Çifte Sultanlar Türbesi
Kerîmeteyn-i Muhteremeyn yani Çifte Sultanlar, hâlen Kocamustafapaşa Caminin avlusunun ortasında, Sünbül Sinan türbesi ile zincirli servi arasında etrafı demir şebeke ile çevrili üstü açık türbedir.
Yahya Kemal'in o muhteşem şiirinde, 1489-1491 yılları arasında inşa edilen külliyenin bânisi Koca Mustafa Paşa'dan (ö. 1512) vezir-i Rûm olarak bahseder ve buranın kutsiyetinden haberdâr olduğunu ve manevi bir işaret ile camii yaptırdığını söyler:
Suyûtî'ye (ö. 1505) ait olduğu söylenen risâlede çifte sultanlar menkıbesi anlatılır. Oradan özetle;
Kerbelâ'da Hz. Hüseyin'in (RA) kafilesinde tüm erkekler büyük küçük denilmeden şehit edildi. Sadece Hz. Zeyneb'in kucağındaki Zeynelabidin hasta olduğu için bırakıldı. Kadınlar ve kızlar önce Şam'a götürüldü. Oradan da Medine'ye gitmelerine izin verildi.
Menkıbeye göre kadınları İstanbul'a gelmelerine dair farklı rivayetler var. Deniz yoluyla Şam'dan Mısır'a gönderilirken yolda Bizans kalyonları tarafından bir kısmı esir edilip İstanbul'a getirilir. Bir başka rivayete göre İspanyol korsanlar esir alıp İspanya'ya götürürler, sonra Bizans'a gönderilir. Bir diğer rivayete göre Emevî zulmünden kaçmak için fetihlere katılır ve İstanbul'a gelir ve kalırlar.
Esirler arasında Hz. Hüseyin'in (RA) iki kızının da olduğu öğrenilince o zamanlar türbenin yerinde olan kızlar manastırına hapsedilirler. Hapsetmekle kalsalar iyi, bir de iki şövalye ile evlendirmek istemişler. Evlendirileceklerini öğrenen iki kardeş dua edip kendilerini kurtarmalarını istemiş. Sabahında ruh-ı azizlerini teslim etmişler. Hücrelerine gelen rahibeler odaya dolan nuru ve cansız bedenleri görünce onların kutsiyetleri olan kişiler olduğunu anlamışlar ve tazimde bulunmuşlar ve manastıra defnetmişler. Mezarlarının yerinin belli olması için de bir servi ağacı dikilir.
Menkıbede ısrarla vurgulanan düşünce Hz. Hüseyin'in (RA) kızları veya torunu olduğunu öğrenen Hristiyan yöneticilerin saygılı davranmaları, onlara karşı saygısız davranmaktan korkmaları ve vefatlarının ardından mezarlarını yapmalarıdır. Bu da dolaylı yoldan Yezit ve hempalarının eleştirisidir.
Bizans döneminde zamanla burası ziyaret mekânı olmuş ve kızlar azize ilan edilmiş. Manastırdakiler türbenin temizlik ve bakım işini ihmal etmemiş, adeta rutin görevleri arasına almışlar. Ancak Latin işgali sırasında her yer gibi burası da yıkılmış, yağmalanmış ve mezarlar kaybolmuş.
Eyüp Sultan'ın kabrini Akşemseddin keşfetmişti. Burayı da Halvetiyenin Sümbüliye kolunun kurucusu Sünbül Sinan Efendi keşfeder. Mezarların etrafına da cami, medrese ve tekke inşa eder. Sünbül Efendi'den bu yana, Muharrem ayında özellikle onunda, burayı ziyaret edip Kerbela'yı anmak adet olur.
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gülgûn Uyar hocamızın konu ile ilgili makalesinde verdiği bilgiye göre türbe II. Mahmud tarafından yenilenir. II. Mahmud'un Sünbül Efendi türbesini ziyareti esnasında avludaki açık türbe dikkatini çeker ve kime olduğunu sorar. Hz. Hüseyin'in çocuklarından birinin kızına ait olduğu ve Bizans'a esir düştüklerini öğrenince İstanbul'da birçok sahabe ve evliya türbesini yenileyen ve yaptıran II. Mahmud 1813'te buraya bir türbe yaptırmaya niyetlenir. Bir diğer rivayete göre gördüğü bir rüya üzerine yeniler.
Türbeyi yenilemeye niyet eden padişah rivayetin doğru olup olmadığın merak eder ve devrin vakanüvisi Hoca Asım Efendi'ye sorar. Âsım Efendi, Hz. Hüseyin (RA) döneminde buralarda Bizans ile bir savaş yapılmadığını, dolayısıyla Hz. Hüseyin'in (RA) kızlarının esir edilerek İstanbul'a getirilmelerinin mümkün olmadığını ancak türbede medfun olanların Hz. Hüseyin (RA) neslinden birilerine ait olabileceği ihtimaline karşı yine de yaptırmasının uygun olacağını söyler. Türbenin etrafındaki parmaklıklar II. Mahmud'un yaptırdığı dönemden kalmadır.
Bugün türbe Korkulukları üzerinde: “Peygamber Efendimiz (SAV)’in torunu Hz. Hüseyin (r.a)’ın kızları, Hz. Fatıma ve Hz. Sakine’nin burada bulundukları rivayet edilmiştir. Sümbül Efendi Hazretleri yerlerini belli etmiş ve padişah 2. Mahmut gördüğü rüya üzerine etrafını ve üstünü zarif bir parmaklıkla çevirtmiştir.1227-1813” yazısı vardır.