Muhkem - Müteşabih
الر ۚ كِتَابٌ أُحْكِمَتْ آيَاتُهُ ثُمَّ فُصِّلَتْ مِنْ لَدُنْ حَكِيمٍ خَبِيرٍ (١)
Elif, Lâm, Râ. Hakîm ve Habîr olandan bir kitaptır ki bu, ayetleri önce muhkem kılınmış, sonra ayrıntılı hale getirilmiştir. (Hûd 11:1)
Hud suresi ilk ayete göre Kuranın tamamı muhkemdir.
Eğer dönüp Aliimran suresi 7. ayete gelindiğinde (hayır) bu kitabın bazı ayetleri muhkemdir bazı ayetleri ise müteşabihtir denildiğinde ortaya çok net olarak -haşa- çelişki çıkar.
Ancak Kuranda asla çelişki olmaz.
Aliimran 7. ayette; bu kitabın BAZI AYETLERİ MÜTEŞABİHTİR yazmaz, DİĞERLERİ MÜTEŞABİHTİR (...ve UHARU müteşabihat) yazar. Diğerlerinin ayet olduğu yorumdur. Halbuki aliimran 7. ayetteki diğerleri (UHARU) edatından önce ayet kelimesi değil KİTAP ifadesi geçer.
Dolayısıyla bu ayete göre müteşabih olanlar AYETLER değil önceki ilahi KİTAPLARDIR. O kitapların hangileri olduğu zaten az üstteki 3. ayette söyleniyor; tevrat ve incil gibi önceki ilahi kitaplar. Sözün özü;
Kuran ana kitaptır (ümmül kitap), önceki bozulmuş, tahrif edilmiş olan ilahi kitaplar ise müteşabihtir. Not;
Müteşabih kavramı benzeş manası yanında ayrıca ŞBH kökünden ŞÜBHELİ anlamına da gelir. Dolayısıyla Kurandan önceki ilahi kitaplar insanlar eliyle tahrif edilerek şüpheli hale getirilmiştir yani müteşabih olmuşlardır.
Allahu alem.