28. Kasas 29. Ayet - Musa - Asa-Yılan
• Cann, Yılan (جَانٌّ)
وَاَنْ اَلْقِ عَصَاكَ فَلَمَّا رَاٰهَا تَهْتَزُّ كَاَنَّهَا جَانٌّ وَلّٰى مُدْبِرًا وَلَمْ يُعَقِّبْ يَا مُوسٰى اَقْبِلْ وَلَا تَخَفْ اِنَّكَ مِنَ الْاٰمِنٖينَ
Diyanet Meali:
Kasas 28:29 - Mûsâ, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tûr tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm" dedi.
28:30 - Mûsâ, ateşin yanına gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafındaki ağaçtan şöyle seslenildi: "Ey Mûsâ! Şüphesiz ben, evet, ben âlemlerin Rabbi olan Allah'ım."
28:31 - Değneğini (yere) at. (Mûsâ, değneğini attı). Onu bir yılanmış gibi süratle hareket eder görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. (Bu sefer şöyle seslenildi:) "Ey Mûsâ! Beri gel, korkma. Çünkü sen güvenlikte olanlardansın."
—-------------------------------------
• Cann, Yılan (جَانٌّ)
وَاَلْقِ عَصَاكَ فَلَمَّا رَاٰهَا تَهْتَزُّ كَاَنَّهَا جَانٌّ وَلّٰى مُدْبِرًا وَلَمْ يُعَقِّبْ يَا مُوسٰى لَا تَخَفْ اِنّٖى لَا يَخَافُ لَدَیَّ الْمُرْسَلُونَ
Diyanet Meali:
Neml 27:10. Değneğini at (Mûsâ değneğini attı.) Onu yılanmış gibi hareket eder görünce, dönüp ardına bakmadan kaçtı. (Allah, şöyle dedi): "Ey Mûsâ, korkma! Benim katımda peygamberler korkmazlar."
—-------------------------------------
• Su'ban, Ejderha, büyük yılan (ثُعْبَانٌ)
فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِىَ ثُعْبَانٌ مُبٖينٌ
Diyanet Meali:
Şuarâ 26:32 - Bunun üzerine Mûsâ, asasını attı, bir de ne görsünler, asa açıkça kocaman bir yılan olmuş.
فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِىَ ثُعْبَانٌ مُبٖينٌ
Diyanet Meali:
A’râf 7:107 - Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere attı. Bir de ne görsünler, apaçık bir ejderha.
—-------------------------------------
• Hayye, Yılan (حَيَّةٌ)
فَاَلْقٰيهَا فَاِذَا هِىَ حَيَّةٌ تَسْعٰى
Diyanet Meali:
Ta-Ha 20:20 - Mûsâ da onu attı. Bir de ne görsün o, hızla akan bir yılan olmuş!
—-------------------------------------
—-------------------------------------
• Narussemum=zehirleyici ateş (نَارِ السَّمُومِ)
• Cann, Cinler (جَانٌّ)
وَالْجَانَّ خَلَقْنَاهُ مِنْ قَبْلُ مِنْ نَارِ السَّمُومِ
Diyanet Meali:
Hicr 15:27 - Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştı.
• Dumansız ateş (مَارِجٍ مِنْ نَارٍ)
• Cann, cinler
—-------------------------------------
وَخَلَقَ الْجَانَّ مِنْ مَارِجٍ مِنْ نَارٍ
Diyanet Meali:
Rahman 55:15 - Cini de yalın bir ateşten yarattı.
فَيَوْمَئِذٍ لَا يُسْپَلُ عَنْ ذَنْبِهٖ اِنْسٌ وَلَا جَانٌّ
Diyanet Meali:
55:39 - İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.
فٖيهِنَّ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَانٌّ
Diyanet Meali:
55:56 - Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.
لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَانٌّ
Diyanet Meali:
55.74 - Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.
—-------------------------------------