Cenaze yıkanması
Cenazenin yıkanması farz-ı kifâyedir, bu konuda çocukla yetişkin arasında fark yoktur.
Ölü doğan çocukların yıkanması:
* Mâlikî mezhebine göre bu çocukların yıkanması ve dolayısıyla namazlarının kılınması mekruhtur.
* Hanbelîler’e göre çocuğun anne karnındaki hayatı dört aydan fazla sürmüşse yıkanır ve namazı kılınır.
* Şâfiîler, aynı durumdaki çocuğun yıkanıp yıkanmayacağı konusunda iki farklı görüş belirtmişlerdir.
* Ebû Hanîfe’ye göre çocuğun organları belirgin ise yıkanır, fakat namazı kılınmaz; belirgin değilse yıkanması da gerekli değildir.
Herhangi bir sebeple tamamı mevcut olmayan cesedin mevcut kısmı yıkanır ve namazı kılınır.
Savaşta şehid düşenler yıkanmaz. Yanan veya suda boğulan kişilerin, yıkandıkları takdirde vücutları parçalanacaksa yıkanmaz üstüne sadece su dökülür. Bu da zararlı olacaksa mümkün olduğu takdirde teyemmüm ettirilir.
Ölen erkek erkekler tarafından, kadın kadınlar tarafından yıkanır.
Eşlerin birbirini yıkaması:
Eşlerin birbirini yıkaması üç mezhebe göre câizdir. Ancak Hanefîler, erkeğin ölen eşini yıkayamayacağı görüşündedirler. Küçük çocukları karşı cins de yıkayabilir. Cünüp kişilerin ve hayız halindeki kadınların cenaze yıkaması mekruh kabul edilmiştir. Su bulunmadığı takdirde cenazeye teyemmüm ettirilir.
Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelîler’de cenazenin ağzına, burnuna, kulaklarına, hatta avret yerine kokulu pamuk konur ve avret yeri enli bir bezle sarılır. Hanefîler’e göre de avret yerleri hariç belirtilen yerlere pamuk konmasında bir sakınca yoktur.
Telkin :
Şâfiî ve Hanbelî fakihlerine göre ölen kişiye kabirde karşılaşacağı suallerle ilgili olarak telkinde bulunmak müstehaptır. Mâlikîler de telkini meşrû kabul ederler. Hanefî mezhebinde ise definden sonra telkinin yapılmayacağı belirtilmiş, ancak yapılması halinde bir sakıncası olmadığı da ifade edilmiştir.
Kaynak : TDV Ansiklopedi, Cenaze Maddesi
حديث عائشة أن رسول الله صلى الله عليه وسلم دخل عليها وهي تقول : وارأساه فقال : وأنا وارأساه لا عليك أنك إذا مت غسلتك وكفنتك وصليت عليك
Peygamberimiz (asm), Hz. Aişe’ye “Sen benden önce ölürsen, seni ben yıkarım.” (bk. Müsned, 6/228; İbn Mace, Cenaiz, 9) buyurmuştur.
أن عليا غسل فاطمة بعد موتها
Hz. Fatıma validemiz vefat ettiğinde kocası Hz. Ali onu yıkamış ve sahabeden herhangi bir itiraz olmamıştır. (Hâkim, Müstedrek, 3/179)
... Sonuç olarak, kadının iddet süresince vefat eden kocasını yıkayabileceği konusunda ittifak vardır. Ayrıca Hanefî mezhebi dışındaki mezhepler, kocanın da vefat eden eşinin cenazesini yıkayabileceği görüşündedir. Dolayısıyla erkek olsun kadın olsun eşin, ölen eşinin eline ve yüzüne bakabileceği gibi gerektiğinde bedenine de bakabileceği ve cenazesini yıkayabileceği görüşü ile amel edilebilir.
Din İşleri Yüksek Kurulu 23.06.2021 - No: 32
04.02.2025 Salı
Mehmet Bülbül