Kuranı anlamadan okuma
Peygamber efendimiz sav buyurdu ki: "İlim ikidir, dildeki ilim, Allah'ın Âdemoğlu aleyhine delildir, ikincisi kalb ilimdir, o da faydalı ilimdir - (وقال - صلى الله عليه وسلم - العلم علمان علم على اللسان فذلك حجة الله عز وجل على ابن آدم وعلم في القلب فذلك العلم النافع ،.
.............
İbn-i mesud:
قال ابن مسعود رضي الله عنه : " إنَّ أقواماً يقرأون القرآنَ لا يجاوز تراقيَهم ، ولكن إذا وقع في القلب فرسخ فيه نفع صاحبه".
Bazı insanlar Kur'an okur ancak kalbe inmez...
Şayet kalbe inerse o zaman faydasını görür...
İmam Gazâli, dinde çeşitli düşünce ve hayallerle aldananları anlatırken şöyle diyor: “Bir grup da Kur’ân okumakla aldanmıştır. Bunlar öyle çabuk Kur’ân okurlar ki gündüz ve gecede Kur’ân’ı hatmederler. Dillerinden Kur’ân sözleri geçer ama kalbleri başka vâdîlerde dolaşır. Kur’ân’ın anlamlarını düşünmezler ki uyarısından çekinsin, öğüdünden yararlansınlar. Zannederler ki Kur’ân’ın indirilmesindeki amaç, gaflet ile hemheme (paldır küldür okuma)dır. Bunların durumu, efendisinin yazdığı; kullandığı toprakta yapacağı işleri bildiren talîmât mektubunu anlayıp gereğini yapma yerine, sadece mektubun sözlerini yinelemekle vakit geçiren, ama mektupta yazılanları yapmayan köleye benzer. Oysa amaç, mektubu anlamadan sürekli okumak değil, okuyup anladıktan sonra verilen emirleri uygulamaktır. Ama bu köle mektubun içeriğini anlamaya çalışmaz, sadece sözlerini ezberler ve efendisinin yazdığı emir ve yasaklara aykırı gitmeğe devam eder. Fakat ezberlediği mektubu her gün sesli, nağmeli olarak yüz kere okur. Bu köle, sonunda cezayı hak eder. Çünkü mektuptan amacın, onun içeriğini uygulamak değil, sözlerini okuyup tekrarlamak olduğunu sanarak aldanmıştır.
الله إنا نعوذ بك من علم لا ينفع ، ومن قلب لا يخشع ، ومن نفس لا تشبع ، ومن دعوة لا تسمع ، نعوذ بك من هؤلاء الأربع.
Allah'ım fayda vermeyen ilimden korkmayan gönülden icabet etmeyen duadan sana sığınırım.