcasının oğlu idi. Hz. Peygamber (s.a.v): ona: "Bu günden sonra bir daha buraya gelme, burada durma." buyurdular. "Ey Allah'ın elçisi, o benim amcamın kızıdır, ne ben ona kötü bir şey söyledim, ne de o bana." dedi. Hz. Peygamber (s.a.v.): "Bunu biliyorum. Fakat hiç kimse Allah'tan daha kıskanç değildir ve hiç kimse de benden daha kıskanç değildir." buyurdular. Adam bırakıp gitti, giderken de: "Amcamın kızıyla konuşmamı engelliyorsun ha? O'ndan sonra mutlaka onunla (amcamın kızıyla) evleneceğim." dedi ve işte bunun üzerine Allah Tealâ bu âyet-i kerimeyi indirdi. Bu adam söylediği o kelimeden tövbe olarak bir köle azat etti, Allah yolunda on deve yükledi ve yürüyerek hacca gitti.(Suyûtî, a.g.e, 11, 81)
3. Rivayet edilir ki Hz. Peygamber (s.a.v.), Ebu Seleme'den (vefatından) sonra Ümmü Seleme ile ve Huneys ibn Huzâfe'den sonra da Hafsa ile evlenince münafıklardan birisi: "Bu adama (Muhammed'e) ne oluyor ki hep bizim kadınlarımızı nikahlıyor. Allah'a yemin olsun, bir gün ölecek olursa kadınlarını nikahlamak için biz de kur'a atacağız." demiş ve işte bu âyet-i kerime bunun üzerine nazil olmuştur.(Kurtubî, Tefsir, XIV,147).
4. “Allah’ın Peygamberini üzmeniz ve O’ndan sonra eşlerini nikahlamanız asla caiz değildir”
Elimizdeki bilgilere göre münafıklardan biri Hz. Ayşe ile evlenebilmek için Peygamberimizin ölmesini bekliyormuş! Ayetin sonunda ”Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.” denilerek bunun büyük bir günah olduğu bildirilmiştir. (Seyyid Kutub, Fizilalil Kuran)
5. İsmâîl ibn İshâk dedi ki: Bize Muhammed b. Ubeyd anlattı, dedi ki: Bize Muhammed b. Sevr, Ma’mer’den naklen anlattı. Ma’mer’in Katâde’den naklettiğine göre bir adam, “Şâyet Rasûlullah (s.a) vefat edecek olursa, Âişe ile evlenirim” demiş. Bunun üzerine, Sizin Allah’ın Rasûlü’ne eziyet vermeniz de... âyeti ile Onun zevceleri de analarıdır (Ahzâb/6) âyeti nâzil oldu.
Bu âyetin sebeb-i nüzûlünün, insanlardan birisinin –ki bunun Talha ibn Ubeydillah olduğu ileri sürülmüştür–, “Şâyet Muhammed’den geri kalırsam, mutlaka Âişe ile evleneceğim” demesi olduğu ileri sürülmüştür.
"Ey iman edenler! Peygamberin evlerine yemeğe çağrılmaksızın vakitli-vakitsiz girmeyin" emri ile bu, beyan buyuruluyor. İkincisi ise Peygamber (s.a.v.) insanların arasında bulunduğu esnadadır. O zaman vacip olan da ona hürmet göstermektir. Yine bu sûrenin 56. âyeti" olan "Ey iman edenler! Siz de ona salat ve selam getirin" ayetiyle de bu beyan buyruluyor. Nur Sûresi'nde de "Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere izin alıp sahiplerine selam vermeden girmeyin." (Nur, 24/27) buyurulmuş, kendi evlerinizden başka evlere sahiplerinden izin almaksızın girmeyiniz diye yasaklama getirilmişti. Bu hüküm genel nitelikli olduğu için, elbette Peygamberin evlerini dahi kapsıyordu. Fakat "Peygamber müminlere canlarından ileridir. Onun eşleri de müminlerin anneleridir." (Ahzab, 33/6) buyurulmuştur. (Elmalı tefsiri Ahzab 53)
Hz.Aişe bildiriyor: Bir yolculukta Safıyye'nin bindiği deve rahasızlandı. Zeyneb'in de fazladan bir devesi vardı. Resulullah ona: ''Safiyye'nin devesi rahatsızlandı, senin develerden birini ona versen olmaz mı?'' buyurduğunda, Zeyneb: "Ben bu yahudiye mi vereceğim!" karşılığını verdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu karşılığına kızdı ve iki veya üç ay boyunca Zeyneb'den ayrı durdu. Öyleki Zeyneb artık onunla barışmayacağını düşünerek yatağını kaldırdı. günün birinde gün ortasında oturmuşken Allah Resulü'nün ona doğru gelen gölgesini gördü. Bunun üzerine Zeyneb yatağı tekrar yerine koydu.
(Ahmed bin Hanbel, hadis no: 26244, Ravi derki; "Bir defasında Hammad bunu bana Şumeyse kanalıyla Hz. Nebi'den (Mürsel hadis olarak) rivayet ederken, daha sonra Şumeyse kanalıyla Aişe'den rivayet etti, bu olayın bir hac veya umre sırasında gerçekleştiğini zikretti ki sanırım Veda haccında olduğunu söylemişti."
Mürsel Hadis: Senedinin herhangi bir yerinden bir veya birden çok râvisi düşen hadis”
Diğer tahric: Ebu Davud, sünen 4/199 (4602) ve İbn Sa'd (8/90) rivayet ettiler.